''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

20 Kasım 2017 Pazartesi

İzledim: Live Up To Your Name

Image result for live up to your name

Joseon'un en iyi geleneksel tıp ve akupunktur uzmanlarından birisi olan Heo Im'in tek istediği sarayın doktorlarından birisi olmaktır. Bunu tam elde edeceği bir gün başına gelen garip olaylarla kendisini 21. yy Seul'ünde bulur. Burda geleneksel tıbba tamamen karşı ve sadece modern tıbba inanan doktor Choi Yeon Kyung ile tanışır ve her ikisi için de yavaş yavaş her şey değişir.

Image result for live up to your name

Diziyi izlemek hiç aklımda yokken ve kabarık bir 'izlenecekler' listem varken, okuduğum sayısız olumlu yorum ve tvN dizisi olması sebebiyle diziye epey bir öncelik verdiğimi belirtmem lazım.

Related image

Kim Nam Gil'in soğuk hallerine alışkın olanlar için tamamen bir şok bu dizi! The Pirates filminde şapşal yüzünü görmüştüm ama burda 10 kat fazlası diyebilirim. Şaşırdım! Yakıştırdım mı emin değilim ama. Çünkü karakter bir ara psikolojik olarak kendini kapatıp soğuk ve mutsuz bir insan oluyor ve orda daha karizmatik kanımca. Ama iki farklı yüzünü de iyi canlandırmış diyebilirim.

Zavallı Heo Im ne öldü be!!! Kim Nam Gil dizilerinde genelde ölen bir karakteri canlandırdığından burdaki karakteri Heo Im'in defalarca ölüp geri dönmesi ironik olmuş bence^^ 

Bu arada eklemeliyim ki bu sakallı bıyıklı Joseon tipi modern sinek kaydı halinden çok daha iyiydi bence!

Image result for live up to your name kim a joong

Choi Yeon Kyung rolündeki Kim A Joong'a gelince, çok izleme fırsatı bulduğum bir kadın değil ama şimdi dikkat ettim ki iyi bir oyuncuymuş. Beni rahatsız eden tek yanı, var mı emin değilim ama, sanki yüzü çok estetikliymiş de mimiklerinin bazılarını kaybetmiş gibi bir hali var. Yani böyle gülerken de ağlarken de yüzü aynı gibi... Bilemedim yaaaaa

Karaktere gelince... İlk bölümlerde çooook sert son bölümlerde çooooook yumuşak bir kadındı. Başta hiç sevmedim ama sonralarda sevdim. Öyle bir haller.

Image result for live up to your name

Bu ikili dizinin yarısından sonra sevgili olup mükemmel bir çift oluşturdular. Özellikle birlikte 'date' yaptıkları sahneler çok tatlıydı. Çok severek izledim. 

Image result for live up to your name

Ay bu arada benim diziyi izlerken şöyle enteresan bir durumum oldu, anlatmadan geçemeyeceğim. Diziye başladım, 1 bölüm izleyip yattım. Ertesi gün bırakın hangi dizi olduğunu, yeni bir diziye başladığımı bile hatırlamıyordum, o kadar etkilenmemişim! Sonra o akşam "yeni bir diziye başlasam ben yaaaa" diye düşünürken "aaaaaa ben dün başladım yaaaa" diye hatırlayıp 4 bölüm daha izledim. Sonra yine o kadar beğenmemişim ki 5. bölümden sonra 2 haftaya yakın ara verdim diziye!!!! Hayatımda yapmadığım bir şey bu arkadaşlar! İnanın ittire kaktıra devam ettim ama garip bir şekilde 7-8'den sonra sarmaya başladı ve diziyi severek bitirdim. Çok enteresandı.

Related image

Heo Im'in nabız dinleyerek insan vücudunu okuması çok etkiledi beni. Geleneksel tıbba inanan birisi olarak çok hoşuma gitti. Ama yine geleneksel tıbba inanan birisi olmama rağmen akupunkturun modern tıbba kafa tutacak kadar etkili olduğu izlenimi vermeleri garibime gitti. Tamam, pek çok sağlık durumuna tedavi veya ağrıları azaltıp hayat kalitesini yükseltmek gibi etkileri var bence de. Ama diziye bakarsak astıma, felce ve hatta kalp krizi, uyuşturucu bağımlılığı gibi bilimum hastalığa bile çare oluyordu ki 'ABARTI' demekten başka çarem yok bu durumda!

