''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

29 Aralık 2017 Cuma

2017'nin En İyi Kore Dizileri

Eveeeeeeeeet....

Geldik yine bu son ama en önemli yazıya.

Her sene kendimce karalıyorum bir şeyler biliyorsunuz. Bu sene de yine cümbüşlü bir liste var. 

Yalnız bence şöyle bir durum oldu bu sene: iyi dizi sayısı azdı ama listeye giren diziler de çok iyiydi. Yani geçen sene o kadar çok iyi dizi vardı ki 10 tane seçmekte zorlanmıştım aralarından. Bu sene ise adaylarım zaten iki elin parmaklarını pek de geçmedi. Özellikle yılın 2. yarısı bence çok durgun geçti. İzleyecek güzel dizi bulmakta zorlandım. Yada daha doğrusu yılın ilk dönemi çıkan diziler beklentimi o kadar yükseltti ki sonradan çıkanlar iyi olsa da beklentimin altında kaldı diyebilirim.

Ama yine de bomba gibi 10 dizi var elbette. 5-6 tanesi hangi bloga gitseniz listelerde denk geleceğiniz dizilerdir. Kalanında da kişisel zevkler devreye girdi. Neyse lafı uzatmayayım, geçen senelerin listelerini buraya bırakıp yazıya geçiyorum.


NOT: Dizilerin herhangi bir sıralamaya göre yazılmadığını hatırlatırım. 
NOT2: Dizilerle ilgili yorum linklerini daha sonradan yazıya ekledim.

1) Goblin


Hangi bloga gitseniz, kafanızı nereye çevirseniz 2017 listelerinde Goblin'i göreceksiniz eminim. Goblin, 2017'de tartışmasız 'kusursuz' denilebilecek diziydi. Bu yıla hatta Kore dizi tarihine adını altın harflerle yazdı. Gong Yoo her zamanki gibi rüştünü ispat etti. Ne desem az sanırım. Artık  "Hangi diziyle başlasam Kore dizilerine?" diye soranlara ilk vereceğimiz cevaplardan sanırım. 

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/02/izledim-goblin-lonely-and-great-god.html

Goblin efsanesiyle ilgili araştırma yazım: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/02/goblinin-kore-kulturundeki-yeri.html

2) Chicago Typewriter


Kişisel fikrimdir: Bu sene Goblin'le eş seviyede olmasına rağmen hak ettiği değeri görmeyen bir diziydi Chicago Typewriter. Fantastik hikaye, efsanevi bir aşk, tarihi ögeler, dostluk, dayanışma... Ne ararsam vardı açıkçası. Çooooooooook beğendim! Hatta anneciğimin oturup baştan sona izlediği ilk Kore dizisi oldu ve bana "Senin neden Kore dizileri izlediğini anladım!" dedi^^ 

Beni çok etkiledi. Tamam Goblin bir efsaneydi ama benim için 2017 Chicago Typewriter oldu.

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/07/izledim-chicago-typewriter.html

3) Legend of the Blue Sea


Goblin'in rüzgarından faydalanan fantastik dizilerin en iyilerindendi bu dizi. Sevene de sevmeyene de Lee Min Ho'nun gül yüzünü görmek iyi geldi bi kere. Sonra çok kuvvetli bir hikaye ve güzel bir aşk vardı. Ve senaryolar çok farklı olsa da Goblin'le çok benzer yanı da vardı. Beğenmeyeni de var sanırım, ama ben çok beğendim.

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/03/izledim-legend-of-blue-sea.html

4) Weightlifting Fairy Kim Bok Joo


Bu senenin en ponçik en sevimli en gözlere bayram aşk hikayesiydi sanırım. Yüzüm hep gülerek izledim, resmen beni mutlu eden bir dizi oldu. Ayrıca başroller arasında öyle bir kimya vardı ki ilişkileri gerçek oldu. Artık ayrılmış olsalar da aklımızda hep birlikte kalıcaklar sanırım^^

5) Fight for My Way


İzledim, bayıldım! Ama yorumunu yazmadığım için kendimi çok kötü hissettiğim, haksızlık ettiğime inandığım bir dizi maalesef... O kadar eğlenceli ve gerçekti ki anlatamam. Hikaye, karakterler, sorunlar çok gerçekti. Zaten kadro mükemmel. Park Seo Joon var tontişim daha ne olsun? Bi kere şu postere bakın! Yahu yazdıkça yorum yazısı yayınlamadığıma daha çok pişman oluyorum. İzleyin, izleyin!

