''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

22 Nisan 2017 Cumartesi

İzledim: Queen of the Ring

6 bölümlük 30'ar dakikalık mini minnacık ama sevimli bir dizi bu sefer.
Aslında bu dizi Three Color Fantasy isimli 3 dizilik bir serinin son parçası. Ama ben ilk 2'sini izlemedim.
Peki neden sadece bunu izledim?
Çünkü Kim Seul Gi'nin askerleriyiz!

queen of the ring drama ile ilgili görsel sonucu

Herkes tarafından çirkin görülen Mo Nan Hee, aile yadigarı sihirli yüzük yardımıyla sevdiği çocuğa dünyanın en güzel kızı olarak görülmeye başlar. Ama tabii dizi şu ana fikre göre ilerler: 
Güzel olana aşık olmayız, aşık olduğumuz bize güzel görünür.

queen of the ring drama ile ilgili görsel sonucu

Kim Seul Gi'ye gerçekten bayılıyorum. Böyle bir mini dizide başrol olması da dişimin kovuğuna bile yetmedi açıkçası. Yine oyunculuğu çok güzeldi. Sevimli mi sevimli mini minnacık kızı çirkin diye kakaladılar dizi boyunca ama neyse... Azcık makyaj, saç, kıyafetle iş biterdi halbuki!

Kim Seul Gi'nin partneri Ahn Hyo Seop adında genç ve temiz yüzlü bir kardeşimizdi (cidden kardeşim yaşında). O da sevimliydi ama bayıldım diyemicem. Karaktere ise gıcık oldum yani. Yani ne olursa olsun, sonunda bana olan aşkından geberse bile ömrüm billah güvenemeyeceğim bir tip öyle söyleyeyim...

queen of the ring drama ile ilgili görsel sonucu

Dizide esas kızımız yüzüğü taktığında, hoşlandığı çocuğun gözüne, o çocuğun ideal tipi olarak gözüküyor. Dizi konusu ve karakterleri gereği böyle bir senaryo yazmışlar ama ben şahsen o yüzüğün kızı başka birisi gibi göstermesindense, olduğu halinin çocuğa güzel görünmesini tercih ederdim. Bilmem anlatabildim mi? Sihirse o da sihir yani...

Ayrıca bu solda gördüğünüz 'güzel' olan kızımız Yoon So Hee nedense benim ezelden beri sevemediğim bir aktrisdir, ordan da bi gıcık kapmadım değil mevzuya. 

queen of the ring drama ile ilgili görsel sonucu

Sonuç olarak çok aşk dolu sevimli sahneleri olan (ne çok sevimli dedim bu dizide)

queen of the ring drama ile ilgili görsel sonucu

Yer yer kızcağıza içimizin acıdığı

queen of the ring drama ile ilgili görsel sonucu

Ama tatlılığına öldüğümüz

queen of the ring drama ile ilgili görsel sonucu

Ve en sonunda esas oğlanla birlikte olmasını istemediğimiz (yada benim istemediğim) bir diziydi.

Minik, kısa ama çok izlenesi. Zaten Kim Seul Gi yani. Artık adam gibi bir romantik komedide başrol olsa da gönül rahatlığıyla izlesek di mi?


18 Nisan 2017 Salı

Mimlendim: Markalar

Sevgili ruh ikizim Supercel beni dünyanın muhtemelen en kısa ama en zor mimiyle sınıyor şuan^^

En sevdiğim 3 markayı yazmam lazımmış. 3 marka! Mümkün mü acaba? Şu an ne yazsam yarın tekrar baktığımda 'yaa nasıl bu markayı yazmam her gün kullandığım şey' diyerek pişman olacağımı biliyorum o yüzden nefesimi tutup dalıyorum mime!

1 NUMARA
harras gıda ile ilgili görsel sonucu
Bim'in bir beden üstü olarak kurulan File marketler bu sene vazgeçilmezimiz oldu. Başka yerden alışveriş yapmıyoruz desem yeridir. Harras da oraya has bir marka ama herkesin bildiğini zannetmiyorum. Süt ürünlerinden abur cubura, bakliyattan konserve ürünlerine her şeyi var. Hem fiyatı oldukça uygun hem de hemen hemen her şeyi çok lezzetli. Karşınıza File market çıkarsa mutlaka bir göz atın derim!

2 NUMARA
h m ile ilgili görsel sonucu

Tüm markaları gıda yazacaktım ama utandım^^

Kıyafette ilk bakacağım yer olmak üzere, dekorasyon, kozmetik vb. her konuda gözüm ilk önce H&M'e yönelir. Yıllar önce Türkiye'de yokken de ne zaman yurt dışına çıksam gittiğim yerdeki H&M'leri talan eder büyük bir hasılatla eve dönerdim (yurt dışında daha da ucuz). Hem seçenek çeşitliliği, hem göreceli olarak uygun fiyatları hem de sık sık yaptığı indirimleriyle favorim! Ayrıca ciddi anlamda H&M olmayan AVM'ye AVM demem ben!

3 NUMARA
pure beauty brand ile ilgili görsel sonucu

Mimi bana gönderen Supercel'ciğimin ciddi anlamda ruh ikizim olduğunu düşünüyorum. O kadar çok ortak noktamızı keşfettik ki yazsak inanamazsınız! Bu da onun markalarından birisiydi.