Image result for live up to your name

Yine Heo Im'in modern dünyaya alışma evresi güzeldi ama şapşik hareketlerinden sonraki kahkaha efekti aşırı sinirimi bozdu. 

Image result for live up to your name

Her iki karakterin de kendilerini bulmalarını ve değişimlerini görmek hoşuma gitti. 
Bi de yan roller biraz havada kalmış olsa da hoşuma gitti.
Ayrıca inanmazsınız ama dizinin güzel de bir sonu vardı.

Dizinin time travel konusu zaten favorimdir. İzlemeye bayılırım. Tarzını sorarsanız Rooftop Prince ve Faith (ay bayılırım) arası bir yerde diyesim var. Ama sanki biraz hikaye eksikliği vardı burda. Konu ilerlemiyo mu desem ne desem bilemedim. 

Tam da işte bu yüzden sağda solda gördüğümüz abartı övgüleri hak edecek bir dizi miydi??? İşte ordan emin değilim. Zaten yukarda anlattığım 5. bölüm sendromu beni aşırı etkiledi. Biraz önyargı bombalanması yaşadım. Ama ona rağmen severek bitirdim, kötü diyemem. Sona doğru bağlandım diziye. 
Tavsiye eder miyim? Boş vaktinizde neden olmasın???

Image result for live up to your name kim nam gil
Bu son gün etkinlikleri ve fotoğrafları çok güzeldi bu arada. En sevdiğim bölümlerden birisiydi.






7 Kasım 2017 Salı

İzledim: Strongest Deliveryman

Selamlar olsun kore dizi dünyası!!! Sonunda döndüm ben!

2017 bitmeden bitirmem gereken dizilerin öyyyyyle uzun bir listesi oldu ki elimde, bakmaya korkuyorum. Neyle başlasam diye uzuuun uzun düşündükten sonra Chicago Typewriter ile hayran kaldığım Go Kyung Pyo'nun büyük övgüler toplayan Strongest Deliveryman'e karar verdim.

Image result for strongest deliveryman

Her gittiği mahallede motorlu kurye olarak çalışarak iki ay kalan Choi Kang Soo, son gittiği yerde hayatını değiştirecek yeni insanlarla karşılaşır, hayatını değiştirmek için yeni kararlar alır. Ve inandığı şeyleri korumak için büyük bir mücadele içine girer.

Related image

Öncelikle dizinin demir başı, tüm hikayeyi omuzlarında taşıyan Go Gyung Pyo'dan başlamak istiyorum. Permalı marul saçlarıyla bambaşka bir imaja girmiş. Başlarda çok hoşuma gitmiş olsa da nedense gittikçe gözüme batmaya başladı.

Çok temiz yüzlü, aşırı sevilesi bir çocuk ama yaa. Vallahi içime sokasım geliyor. Dediğim gibi bütün senaryo, hikaye onun omuzlarının üzerindeydi. Diğer karakterlere pek de bir iş düşmüyor gibiydi, o yüzden oyunculuğunu çok başarılı buldum.

Oynadığı karakter Choi Kang Soo ise bildiğiniz yeryüzüne düşmüş bir melek! Sizi bilemiyorum ama böyle biraz abartı geldi bana, zaman zaman gıcık oldum yani "bu kadar da iyilik olur mu canım" dedim. Gerçekçi gelmedi bana heralde ne bileyim...

Related image

Lee Dan A rolünde ise Chae Soo Bin vardı. Lee Dan A, Choi Kang So'nun uğruna hayatını değiştirdiği kızdı! Böyle deyince insan vayyy vaayyy vayy ne ki bu kız acaba diye düşünüyor. Ama ne nalet, ne suratsız bir kız anlatamam! Hiç sevmedim... Yani HİÇ sevmedim. Düşüncesiz, bencil, bir gram yardımsever olmayan, herkesi döven, kendisinden korkutan bi karakter yani. Çok açık söylüyorum ki ennnn sevmediğim kadın modeli.