6) Suspicious Partner


Ji Chang Wook'un askere gitmeden son dizisiydi. En sevdiğim, aşırı aşık hallerinde izledik yine. Ben bu adamı izlerken gözlerimden kalpler fışkırıyor. Fışkırdı da. Çok güzel kurgusu olan bir diziydi. Yine mükemmel uyumu olan başrolleri vardı ki onlar da aşırı yakıştırılıyor, JCW askerden dönünce bir şeyler açıklarlarsa şaşırmam. Yılın an akılda kalanlarındandı.

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/08/izledim-suspicious-partner.html

7) Strong Woman Do Bong Soon


Malum 2017 fantastik diziler yılı oldu. Yine ucundan bu akıma ayak uyduran, bol eğlenceli, şapşirik aşıklı, en izlenesinden güzel bir diziydi. Kadro şahane, senaryo çok güzel, aksiyon var aşk var... Eminim ki herkesin listesinde yerini baş sıralarda almıştır. 
Çok iyiydi be!

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/05/izledim-strong-woman-do-bong-soon.html

8) Black


Bu senenin en kusursuz kurgusuna sahip diziydi sanırım. İzlerken beynim patladı. Başta her şey çok karışıktı ama sonra öyle bir çözüldü ki. Yılın başlarından beri bu kadar içine düştüğüm bir dizi olmamıştı. Bloglarda daha çok görmediğime şaşırıyorum cidden. Bir işi yüzünden bir insan bedenine giren Azrail'in, işini halletmekle uğraşırken yavaş yavaş insanlaşmasını ve tabiiki aşık olmasını anlatan polisiye, romantizm, gerilim dolu, dolu dolu bir dizi^^ Mutlaka izlenmeli!

9) The Package

the package kdrama poster ile ilgili görsel sonucu

Dizi yorumunda da söylemiştim ama, bunun için allı pullu bir dizi yorumu yazmayan blogger arkadaşlarıma teessüf  ettiğim dizidir. Çerez olsun diye düşük beklentiyle başlayıp şok olarak ve bayılarak bitirdim. Klasik Kore dizilerinden çok farklı, taze ve etkileyici bir diziydi. Aynı zamanda içerisinde hayat hikayeleri eklenmiş bir gezi programı gibiydi de diyebilirim. Fransa turuna katılmış bir grup insanın birbirleriyle ve hayatla olan bağlarını anlatıyor, tabi bir de güzel bir aşkın doğuşunu. Çok etkilendiğim 2017 dizilerinden!

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/12/izledim-package.html

10) Go Back Couple

go back couple ile ilgili görsel sonucu

Ve bu senenin bir başka sürprizi. Fantastik ama çok gerçek olan şaşırtıcı bir dizi. Kadrosuyla, hikayesiyle beni çok etkiledi. Gerçekten kusursuz bir diziydi sanırım. Evlilikleri içinde boğulmuş ve birbirlerinden bıkmış bir çiftin hayata tekrar başlamak için bir şans elde etmelerini ve buna rağmen birbirlerinin değerini anlamalarını anlatıyor. Çok hayatın içinden bir konu ama ufak tefek süslenmiş. Çok sevdim.  

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/12/izledim-go-back-couple.html

.
.
.
.
.


Açıkçası 2017'de izleyip bitirmem gereken daha çok dizi vardı ama sizin de bildiğiniz gibi gıcık bir duraksama dönemine girdim ve hiçbir şey izleyemediğimden çok geri kaldım. Hala elimde izlenmesi gereken 2017 dizileriyle dolu bir liste var. Eğer o dizilerden bu listeye girmeyi hakeden varsa şimdiden özür dilerim sevgili dizi^^ Ama yorumunu yazarken mutlaka hakkını vericem söz sana hihihi^^

Bu arada hemen her listede karşınıza çıkabilecek bir diziyi ben koymadım farkettiniz mi?

while you were sleeping ile ilgili görsel sonucu

Evet o dizi direk While You Were Sleeping oluyor. Aslında art arda kötü diziler izlediğim umutsuz bir dönemden çıkartmıştı beni, beğenmiştim. Ama ondan sonra izlediğim ve hiçbir şey ummadığım Go Back Couple, The Package, Black gibi diziler beni o kadar şaşırttı ki ve içime işledi ki ona listede yer kalmadı. Neymiş demek ki? Her zaman çok iyi oyuncu çok iyi dizi demek değilmiş. Mükemmel senaryolar olunca daha küçük oyuncularla da harikalar yaratılabiliniyormuş.