Türkiye'ye geldiğinden beri, bilmiyorum kaç yıl oldu, düzenli olarak Pure Beauty BB krem kullanıyorum. Hiç değiştirmeden! Sebep: o zamanlar pek BB krem yok Türkiye'de, ben de fondöten kullanmayı sevmiyorum... Böyle bir bağlandım markaya, sonradan da zaten kozmetik konusunda Kore markalarına olan güvenim %100 olunca başladım diğer ürünlerini denemeye. Biiiiir sürü ürününü denedim ama şuan vazgeçilmezlerim BB kremi (hala), peeling jeli ve antioksidanlı makyaj temizleme mendilleri. Başka ürünlerini de hala kullanıyorum. 

Watsonslarda bulunan bir Kore markası kendisi. Fiyat/performans karşılaştırmasına off derim! Pek çok high end ürüne taş çıkartır.


Offf yarın feci pişman olucam!!! Neyse...
Bu mimi, mimlenmek istenen herkese yolluyorum hihi^^
Buyrun yapın sonra da ertesi günü yazmadığınız markalar için içiniz gıcıklansın^-^


14 Nisan 2017 Cuma

İzledim: Can We Get Married


Blogumdaki saçma sorunla silinen yazılardan bir tanesi. İçeriğiyle pek oynamadım. Siz de anlayacaksınız ki az sonra 2014'ten kalma bir yazı... Dönemsel yorumlar görür de şimdiki zamanla bağdaştıramazsanız kurusa bakmayın ^^



Ay bu aralar nedense isminin içinde hep 'married' geçen dizileri izliyorum, hadi hayırlısı ^^

Aslında yıl bitmeden 2014 dizilerine abanıp yıl sonunda da adil bir yorum yapmayı istiyordum ama SungJoon zaafıma yenildim =(

Ayrıca bu dizide en sevdiğim oyunculardan Kim Young Kwang vardı ki hala nasıl başrol olamadı şaşkınlıkla izliyorum.


Dizi, iki gencin evlenme sürecinde yaşadığı zorlukları anlatıyor. Bu arada yakın çevrelerindeki karakterlerin hikayelerine de şahit oluyoruz tabii. Çok severek izledim, tam çerezlik bir dizi. Ama durun diyecek çok lafım var =)

Öncelikle diziyle birlikte Kore'de evlenmenin ne kadar büyük bir sorun olduğuna bir kez daha şahit oluyoruz. Yani ülkemizde de kız neciymiş, oğlanın evi arabası var mıymış her zaman dikkat ederiz ama bu olay çok çok farklı. Anasından danasına kadar denklik olmayınca karşılıklı aşağılamalar, komplekse girmeler, maddiyat savaşı, kim neyi ödeyecek kavgası... Cidden çekilmez iş.


Dizideki karakterlerin neredeyse hepsine gıcık oldum diyebilirim. Özellikle annelere!!! Hepsi birbirinden sevimsiz, mızmız ve çekilmezdi. Hepsi kendince çocuklarının iyiliğini istese de kullandıkları yöntemler akıl almazdı!!!

Esas kızımızın ablası Hye Jin ve eşi Do Hyun. Aman Allahım nasıl sancılı bir boşanma süreci geçirdiler anlatamam!!! Adama gıcık oldum. Dizinin başından sonuna hiç nefret etmediğim, her saniye empati ve duyarlılıkla izlediğim tek karakter Hye Jin oldu. Mükemmel bir insandı.


Esas kızımızın teyzesi Deul Rae ve Min Ho. Bu çifte bayıldım! Tamam gıcık olunacak pek ok özellikleri vardı. Mesela Min Ho başlarda kadınlara değer vermeyen arsız bir çapkındı, Deul Rae ailesini pek önemsemeyen bir kadındı, her ikisi de yaşının ağırlığında hareket etmiyordu. Ama bir çift olarak kalıplara sığmaz, aşırı uyumlu ve mükemmel olduklarını söylemek lazım. Birbirlerini farklı şekilde değiştirip tamamladılar.


Ahhhh Ki Joong ve Dong Bi. Onlarla ilgili o kadar çok söyleyecek sözüm var ki! Öncelikle Dong Bi hayatımda gördüğüm en kötü arkadaşlardan bir tanesi. En başta Ki Joong'un peşinden koşup ona kör kütük aşık olduğu için çok üzülmüştüm ama sonra! En yakın arkadaşının sevgilisine aşık oldu ve bunu çok normal bir şeymiş gibi söyledi. Dizinin sonunda ise hiç bunlar yaşanmamış gibi hem arkadaşı hem de arkadaşının sevgilisiyle tekrar arkadaş oldu, kendi sevgilisine de geri döndü.

Ki Joong ise en başta beni hayal kırıklığına uğrattı zira diziyi izleme sebeplerimden birisi dediğim gibi Kim Young Kwang dı. Onu her dizide sevimli, iyi kalpli, hafif şapşirik olarak izlemeye çok alışmışım sanırım =) Ama burda en başlardaki umursamaz aşık durumu beni gıcık etti. Neyse en azından sona doğru aşırı havalı bir adama dönüştü de kalbimdeki yerini geri kazandı ^^


Son olarak da esas kızımız ve esas oğlumuz Hye Yoon ve Jung Hoon. Sung Joon, Jung Hoon rolünde. Karışık biraz değil mi =) Söylemeliyim ki Sung Joon'un en tatlı halleri var bu dizide. Evet I need Romance tan bile daha tatlı. Tam bir aşk böceği. Ama aynı zamanda en güçsüz halleri de var. Bir türlü kızın kolundan tuutp çekemedi, güçlü durup evliliği ayarlayamadı, hep ezik ve zayıf karakterliydi. Çok sinirimi bozdu çooook.