Güya dizinin ortasından sonra aşka geldi daha tatlı bir kız oldu da nerdeeeeee. Vallahi ilk bölümen son bölüme kadar ısrarla ısınamadım gitti.

Related image

Diziye başlama sebeplerimden birisi herkesin beğenmesi ve sayısız güzel yorum okumamın yanı sıra bunların aşırı pançik pançik bir çift olduğunu duymamdı. Malumunuz öpüşlü koklaşlı çiftleri severim.

Gerçekten de yarıdan sonra ponçik sahneler başladı ama benim gözüme bi gitmedi bu. O kimya geçmedi bana, kıza zaten gıcığım malum, bayaa önyargılı alışamadım ben yani. Zaten bunların arasındaki aşk ne ara doğdu onu da anlamadım. Yani hiçbir duygu yokken çocuk nezarethanye girdi bikaç gün sonra bi çıktı aşkından geberiyor.  Geçmedi o aşk bana yani...

Image result for strongest deliveryman

Yani onlardansa bu çift çok daha mükemmeldi. İzleyenler anlayacak, bence etkileyici bir hikayeleri vardı ve onların ilişkisinin ilerleyişini izlemek çooooook eğlenceliydi.

Related image

Peki Lee Dan A odun diye Choi Kang Soo aşık mı olmayacaktı? Olsundu ama bu kızla olsundu. Bu kızın çok hakkı yendi. O iyi niyeti, temiz kalbi, masum halleri görülmedi. Bi de vahşi Lee Dan A bu kızı da korkuttu epey... Çok acıdım vallahi.
Gerçi o da az şıp sevdi değilmiş ama neyse^^

Related image

Ve dizinin yıldızı! Oh Jin Gyu rolünde Kim Sun Oh! Piyasada yeni gözümü diktiğim oyunculardan oldu bile. 86'lı aslında biraz geç kalmış ama olsun. Eminim ki yolu apaçık olucak bundan sonra. Ben bu çocuğa bayıldım! Mimikleri, kalın ses tonu, gülümsemesi ve içinde yüzülesi gamzeleri! Başlarda azcık kızdırsa da bizi, genel olarak bayıldım bu adama.

Hoşuma gitmeyen tek şey Lee Dan A'ya karşı olan ilgisini çabuk kaybetmesi ve birden yön değiştirmesi. Orayı anlamadım. Sevdi mi, ne ara sevdi, ne ara vazgeçti, ne ara diğer kızı sevmeye başladı felan... Gerçi Lee Dan A'dan yüz kat iyilerine layıktı ve buldu sonunda ya o yeter bana.

Yalnız bu çifte gereken süre ayrılmadı dizide, çok üstün körü geçildi, ilişkileri nasıl ilerledi, o sona nasıl kavuştular pek anlayamadık.

Related image

Bu ikiliden çok büyük beklentilerim vardı. Böyle dizinin bu kadar sevilmesine sebep olacak bi bromance bekliyodum ama o da olmadı. Hiçe attılar bu güzel ikiliyi.

Image result for strongest deliveryman

Buraya kadar geldiyseniz eğer, dizinin benim için genel olarak bir hayal kırıklığı olduğunu anlamışsınızdır. Böyle her gün izleme hevesim olmadı, karakterlerin bir kısmını sevmedim. Sevdiklerime ya çok fazla ekran süresi vermemişlerdi yada abuk subuk davranmaya başladılar, beklentilerimin çok dışına çıktılar.

Herkes çok beğenmişti ya ben neden böyle oldum hiç anlamadım... Çok da hevesle başlamıştım üzüldüm de yani...

Image result for strongest deliveryman

Açıkçası dizinin sonunu da anlamadım. O şirkete ne oldu? Devam mı ettiler, büyüdüler mi ne oldu? Ayrıca Oh Jin Gyu ve Lee Ji Yoon en sonunda ne oldu öyle? Yani Oh Jin Gyu şirketten ayrılıp şoför mü olmuş? Evlenmişler mi? Kesinlikle anlamadım sonunu. Mutlu son belli ama bi havada yani Tatmin edici değil.

