''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

24 Şubat 2017 Cuma

İzledim: Hotel King -ve Çekiliş Bilgisi-

Arkadaşlar anlamadığım bir sebeple blogumdan pek çok dizi yorumu ve başka yazılar silinmiş, bir kısmı taslağa geri dönmüş bir kısmı ise yok. Çekiliş yazım da onlardan bir tanesi. Aslında o taslağa düşmüş, geri koyayım dedim ama baktım katılım iki elin parmaklarını geçmemiş zaten, en iyisi daha iyi bir hediye bulayım da öyle tekrardan koyayım dedim. Şimdiye kadar katılanların katılımları geçerli olacak hiç merak etmeyin! Ama daha güzel bir hediyeyle çekilişi güncelleyip koyacağım. Bu sorun neden oldu bilmiyorum ama aksilik için özür dilerim gerçekten.

Bu eski dizi yorumu da silinenlerden. Taslakta da yoktu ama allahtan bilgisayarda kayıtlıydı. Açıkçası şuanki yorum tarzımdan çok farklı yazmışım ama değiştirmedim çünkü o an sıcağı sıcağına yazmıştım ve fikirlerimle de tarzımla da oynamak istemedim. Silinen dizi çok, ama Goblin'den mütevellit Lee Dong Wook'lu Hotel King'i ilk koyayım dedim! Umarım beğenirsiniz.

Tekrardan bu aksilik için özür dilerim!

NOT: Lee Dong Wook'u o dönem nasıl sevmediğime şimdi nasıl bayıldığıma dikkat çekmek isterim. Hep söylerim bu adamı eskiden sevmezdim şimdi nasıl bu kadar çok sevdiğimi anlamıyorum diye. Ahanda kanıtı^^


Öncelikle söylemeliyim ki 32 bölümlük bir dizi olduğundan çok uzun süre sabrettim izlememek için. Nasıl izlerim, nasıl biter diye debelendim. 

Şu dönem hem izleyecek dizi bulamadım, hem de youtube da nedense devamlı bu dizinin videoları karşıma çıktı. Bende dayanamadım, tuttum nefesimi ve başladım.


Dizide Ciel otelde, otel yönetmek konusunda bir canavar olan aşırı başarılı ama içten içe planı oteli ele geçirmek olan Cha Jae Wan ile otel başkanının ölmesi ile yerine geçen kızı, şımarık Ah Mo Ne arasındaki aşkı ve oteldeki güç savaşını izliyoruz.


Lee Dong Wook'a bayıldığımı söylemedim. Ama arkadaşlar dizi boyunca öyle nemrut, öyle mimiksiz, öyle garip bir Jae Wan izliyoruz ki bu kadar da olmaz yuh be dedirtiyor! Hayır sen normal hayatta güler yüzlü bi adamsın noluyo sana! Gerçi büyük spoiler olacak ama anlıyoruz ki anasına çekmiş beyfendi ^^


Lee Da Hae nasıl güzel bir kadın! Neden daha fazla dizide oynamıyor anlamıyorum. Mo Ne'de sevimli, şımarık ama ortam koşullarına göre kendisini eğiten, hayat dolu bir kız olarak karşımıza çıktı. Yaşadığı bütün b.ktan olaylara rağmen bir an olsun gülümsemesini kaybetmedi. 'Biççinnom, biççosso' diye salak salak dolandı etrafta ^^ Helal dedim kıza defalarca! Yahu sen ne yüce gönüllü bir kızsın!


Çift olarak bakınca, çok adaletsiz dünya be kızlar. Mükemmel bir kız, kendisine, oteline ve babasına yaptığı herşeye rağmen nemrut bir adamın devamlı peşinde koşuyor. Adamsa en aşık olduğu anda bile ne sarılmayı ne de öpmeyi adam gibi becerebiliyor. İşi gücü kızdan kaçmak.

Ne ilişkilerinin en başında, ne aşklarının doruk noktasında ne de dizinin sonunda zaman aşımının ardından kızın aşkına adam akıllı bir karşılık veremediğini görüyoruz. O kız benim karşıma çıksa ben aşık olurum be insafsız!


Birbirinden ballı lokmalı otel çalışanı yan karakter vardı. Ben sadece bir tanesinden bahsedicem. Hyun Sun Woo karakteri Mo Ne ye manyak aşık, hatta öyle aşık ki üzülmesin diye defalarca Jae Wan ile aralarını yapıyor! Yuh! Hem de 2PM seven gençlerimize müjde olsun Im Seulong oynuyor bu sevimli adamı.


Dizinin kötü karakterli uzun zamandır gördüklerim arasında doruk noktadaydı. Bi kere sağdan soldan devamlı yan kötüler çıkıyor, bakteri gibi çoğaldılar mübarek. Ama kallavi iki kötü vardı ki, hem karakterleri hem de birbirlerine bağlantıları şok ediciydi bence. 

Lee Joong Go, bildiğiniz sosyopat, akıl hastası, kafayı yemiş bi adamdı. Baek Mi Yeon ise 1001 karakterli, nemrut, soğuk kadının tekiydi. Ama oyunculuğu kadın par-ça-la-dı!!!

Son mu? Aman yarebbim! Son bölümü böyle sabır çekerek izledim. Şimdi herşey düzeldi, kavuşma vakti derken adam kaçtı gitti kızlar. Kız peşinden koştukça, seviyorum seni dedikçe naza çekiyo yok olmaz yapamam diyo gerizekalı. Anası bi de bizim kıza sırılsıklam aşık Sun Woo olmasa kıza yardım etmeye bile gitmeyecekti nerdeyse beyinsiz. Ayy gıcık oldum ya yazık cillop gibi kıza. Sun Woo'yla olsa kendisine tanrıça gibi davranan bir adam olurdu.


Neyse efendim. Sonuç olarak iyi ki izlemişim diyorum. En güzel yanı sindire sindire izledim diziyi. 16 bölümde çizgi film gibi bitip kursağımda kalmadı. Bundan sonra 30 bölümlük dizilere kesinlikle şans vereceğim. 

Tek temennim Lee Dong Wook'u (Blade Man i izlemedim) daha mimikli olarak, Lee Da Hae'yi ise çoooooook sayıdaki dizide görmek.

Kendinize iyi bakın. ^^

2 yorum:

  1. Bu dizi benim de şu aralar çok gözüme çarpıyor biliyor musun?Hep bu Y'tube klipleri yüzünden :) 30 bölüm olduğu için ben de cesaret edemedim başlamaya.Hello Monster'dan sonra Moorim School'a başlamayı düşündüm ama başlayamadım.Şuan Hyde Jeklly and Me'yi izliyorum ^^
    Bu diziden sonra haydi Bismillah deyip buna başlasam mı?Aslında liste kabarık ama hiçbirini izleyesim gelmiyor :\

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. moorim school'dansa hyde jekyll and me çok daha mükemmel bir seçim kesinlikle! ama hotel king de kesinlikle arada kaynamış bence, daha büyük popülariteyi hak etmiş. böyle cıngıllı bi aşk hikayesi değil de dramlı ve bol olaylı bi hayat hikayesi demek doğru olur. oyunculuklar ve ince ince işlenmiş senaryo bayaa iyi!

      Sil