Hye Yoon ise başlı başına mıy mıy mıy gıcık bir kızdı. Ama zaten karakteri canlandıran Jung So Min i de pek sevmem. O yüzden uzun uzun anlatmayacağım.
...
Ya aklıma takılan bir şey var. Sung Joon Kim Young Kwang'dan genç mi allaşkına. Hemen googlelıyorum....Oha resmen 3 yaş küçükmüş. Bence büyük gösteriyor. Dizi boyunca hyung hyung diye peşinde koşturması çok gözüme batmıştı ama cidden küçükmüş, beklemiyordum =))

Neyse... Bilirsiniz ki normalde yan karakterleri uzuuun uzuun anlatmazdım. Çünkü hikayeleri çok ilgi çekici olmazdı. Ama burda her çiftin ilgi çekici farklı bir hikayesi vardı. 


Ağır ağdalı dizilerden sonra bu aşk böcüklü dizi çok hoşuma gitti. Ama sonunu sevemedim! Yani son bölümün son 10 dakkasına geldiğimde öyle bir durum vardı ki 5 bölüm gerekiyordu sanki olayların düzelmesine. Sonra 10 dakkada herşey paldır küldür bitti. Son sahneyi ise hiç ama hiç sevmedim. 
Ama güzel dizi =)
Her şeyi eleştiririm ama yine de hakkını veririm =)

Siz izlediniz mi bu diziyi? Nasıldı?

Kendinize iyi bakın kukiler...
Görüşürüz...





8 Nisan 2017 Cumartesi

İzledim: Missing Nine

Bir haftalık ufak bir yurt dışı tatiline çıktım. Deşarj oldum geldim. Bu aralar çok düzensizdi yazılarım. Umarım eski tempoma geri dönebilirim. Bu diziyi geçen haftalarda izleyip yorumunu yazmıştım aslında. Hemen düzenleyip yayınladım bugün.

Dizi oldukça ses getirdi, ama reytingleri o kadar da yüksek değildi.

Başrolde Jung Kyung Ho var, en bi sevdiğim adam! Yani bana izlemek farzdı.

Buyrun şevkle yazılmış bir Missing Nine yorumuna:

missing nine ile ilgili görsel sonucu

İçerisinde bir ajansın patronu, menajerleri ve ajansa bağlı ünlülerin olduğu bir uçak ıssız bir adaya düşer. Kazazedeler geçmişten gelen sorunları ve adada yaşadıklarının üstesinden gelmeye çalışır. Ada öncesi, ada ve adadan sonra bu uçaktaki 9 kişinin hayatını izliyoruz.

missing nine jung kyung oh ile ilgili görsel sonucu

Diziye başlama ve devam etme sebebim, bir tanecik Jung Kyung Oh! Bu adamı ve oynadığı her diziyi nasılll sevdiğimi anlatamam. Bireysel olarak düşünürsem bu dizide de beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı. Sempatik ve komik sahneleri, ağlamaları, o sevgi dolu bakışları... O kadar güzeldi ki bu adam.

Ama daha önce başka bir yazımda da bahsetmiştim, ishal bebek kakası rengindeki saçıyla hiç ama hiç hoşlaşmadım. Dizi biter bitmez değiştirirse sevinirim!!! 

missing nine ile ilgili görsel sonucu

Jung Kyung Oh'nun partneri ise Baek Jin Hee idi. İlk defa izledim, çok beğendim. 

Ama bu ikilinin dizideki hikayesi ile ilgili sorunlarım var. Aşık oldular mı? Oldular. Ama tek bir aşk sahnesi yok. Tek bir öpüşme sahnesi yok. Yan ben şunu anladım, bakarak sevgi olmuyor. İnsan sevginin ifade edildiğini izlemek istiyor. Özellikle adadayken ilişkilerinin azıcık ilerlediğini, aralarındaki hoş sohbetleri falan izlemek istemiştim, olmadı hadi şehirde olsun dedim, savcıyla ufak kıskançlıklar olur mu acaba diye bekledim... Yok yani son ana kadar hayal kırıklığı... 

İzleyenler bilir, gözüme hoş gele tek sahne adadaki  gece ceket verme sahnesiydi. O kadar.

missing nine choi tae ho ile ilgili görsel sonucu

Kötü adam Choi Tae Ho rolünde Choi Tae Joon. Aslında ilk bölümde bu karaktere girmekte zorlandım çünkü paralel olarak We Got Married izliyordum ve ordaki çiftlerden birisiydi Choi Tae Joon. Orda bi sevimli, bi şapşik ki inanamazsınız. Ama iyi oyuncuymuş vesselam hemen nefret ettirdi kendinden hihihi^^ Özellikle her türlü pisliği yaptıktan sonra masum ve patronunun kurbanı ayağına yatıp en sonunda da tüm arkadaşlar tarafından affedilip birlikte takılmalarına gıcık oldum. Yani bayaa soğuk kanlı bi katildin sen, kendini kurtarmak için bayaa isteye isteye öldürdün milleti, sonra senin öldürmeye çalıştığın adamlar seninle gülüp oynuyo??? Yok artık!