Ne kadar da anlamadığım bir dizi olmuş. Şöyle bir baktım da 'anlamadım' kelimesini epey kullanmışım^^

Ay canım okur ben de bilemiyorum ne desem... Herkesin sevdiği şeyi ben neden sevmedim ki? Yok yani... Zaten o kadar aklımda kalmamış ki dizi bittikten 4 gün sonra şu yazıyı yazayım dedim canım çıktı. Vallahi unutmuşum bile her şeyi. Ama bi Moon Lovers bi Chicago Typewriter şu an sor dün izlemiş gibi baştan yazayım. Güzel dizi öyle olur işte! Akılda kalır, insanın içine işler! Böyle olmaz!!!

30 Ekim 2017 Pazartesi

TÜRKİYE'DEN FT ISLAND GEÇTİ

Öncelikle aylarrr süren sessizliğim için çok özür diliyorum. Ben yokken atılan yorumlar, gönderilen mailler tahmin ettiğimden çok daha fazla sevildiğimi anlamamı sağladı ve kadar mutlu oldum anlatamam. Herkese bunun için teşekkür ederim...

Yaz başı düşük bağışık sistemim sebebiyle geçmek bilmeyen bir hastalık sürecine girdim, sonrasında ise uzuuncana huzur dolu bir tatile gittim -internet olmayan bir yere-. İstanbul'a geri döndüğümde ise garip bir soğuma evresi yaşadım. Hiç Kore dizisi yada filmi izlemez oldum. O yüzden de elim gitmedi bloga. Ama artık yavaş yavaş izlemeye başlıyorum, tabii ki yazmaya da... Dizilerden önce böyle mükemmel bir postla giriş yapmak istedim çünkü arkadaşlar ben dün akşam efsane bir FT Island konseri izlediiiiim <3<3<3

 

Açıkçası eskiden iptal olan Ailee ve Jay Park konserleri sebebiyle, dün sabaha kadar konser iptal olur diye endişelerim vardı. Ama konser alanına gidince gözlerime inanamadım. İnanılmaz bir kalabalık, UNIQ binasının 4 tarafını çeviren uzun bir sıra... Şok oldum, ama mutlu da oldum.

Alanda FT Island hayranlarının yanı sıra, Türkiye'de Kore gruplarının daha çok konser vermesini desteklemek amacıyla gelmiş KPop severler de çoğunluktaydı. Herkes "Ft Island konseri kalabalık ve çok başarılı olsun ki BTS'de gelsin EXO'da gelsin" diyodu^^  Belki benim gibi sadece güzel müzik dinlemek için gelen başkaları da vardır^^ 


Konser benim de bildiğim ve en çok sevdiğim FT Island şarkılarından birisi olan Wind'le başladı ki başlar başlamaz herkes nasıl mest oldu anlatamam.


 Atmosfer şahane, enerji hat safhada, millet nasıl coşuyor... Ne FT Island üyeleri ne de izleyiciler bir an yerinde durmadı. 


Her bir üye sırayla Türkçe konuştu (normalde herhangi bir yabancı sanatçının yapacağından çok daha uzun ver zor Türkçe cümleler ezberlemişler). Hatta kendilerini Türkçe tanıttılar. Her biri o kadar sıcak kanlı, enerjik ve güler yüzlüydü ki herkesin kalbine taht kurdular diyebilirim. 

Ayrıca onlar da kalabalığa şok oldu. Bu kadar büyük ve şarkılarını ezbere bilen bir kalabalığı beklemediklerini, Music Bank'ten çok daha kalabalık ve şarkılara eşlik eden bir seyirci olduğunu, ne kadar sevindiklerini söyleyip durdular. Mutlaka seneye de gelmek istediklerini söylediler. 

En güzeli de Avrupa'daki son konserleri olduğu için konser bittikten sonra konseri ekstra uzatıp, pankartlarda yazan istek şarkılardan birer kuple söylediler. 

Bollll bol sohbet ettiler, espri yaptılar, sahnede çok eğlendiler. En öndeki seyircilerin onlar için çizdiği resimleri bile toplayıp sahneye koydular. Ben bu kadar sıcak kanlı, seyirciyle arkadaş gibi, eğlenceli kimseyi izlememiştim açıkçası hayatımda. Gittiğime, kaçırmadığıma ne kadar memnun oldum anlatamam. 


Ayrıca sahnede defalarca, çeşitli şekillerde Türk bayrağını çıkartıp salladılar. Enstrümanlarının üzerine astılar.


En sonda tek tek selam verip Türkçe bir kaç cümle söyleyip yine Türkçe Cumhuriyet Bayramımızı kutladılar ki nasıl mutlu oldum nasıl sevindim... Seyirci de tabii ki coştu onlarla birlikte. 

Müzikler inanılmazdı, atmosfer keza öyle. Ft Island ise beklediğimden kat be kat mükemmeldi. 
Konserin 1 saat geç başlamasını ve yaş ortalamasının çok küçük olmasını (ki  kadar da mühim değil) saymazsak 4/4'lük bir konserdi diyebilirim.

Ha bi de benim en sevdiğim şarkı 'Girl Don't Know' u söylemediler _ _



Son olarak üyelerin Türkiye'deyken ve özellikle konser sonrası yaptıkları instagram paylaşımlarını göstermek istiyorum. Aşırı tatlılar çünkü.

Not: Bu arada tüm turne boyunca sadece İstanbul konserinden instagramda canlı yayını yapmışlar. Ben tabi eve dönünce gördüm. Çok güzeldi.

LEE JAE JIN



 CHOI MIN HWAN


CHOI JONG HOON




Şu kalabalığa ve atmosfere Jong Hoon'da bayılmış belli^^


Ve koyduğu bu fotoğrafın güzelliği <3

LEE HONG GI


Gönüllerin prensi tatlış Hong Gi mükemmel kalabalığın bu fotoğraflarını ve alttaki linkten ulaşabileceğiniz kısa bir video yayınladı.


SONG SEUNG HYUN


Ve en sona Seung Hyun'un koyduğu mükemmel fotoğraf!!!
Turkey ve İstanbul tagli selfieler de koymuş ama bunu görünce onlara bakamadım bile. Böyle de tatlı insanlar işte bu FT Island üyeleri!!!!






23 Ağustos 2017 Çarşamba

İzledim: Suspicious Partner

Related image

Eun Bong Hee bir savcının yanında staja başlayan avukat adayıdır. İşe gittiği ilk gün, patronu olan savcı No Ji Wook'un, bir süre önce tacizcilikle suçladığı ve sonrasında da birlikte sarhoş olup hatırlamadığı bir gece geçirdiği adam olduğunu görünce staj döneminin çok da kolay geçmeyeceğini anlar. Bu sert savcının yanında staj yaparken birden bire cinayet zanlısı durumuna düşen Eun Bong Hee'nin yardım istemekten başka yine savcı No'dan başkası yoktur. Ama işin kötü yanı, savcı No, Eun Bong Hee'nin davasına, Bong Hee'yi hapse göndermek için atanır!

Suspicious Partner ile ilgili görsel sonucu

Gönlümün prensi demek istiyorum... İzlediğim sayısız Kore dizisi arasında TOP listemde Healer vardır, ondan dolayı da Ji Chang Wook'un kalbimdeki yeri çok büyük. 

Bi kere şu gülümsemesine bakar mısınız? O güldüğü zaman yani böyle bir etraf aydınlanıyor, insan ister istemez gülümsüyor, pozitif enerji saçıyor etrafa. Nasıl huzur veriyor anlatamam.

Karakteri olan No Ji Wook zaten mükemmel bir adamdı. Güzel seven, akıllı, ayakları yere basan bir adam... Ji Chang Wook da onu mükemmel canlandırdı. Özellikle hastanedeki ağlayıp feryat etme sahneleri mü-kem-mel-di! Zannediyorum ki şimdiye kadarki oyunculuğunun en iyi sahnelerinden birisiydi.

Suspicious Partner love scene ile ilgili görsel sonucu

Yalnız istemsiz olarak avukat Nam Ji Wook'u devamlı Healer ile kıyasladım. Mesela diziyi izlemesem bu fotoğrafı Healer'dan zannedebilirdim. 