Aslında bu Choi Tae Ho, bana dizideki en büyük mantık hatalarını hissettirdi, sinir etti. Mesela:
  • Adadaki 8 kişinin şu adamla başa çıkamaması, her seferinde affetmesi, çoğunluk olmalarına rağmen korkup toplucana dayak yemesi saçmaydı. Gemide de aynı şekilde topluca kendilerini öldürmesini beklediler resmen.
  • Şehre döndüklerinde de hepsinin bunların tehdidinden korkup yalan ifade vermesi hem şerefsizlikti hem de saçma. Yani siz kaç kişisiniz orda, çıkın medyanın önünde yalan ifade vereceğinize hep birlikte 'bu adam bizi tehdit ediyor, yalan ifade vermezseniz böyle böyle yaparım diyor, halbuki adadaki herkesi bu öldürdü, birisi bize yardım etsin' desenize! Tüm ülkenin önünde sorun çözüldü işte!
  • Adam uçurumdan düştü yaşadı, kuyudan düştü geri çıktı, ağaca bağlandı ordan kaçtı, tekneye yandaki lastiğe tutunarak girdi, bıçaklandı...  Hatta bıçaklandıktan sonra bir ordu profesyonel mafyayı dövdü. Yani kaç canlı bu adam? Herkesi öldürüyor ama kendisi asla ölmüyor!
  • Bi de ülkedeki en ünlü adam, hastanelere-otellere peşinde 20 kişilik mafyayla girip birilerini arayıp dövdürüp çıkıyor kimse bişey demiyor. Basında yok. Girdiği mekanlarda çalışanlara rüşvet veriyor da müşterilere  noluyo? Halka noluyo? Saçma ya işte saçma napiyim -_- Gıcık yani!
Dizinin kadrosuna burdan edecek iki çift lafım var
(size de diziye adını veren 9 kişiyi şeeeeeyle bi görün):

missing nine 9 cast ile ilgili görsel sonucuİlgili resimmissing nine 9 cast ile ilgili görsel sonucu

1) Sen ki şımarık tatlı adam nasıl da büyüyüp olgunlaştın dizinin sonunda...
2) Koca yürekli adam! 
3-6-7) Hiç mi utanmadınız be! Adam gerçekten ölseydi sonsuza kadar hain olarak kalacaktınız!
4) Çok erken gittin be... Yazık oldu sana!
5) Ben böyle sakince adam öldürüp sonra da ilk cinayetine pişman olan yüzsüz bir katil görmedim!
8) Sen de az pislik çıkmadın! Gerçekleri bilmene rağmen zavallı bir adama yıllarca vicdan azabı çektirmişsin -_-
9) Ne güçlü kızsın sen. Ayrıca sen olmasan adada kimse hayatta kalamazdı. 

missing nine 9 finale ile ilgili görsel sonucu
Bu da, kendisini canice öldürmeye çalışan ve hayatlarını mahveden adamla gülüp oynayan insanları gösteren saçmalık öbeği son sahne!
Dizi kafamda genel olarak iki parça benim için: ada sahneleri ve şehir (kurtulma sonrası) sahneleri. Ada sahneleri ne kadar mükemmelse şehir sahneleri de bir o kadar sıkıcıydı. Adada hayatta kalma anları, birbirleriyle olan iletişimleri falan çok eğlenceliydi. Ama eğlenceli anlar hızlıca geçip gerilim başladı. Çok acele ettiler. O eğlence azcık uzasaydı, gerilim biraz daha geç başlasaydı o zaman ada sahneleri daha uzun olacaktı, doğal olarak dizi de daha güzel olacaktı. Şehir sahneleri çok fazla olduğundan sıktı beni. Zannediyorum ki bu, düşük reytinglerin de ana sebebi. Çünkü ilk bölüm, ada çekimleri, uçak kazası görüntüleri falan bi şahane.

İşin özeti konu mükemmel, senaryo vasat!

missing nine 9 costume color ile ilgili görsel sonucu

Son olarak aklımdaki bir soru işaretine yer vermek istiyorum. Dizinin tanıtım bölümünde, yönetmen, adaya düşen herkesin kıyafetinin aynı renk skalasında olmasının bi anlamı olduğunu, diziyi izleyenlerin bunu anlayacağını söylemişti. Ben anlamadım. Hatta adaya düşenler aynı tonlarda giyinirken sonradan bavullarını buluyorlar ve içerisinden rengarenk kıyafetler çıkıyor. Yani adaya düşmeselermiş rengarenk giyineceklermiş aslında. Yani bu tonların anın umutsuzluğunu perçinlemesi ve kasvetli bir psikolojiyi yansıtması dışında ne gibi bir anlamı vardı bilemedim. Anlayanlar anlamayanlara anlatsın lütfen^^

2 Nisan 2017 Pazar

İzledim: Romantic Doctor, Teacher Kim

Medikal konulu dizileri sevsem de, kadrosunda gözüme çarpan birisi olmadığından izlemeyi düşünmediğim bir diziydi. Ama o kadar çok güzel yorum gördüm ki dayanamadım...