Yada mesela avukat Nam, babasıyla ilgili bir mevzudan dolayı Bong Hee'den azcık bi uzaklaşmıştı. Aynı durum Helaer'da Ji Chang Wook'un karakteri olan Healer'ın başına gelmişti. Ay bunlar size çok anlamsız geliyor olabilir saçmalamalarımın kusurna bakmayın ama işte Healer'ı çok sevdiğimden hep bunlar geldi aklıma izlerken...

İlgili resim

Eun Bong Hee rolündeki Nam Ji Hyun'u izlediğim 2. dizi bu. İnanılmaz tatlı ve doğal bir kız. Açıkçası çok beğeniyorum. Beğenemediğim tek yanı, bütün rollerinde çok bebeksi, dudak büken bı tip olması. Her hali fazla saf, fazla çocuksu geliyor. Shopping King Louie'de de tipi öyleydi. Biraz oyunculuğunu çeşitlendirmesi lazım gibi gibi... Bir de söylemem lazım ki bunca bebeksi tavra rağmen 22 yaşından büyük gösteriyor. Sorry Nam Ji Hyun!

Eun Bong Hee keşke biraz daha tuttuğunu kopartan, biraz daha akıllı bir kadın ve daha güçlü bir avukat olsaydı. Sanki kendi başına bir iş beceremiyormuş, devamlı No Ji Wook ve diğerlerinin desteğine ihtiyacı varmış gibiydi. Biraz üzüldüm çünkü artık Kore dizilerinde daha güçlü kadın karakterler görmek istiyorum. Ayrıca dizinin başındaki o parlak karakteri sona doğru soluk, şımarık, asabi bir kıza dönüştü ki gıcık oldum ona da.

Suspicious Partner ile ilgili görsel sonucu

İkiliye gelince... Açıkçası dizinin ilk haberleri çıktığında hiç yakıştıramamıştım ama beklediğimden çok çok çok daha iyiydi. Zannediyorum ki senaryonun güzelliği, romantik ve aşk dolu sahnelerin bolluğu ve yine güzelliği bu çifti gittikçe büyüttü gözümde. 

Zaten (artık b.kunu çıkarma diyeceksiniz ama) Ji Chang Wook'un varlığı, dizilerdeki aşk miktarının artması için başlı başına bir sebep. Şöyle söyleyeyim, Empress Ki, Healer, K2 ve bu dizi... Hepsine bir bakın. Ji Chang Wook sanki o kadınlara gerçekten aşıkmış gibi bakıyor, dokunuyor, sarılıyor. Ben aşkı bu kadar gerçekçi yansıtan, gözleri rol yaparken bu kadar aşkla ve parlayarak bakan çok az adam gördüm. Bazılarına da böyle ne iyi oyuncu falan dedim ama meğerse gerçekten aşıkmış evlilik haberleri çıktı (yazar Descendants of the Sun için Song Joong Ki'ye laf atıyor). 

Yani uzun lafın kısası bu adamın bende yarattığı asıl his şu: ben çok yalnızım yaa... Evet bu adamın gözündeki o aşk, o sevgi dolu gülümseme bazen ne kadar yalnız olduğumu hatırlatıyor bana.İzleyince iç geçirip izlemeden durmadığım uyuşturucu gibi bişey be!

İlgili resim

Caaaaaağnım Choi Tae Joon, sonunda Missing Nine'daki berbat karakterinden sonra böyle ponçik, içimize sokmak isteyeceğimiz bir rolle geri döndü. Böyle ikinci erkek sendromu yaşatacak bir tip değil de sarılmak isteyeceğiniz, kankası olmak isteyeceğiniz bir adam. 

Sıkıntılarını, gariplikleri örtmek için yüksek sesle gülmeyi kendine kalkan edinmesi çok acıklıydı bence. Bir de avukat No'ya kendini affettirmek için peşinden koşmasına rağmen, gerçekte neler olduğunu hiç anlatmaması... Ve özellikle doğum günü sahnesinde gözlerim doldu. İşte tam da o halleri yüzünden içime sokmak istedim, sarılmak istedim dedim. Çok güzel bir adamdı.

Suspicious Partner lee deuk hwa ile ilgili görsel sonucu

Benim için dizinin en büyük sürprizlerinden birisi bu ajossinin ilk defa kötü adam olmamasıydı ki çoooooooook hoşuma gitti. Onlarca hain baba, katil patron, çete lideri, arkadan vuran ortak, sinsi müdür rollerinden sonra böyle saf, koca yürekli, eli bol ve en önemlisi komik-eğlenceli bir adam olmasına hem şaşırdım hem de çok sevindim.

Suspicious Partner love scene ile ilgili görsel sonucu

Beni azcık okuyan bilir ki diziler bittikçe izleyenlerdenim. Bu diziyi de hevesle bekledim bitsin diye ama bi gariplik oldu böyle bölüm sayısı 16'yı geçti 24'ü geçti 30'u geçti derken 40 bölüm oldu. Nasıl ödüm koptu anlatamam! Ne dizilerden vazgeçmişim ben 40 bölüm diye saysam bitmez... Tuttum nefesimi başladım el mecbur! 

Allahtan bölümler 30'ar dakikaymış. Anladığım kadarıyla bunlar 1'er saatlik 20 bölüm çekmiş ama sonra yayın sistemiyle ilgili bazı durumlardan dolayı bölümleri ikiye bölerek 40 bölüm yapmışlar. Zaten tek sayılı bölümler saçma sapan yerlerde bitiyor, anlıyorsunuz. 


Açıkçası genelde hukuk temalı dizilerde sıkılıyorum. Davalar, mahkemeler falan içimi bayıyor ama burda öyle olmadı. Hatta avukat olup onların yanında, o ofiste çalışasım geldi. Çünkü yan roller çok güzeldi, herkes eğlenceliydi, dizinin yürümesine yardımcı olan adli vakalar ilgi çekiciydi. Yani diziye dair sıkıcı hiçbir şey yoktu. 

Aşk, kıskançlık, dostluk, aile, katilden kaçma, katili kovalama... Her şey güzel bir senaryoya yedirilmişti ve su gibi aktı gitti. 40 bölüm su gibi aktı cidden!


Ayrıca dizide tam olarak olmasa da güzel bir bromance izledik. Özellikle No Ji Wook ve Ji Eun Hyuk'un aralarında geçen her şeye rağmen birbirlerini desteklemesi, başkan Byeun Young Hee'nin hukuk firmasını maddi manevi karşılık beklemeden desteklemesi ve Bang Siljangnim'in heryere avukat Noh'un peşinden gitmesi aşırı tatlıydı.


Bir de birbirinden nefret etmek sayısız nedeni olan ve tüm diziyi de gıcıklıklarla geçiren bu 3 kadının sonradan dost olması çok güzeldi.

İlgili resim

İlla bir eleştiri lazımsa, bu ikilinin geçmişlerinin bir noktada çakışmasını sevmedim. Çok klişe, bayat bir konu oldu artık bu. İki kişi aşık olurlar ama geçmişlerinde birlikte olmalarına engel olacak ortak bir olay vardır. ama sonra üstesinden gelirler felan... Sonunu bildiğimiz şeyler bunlar. Ya boş vereceksiniz yada o olay sandığınız gibi olmayacak, gerçeği öğreneceksiniz. Ne diye uğraştırıyorsunuz bizi yahu...

Ama bu kulp takmak için bulunmuş bir ayrıntı sadece...

Suspicious Partner girls night ile ilgili görsel sonucu

Demem o ki:
Dostlukların kurulması, tamir edilmesi ve güçlenmesi, bir aşkın doğması ve gelişimi, sebepleri şaşırtıcı olan heyecanlı bir katil hikayesi derken bu dizi pek çok açıdan izlemesi çok eğlenceli bir diziydi bence. 

Ayrıca da her şeyin masallardaki gibi olmadığını ama aşkın baki kaldığını gösteren gerçekçi ve çok güzel bir son izledik. Oyuncuları, karakterleri ve senaryoyu çok sevdim.  Ve tabii Ji Chang Wook'u!

Umarım gönlümün efendisi bir an önce askerden döner de (21 ay nasıl bir an önce olursa artık) onu böyle aşkla bakan karakterlerle görmeye devam ederiz^^