İlgili resim

Farklı hikayeleri olan birkaç doktor ve hemşirenin Doldam hastanesinde, Kim Sa-Bu'nun yönetiminde bir ekip olmasını anlatıyor bu dizi (en kısa böyle anlatabildim).

romantic teacher doctor kim ile ilgili görsel sonucu

Diziye ismini veren Kim Sa-Bu rolündeki Han Suk Kyu'yu daha önce izlediğimi hatırlamıyorum ama bayıldım adama! Han Suk Kyu'nun sesi ve gülümsemesi; Kim Sa-Bu'nun mükemmel karakteriyle birleşince karşı konulamaz bir insan çıkmış ortaya. Karşı konulamaz dediysem illa karşı cins olarak düşünmeyin; abi, akıl hocası, arkadaş, öğretmen olarak karşı konulamaz bir insan. Hafif esprili, bolca umursamaz, idealist, düşünceli, karizmatik, güvenilir...
Erkek olarak da karşı konulamaz tabii anladığınız kadarıyla da yine de onu demedim yani ^^

romantic teacher doctor kim ile ilgili görsel sonucu

Kim Sa-Bu'dan sonra bayıldığım ikinci şey bu mükemmel hastane kadrosu. Tek tek değil belki ama ekip olarak harmonileri o kadar güzeldi ki... Birlikte her sahnelerini izlemeye bayıldım. Çok eğlendim!

romantic teacher doctor kim ile ilgili görsel sonucu

Bu iki adamdan ise nefret ettim!

Soldaki, başrollerden birisi olan Kang Dong Joo rolündeki Yoo Yeon Seok. İlk bölümden son bölüme kadar, her bölümün bir noktasında gıcık oldum bu çocuğa! Hangi motivasyonla doktor olduğunu unutup aynı kötülüğü kendi yapması, sonra da kendi tamamen şahsi çıkarı için bunu yapmış olmasına rağmen mecbur kaldığı için bunu yapmak zorunda olan Kim Sa-Bu'ya kızması... Ahhhhh resmen içim daraldı o sahneleri izlerken. (bunu bunu dediğim şeyi yazmadım izlemeyenler için, biraz anlamsız oldu yazmayınca ama idare edin^^) Sonra devamlı kafasının karışması, aklının para ve ünle kolayca çelinmesi, doğru ve vicdanlı bir karar vermesi için mutlaka etrafında onunla bir konuşma yapıp öğüt veren birilerinin olmasını beklemesi... Nefretlere doyamadım. Yani dizi boyunca bu çocuğun yaptığı tüm iyilikler ve doğru kararları sırasında yanında Kim Sa-Bu veya doktor Yoon Seo Jung olmasaydı, mutlaka yanlış yolu seçerdi bu iradesiz, cibiliyetsiz ezik tip!

Sağdaki ise doktor Nam Do Il... Her defasında yaptığı ameliyatlarla ilgili yalan söyleyen, uzun süre babasına ajanlık yapan ve en sonuna kadar bencil, kendinden başka kimseyi düşünmeyen bir tip olarak kalan bu çocuk nasıl Kim Sa-Bu'nun kadrosuna girdi aklım almıyor!

Nefret kustum kusuruma bakmayın ama gıcık oldum!

romantic teacher doctor kim ile ilgili görsel sonucu

20 bölümlük dizi boyunca toplasanız 2-3 aşk sahnesi vardı. Bu ikisinin o da.Tatlılardı ama az geldi.
Bu arada Yoon Seo Jung rolündeki Seo Hyun Jin'i çok beğeniyorum. Aşırı doğal geliyor. Sanki böyle 'ay şuram çirkin çıktı, şöyle yapayım da daha sevili görüneyim' çabaları yok ve bu durum ona cazibe katıyor. 

Dizinin adındaki 'romantik' kelimesine kanıp da dizinin içinde romantik bir aşk hikayesinin olduğunu aman ha düşünmeyin sakın! Bu romantik kelimesi Kim Sa-Bu'nun herkesten farklı olan karakteri, düşünceleri ve hayat tarzını ifade ediyor. Hayatta ne kadar acımasız olmak, yükselmek için birilerini ezmek gerekse de Kim Sa-Bu romantik, gerçeklerden uzak ve idealist düşünce yapısıyla tüm bu düzene karşı çıkıyor.

Şu an yine Kim Sa-Bu aşkım kabardı. Herkesin hayatında olmasını isteyeceği bir insan bence. Herhangi bir meslek dalında, böyle bir adamın takımında yer almaktan gurur duyardım gerçekten!

romantic teacher doctor kim ile ilgili görsel sonucu

Tıbbı konuları sevenler için, dizinin başından sonunda kadar hastane olayları oldukça ilgi çekiciydi. Ben zevk aldım. Ama onun dışında, dürüst olmam gerekirse diziyi başlarda çok zor izledim. Hikaye bir türlü akmadı, yavaş ilerledi, atlayasım geldi. 10. bölüm sonrası anca yavaş yavaş açıldı ama yine de su gibi aktı diyemem. Sevdiği bir diziyi 2 günde, normal dizileri 5 günde falan bitiren ben 3 haftadır bu diziyi izliyorum nerdeyse. Araya kaç tane önceden izlediğim eski diziyi soktum sayamadım. 20 bölüm de yuh yani bu diziye, gerek yokmuş hiç! 

Gerçekten zor bitirdim, üzgünüm.

romantic teacher doctor kim ile ilgili görsel sonucu
Dizide en çok bayıldığım şey! Bu ekip bir mükemmeldi gerçekten!
Şu en arkadaki sarılı erkek hemşire, Goblin'de acımasız Wang Yeo idi. Orda ne kadar gıcıksa burda o kadar sevimliydi bu çocuk. Çok sevdim^^
Son birkaç bölüm ve dizinin sonu güzeldi. Ama orda da ufak bir hayal kırıklığım var. Dizi boyunca idealleri ve karakteriyle benimsediğim Kim Sa-Bu'ya bir aşk hikayesi sokuşturmaları çok rahatsız etti beni. Ayrıca uzun zamandır Kim Sa-Bu'nun hayal ettiği o travma merkezinin açılmış olduğunu ve herkesin orda ekip olarak birlikte çalıştığını görmeyi beklemiştim en sonunda. Hem de çok istemiştim yani. Olmadı... Bir de kötü adama ne oldu anlamadım, havada kaldı sanki orası.

Ama herkesin birbiriyle nasıl tanıştığını ve hikayelerinin nasıl başladığını göstermeleri güzeldi. 

İlgili resim

Uzun lafın kısası, medikal hikayeleri seviyorsanız ve az buçuk bir sabrınız varsa şu dehşet cengiz karizmalı, mükemmel karakterli adamın hatrına diziyi izleyebilirsiniz. Yoksa pek de zorlamayın derim...

28 Mart 2017 Salı

İzledim: Seven First Kisses / Bu Erkeklerden Hangisi Size Daha Uygun Testi

Bu blogger a neler oluyor diyip kendimi ayıplıyorum önce! İzlediğim diziler birikti iyice, bir kaç tane de blogtan silinen eski yazı var kenarda. Paylaşacak yazı çok yani ama bi uzak kaldım nedense...

Özür dileyerek oldukça ses getiren bir dizi yorumluyorum size. İzleyeli ne kadaaaar zaman oldu hatırlamıyorum artık. Yorumlayalı da elbette... Biter bitmez yorum yazıyorum genelde sıcağı sıcağına ama düzenlemem kalmıştı. Buyrunz...
İlgili resim
Burda bir markanın ünlü bir yüzle adamakıllı, güzel bir reklam çekmesi bile zorken, bir markanın 7 tanesi birbirinden yakışıklı ve ünlü adamı 2 tane de ünlü kadını bir araya getirip dizi şeklinde reklam çekmesi gerçekten akla mantığa uymuyor di mi^^

Lotte World'un tanıtım amaçlı çektiği bu dizide, anca hayallerimizde görebileceğimiz 7 farklı ünlüyle zaman geçiren şanslı bir alışveriş merkezi çalışanını izliyoruz. 

Diziden büyük bir konu, olay akışları, aksiyon macera drama falan beklemeyin. 10'ar dakikalık 8 bölümcük bir dizi. Hatta dizicik. Ama gözlere şenlik orası ayrı!!

Seven First Kisses dizisine isim veren seven(7) yakışıklımız kısaca şöyle:

Küçüklüğünden beri kızımıza aşık olup mahallede onu izleyen kilise oppası Lee Joon Gi^^
seven first kisses lee jun gi ile ilgili görsel sonucu

Uzaktan kızımızı izleyip koruyup kollayan romantik, tehlikeli patron Park Hae Jin
İlgili resim

Kızımızı güya eski ajan günlerinden beri seven, eski iş arkadaşı gizli ajan Ji Chang Wook
seven first kisses ji chang wook ile ilgili görsel sonucu

Yine güya Çince bilen kızımızdan Çince dersleri alan öğrencisi heyecan verici genç Kai
seven first kisses kai ile ilgili görsel sonucu

Yine güya kızımızın epeydir erkek arkadaşı olan, zengin aile oğlu Taecyeon
seven first kisses taecyeon ile ilgili görsel sonucu

Birlikte reklam çekmek zorunda kalıp yakınlaştığı ünlü yıldız Lee Jong Suk
seven first kisses lee jong suk ile ilgili görsel sonucu

Ve son anda piyangodan çıkan, beklenmeyen 7. kişi, ünlü yazar, özgür ruhlu gezgin Lee Min Ho
seven first kisses lee min ho ile ilgili görsel sonucu

Başroldeki pek de adı sanı duyulmamış, öyle akıllara zarar bir güzelliği de olmayan kızımızın ne kadar şanslı olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Hepimizin hayallerini yaşadı. Ben olsam para bile almadan çekerdim yani reklam, hatta üstüne para da verirdim belki :P
first seven kisses min soo jin ile ilgili görsel sonucu

Dizi tam da sloganındaki gibi akıllara ziyan bir romantizm veriyor bence. O adamlarla her şey akıllara ziyan olmaz mı zaten hahaha^^

first seven kisses characters ile ilgili görsel sonucu

Dizinin sonunda, kızımıza bu hediyeyi veren peri? (sanırım), aralarından birisini seçmelisin diyor. Siz olsanız hangisini seçerdiniz?

Ben şahsen, en sevdiğim dizilerden olan Healer'a atıf yapan bir hikayesi olan Ji Chang Wook'da aklım kalsa da, tek bakışıyla kalbimi yerinde oynatan göz bebeğim Lee Joon Gi'den vazgeçemedim. Sonra soompi de bir test buldum (ay böyle salak testleri çözmeyi hep severim yargılamayın lütfen >-<) hangisinin size en uygun olduğunu söyleyen. Ve bilin bakalım ki çıktı?
LEE JOON GI
Evet o benim kaderim, böyle salak bir testle bu kadara vardım! Bi gün perimsi bir şey çıkıp benim de hayatımı değiştirse keşke...

Siz de testi yapmak isterseniz tıktık



16 Mart 2017 Perşembe

İzledim: Legend of the Blue Sea


İzleyeli epey oldu ama araya silinen yazılarımı eklediğim ve taslaklarda da yayınlama fırsatı bulamadığım diziler olduğu için böyle sarktı.

legend of the blue sea ile ilgili görsel sonucu

Joseon döneminde aşkları hüsranla sonlanan Kim Dam Ryeong ve denizkızı Se Hwa, yüzyıllar sonra tekrar dünyaya gelerek Heo Joon Jae ve Shim Cheong olarak karşılaştıklarında birbirlerine tekrar aşık olup bu sefer aşklarını kurtarmak için uğraşırlar.

legend of the blue sea ile ilgili görsel sonucu

Uzun zamandır heyecanla beklediğim bir diziydi bu. Lee Min Ho, en bi sevdiklerimden. Hep heyecanla izlediklerimden. Denizkızı desen, benim için önemli bir fantastik yaratıktır. Garip gelecek size biliyorum ama nasıl olsa tanımadığınız için beni rahatça yazayım buraya: ben küçüklüğümden beri denizkızlarına inanırım. Kendimce epey mantıklı kanıtları da var bence yani. Etrafımdaki insanlar da bunu bilir, bu kusurumla kabul ettiler beni^^ O yüzen heyecan verici bir diziydi benim için.

legend of the blue sea heo joon jae ile ilgili görsel sonucu

Tüm yoruma başlayacağım ilk cümle şu olacak sanırım: Lee Min Ho çok güzel bir adam ya!!!! Gerçekten insanın baktıkça bakası geliyor. Hem Joseon döneminden Kim Dam Ryeong'u hem de modern dünyadan Heo Joon Jae'yi iki farklı karakter olarak çok iyi canlandırdı. Özellikle romantik komedi sahnelerinde yada sempatik olduğu, gülümsediği, kıskandığı, şirinlik yaptığı sahnelerde insanın başa sarıp sarıp izleyesi geliyor. Gerçekten tam bir 'eye candy'. Ama duygusal, dramatik sahnelerde oyunculuğunun çok da iyi olduğunu düşünmüyorum. Kötü diyemem de, daha iyi olmalıydı diyebilirim. Özellikle ağlama sahneleri bana pek geçmedi ne yazık ki...

legend of the blue sea shim cheong ile ilgili görsel sonucu

Jun Ji Hyun da rolünü doldurdu. Ama bence LMH ile aynı şekilde, özellikle komedi sahnelerinde çok başarılı, dram sahnelerinde biraz donuk kalan bir kadın. Ayrıca küfür yemiceksem eğer, herkesin ayılıp bayıldığı kadar çok güzel bir kadın olduğunu da düşünmüyorum. Güzel hem de duru bir güzel ama ah vah güzel değil sanki?

İlgili resim

Henüz diziyi izlemeyenlere: Allahım öyle pançik pançik bir dizi izleyeceksiniz ki, hazır olun yani! Sevimli kıskançlık sahneleri (en bi sevdiğim sahneler ayrıca Lee Min Ho döktürdü), mıncır mıncır aşk sahneleri falan biri gidiyor öteki geliyor o şekil yani. BA-YIL-DIM bu dizideki aşka o kadar!

İlgili resim

Dizinin ilk bölümleri ekstra komik ve güzeldi. Denizkızının karaya adapte olmaya çalışması, dünyayı öğrenirken yaşadıkları, sonra karada edindiği birbirinden enteresan arkadaşları falan hepsi aşırı eğlenceliydi. 

İlgili resim

Sonra bu üçlüye de çok eğlenceliydi. Soldaki arkadaş her an bir b.kluk yapacakmış gibi hissettirdiğinden azcık yüreğim ağzımda izledim ama yine de dizinin en komik karakterlerindendi. Sağdaki arkadaşın yüzünü de son bölümde bir görmek isterdim ama ne yalan söyliyim.

legend of the blue sea cha tae hyun ile ilgili görsel sonuculegend of the blue jo jung suk ile ilgili görsel sonuculegend of the blue kim seul gi ile ilgili görsel sonucu

Dizi tam bir konuk oyuncu şöleni. Gelenin gidenin haddi hesabı yok! Jun Ji Hyun'la meşhur film My Sassy Girl'de başrol oynayan Cha Tae Hyun (filme referansta da bulundular hatta), Jealousy Incarnate dizisinin adına atıfta bulunan Jo Jung Suk, artık konuk oyuncu olarak görmekten bıktığımız gönüllerin tontişi Kim Seul Gi başta olmak üzere sayısız bilindik sima... 

İlgili resim

Diziye dair sinir olduğum sadece 3 ufak detay var:
1) Arkadaş bir adam denizkızı olan sevgilisini bir kere bire görmek istemez mi? Ay sen nasıl bir şeysin bi suya atla da kuyruğuna bakayım, arkadaşım bile görmüş seni bi ben görmedim falan demez mi? Bir kere merak etmedi ya o havuzlu evde ben şok!!!

2) Heo Joon Jae'nin yaptığı o çakmak numarası bana çok saçma ve abartılı geldi. Asansördeki o kadınının beyniyle tamamen oynayıp istediği kararları verdirtti kadına. E madem öyle bir yeteneği var neden bunu üvey annesinde, kardeşinde fala kullanmadı? Kabul edin bi saçmaydı orası.

3) Ve son olarak şu yukardaki fotoda da gördüğünüz Shim Cheong'um Raşit Bağzıbağlı 2016/2017 abiye koleksiyonundan fırlama, Fransız dantel üstüne işlemeli tuvalet edasındaki kostümü... Ahanda kuyruğu görünmezken bildiğin balık model gelinlik işte! Zaten kuyruğu dijital ortamda yapıyorsunuz bare kadının üstüne deniz kabuklu, incili yada ne bileyim mercanlı, yosunlu felan bir büstiyer yapaymışsınız yahu! Aşırı rahatsız etti gözümü -_-

İlgili resim
Diziyi izlemeyeni son buymuş gibi kandırmaca^^
Şimdi hazır olun şok bir bilgi size:

Dizinin sonu çok güzeldi!!! Ciddiyim! Aman şurası öyle olsaydı, vay niye burası böyleydi, ah şu niye şöyle yapmadı felan yoook! Adamlar bayaa insan gibi son yazmış be! Çok sevdim!

Bak! Yapınca oluyormuş di mi? Her şeye laf etmiyormuşuz di mi? Hakedene hakkını veriyormuşuz di mi?

legend of the blue sea ile ilgili görsel sonucu

Neyse sonuç olarak her şeyiyle ben bu diziyi çok çok çok beğendim!!! Konusu, oyuncuları, çekim mekanları (özellikle İspanya sahneleri) falan hepsi bence çok güzeldi. Senaryo özellikle çok etkiliydi. Geçmiş karakterlerin reenkarnasyonla günümüze de aynen gelmeleri (gerçi bir ara reenkarnasyon muuuu paralel evren mi ikileminde kaldık ama bence reenkarnasyondu) ve hatta hepsinin hemen aynı karakter ve görevle var olmaları falan çok hoşuma gitti bu ayrıntılar. Baştan sona etkilendim!

legend of the blue sea ending ile ilgili görsel sonucu

Ama maalesef ki aynı dönem çıkan diziler olmaları, arka arkaya izlemem ve fantastik konuları sebebiyle Goblin'le kıyaslamış bulundum. Üzülerek ve dürüstçe söylüyorum ki Goblin'den birkaç boy küçük kalıyor. Ama Goblin'in kriterlerin çok üstünde-aşmış bir dizi olduğunu kabul edersek (ki ediyoruz), bu dizinin de hakkını vermek lazım. Gerçekten güzel bir diziydi.

İki dizi arasındaki benzerlikler de beni çok şaşırttı. Her ikisinde de reenkarnasyon olayının olması çok garip bir tesadüf bence. Ayrıca çiçeğin anlamıyla ilgili bir sahne vardı ki direk görünce aklıma Goblin geldi. Sonra dizini sonunda biri giderken arkada kalan herkesin ona dair hafızasının yok olması durumu, 3 kafadar adamın ortasına düşen kız hikayesi...Benzerlik bu kadar çok olunca mukayese de kaçınılmaz. 

legend of the blue sea ile ilgili görsel sonucu

Malum ikisi de fantastik dizi olunca görsel efektler çok büyük önem kazanıyor. Legend of the Blue Sea'nin efektleri Goblin kadar iyi değildi (efekt isteyen sahne de çok azdı) ama zaten Goblin efektleriyle büyük takdir topladı, neredeyse film efekti gibi diye iltifatlar aldı. 

Bir de ayıp mı olur bilemedim ama (yukarıda da Lee Min Ho'nun oyunculuğunu biraz eleştirmiştim zaten) Lee Min Ho nereeeee Gong Yoo nere demek istiyorum. Gong Yoo'dan sonra Lee Min Ho izlemek Hollywood filminden sonra Flash Tv dizisi izlemek gibi oldu yer yer. Mesela Eun Tak öldüğünde Goblin'in ağladığı sahneyle babası öldüğünde Heo Joon Jae'nin ağladığı sahneyi bi kıyaslayın. Bi kıyaslayın ya inanmıyorsanız! LMH hayranları gerçekten özür dilerim... Ama ister istemez karşılaştırmış bulundum. Yoksa ben de severim LMH'yu yani. Aşırı tatlı bir adam!

Yine de dediğim gibi, bunlar en sonunda önemsiz kalıyor çünkü Goblin'le hangi diziyi kıyaslasak kaybederdi. Legend of the Blue Sea her şeye rağmen çok güzeldi!
Yazıma nette karşıma çıkan ve çooooook güldüğüm bir fan art ile son veriyorum. 
Kendine iyi bak sevgili okur!

goblin kdrama final ile ilgili görsel sonucu