Dizinin yorum linki: https://diaryofmelly.blogspot.com.tr/2017/11/izledim-while-you-were-sleeping.html
.
.
.
Neyse sevgili okur. Bu liste, yılın son yazısıydı. Bu sene kozmetik listesi olmayacak maalesef...
Birkaç günlük yılbaşı tatiline çıkıp, sonra hemen ardından SBS, MBC, KBS ödül törenlerini izleyip 2018'e onların yazılarıyla bomba gibi başlayacağım beklemede kal^^

Umarım yılbaşı gecesi dileyeceğin her şey, 2018'de ayağına gelir.
Bütün güzellikler seninle olsun.
Yüreğin hep temiz, vicdanlı ve iyi kalsın.
Allah seni hep iyi insanlarla karşılaştırsın.
2018'de daha güzel bir Türkiye ve daha güzel bir dünya olsun.

Sen de bunun bir parçası olmak için;
Daha çok iyilik yap,
Çevreye daha çok saygı göster olur mu?

Aslında hepimizin içinde daha çok sevgi olsa pek de problemimiz olmayacak değil mi? Bu kadar nefret, bu kadar kavga neden ki???

25 Aralık 2017 Pazartesi

2017'nin En İyi Filmleri

Eveeeeet... Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik bu yılın da. Açıkçası benim için çok da güzel bir yıl değildi. Ama tüm olumsuzluklara rağmen her yeni yıla umutla girmeye çalışanlardanım sanırım.

Aralığın başından beri devamlı güzel enerjiler toplamaya çalışıyorum etrafımda. Ufak çaplı yılbaşı alışverişlerine çıktım. Sonra bulamadığım yada para harcamak istemediğim, kolay olan dekorasyon ürünlerini ufak kendin yap projeleri ile yapıp bunlarla hem ağacımı hem de evin her bir köşesini dekore ettim. Şimdi de ufak ufak bütçelerle hediye alışverişlerimi tamamlıyorum. 

Her günüme bir bardak sıcak çikolata, mum ve tütsü eşlik ediyor. Benim Aralık mutluluklarım da böyle...

Lafı çok uzattım belli. 2017'nin ilk EN'ler listesine hoşgeldin sevgili okurum. Birkaç yıldır benimleysen her sene yaparım bunları bilirsin. Geçen senelerin listelerini buraya bırakıp hızla başlıyorum.

2014'ün En İyi Filmleri
2015'in En İyi Filmleri
2016'nın En İyi Filmleri

NOT: 2017 fantastik dizilerle dolu bir yıldı. Bir Marvel, DC, Disney hayranı olarak bu yıl listemde hiç normal film göremeyeceksiniz sanırım^^

1) LOGAN

Bütün X-Men üyelerinin kalbimdeki yeri özeldir ama Logan çok başka. En baştan beri en sevdiğim karakterlerden birisi ve onu hep Wolverine olarak görmeye alışkındık. Onun insani yönüne ve yaşamına odaklanan bir filmi izlemek çok hoşuma gitti. Sonu kafamı karıştırıp beni çok üzse de unutulmaz bir filmdi diyebilirim.

2)BEAUTY AND THE BEAST

Evet tam bir Disney manyağıyım! Ama içlerinden en sevdiğim Mulan ve Beauty and the Beast'dir. Hani böyle çocukluğumuzdan beri yaptığımız 'Hangi prensessin?' anketleri olur ya, ben onlarda hep Belle çıkardım. Kendimle çok bağdaştırdığım bir karakter ve çok etkilendiğim bir hikaye. Çocukluğumdan beri hayranım. Bu versiyonunu beğenmeyen de çok oldu ama halt etmişler demek istiyorum! Oyuncular, efektler, kostümler, müzikler ve diğer her ayrıntısıyla mükemmeldi bence. 

3) KINGSMAN: THE GOLDEN CIRCLE

Böyle içinde komik ögeler barındıran aksiyon filmlerini izlemeye bayılırım. Herhangi bir film öyle EN'ler listesine girmeyi kolay kolay başaramazdı ama işte bu film çok başka. Bi kere Mr. Darcy'yi canlandırdığından beri büyük hayranı olduğum Colin Firth'un yegane aksiyon filmi, üstüne de bir seri! Çok çok başarılı bir filmdi.

4) WONDER WOMAN

Açıkçası en sevdiğim karakterlerden birisi diyemem Wonder Woman için ama film tarzını çok sevdiğimden dayanamayıp izlemiştim. Tam bu noktada yiğidi öldür hakkını ver demek gerekiyor işte, film çok iyiydi! En sevdiğim karakter diyemediğim karakterin filmine hayran bıraktı. Sonra kendime kızdım: "Yani ortalık erkek kahramanlarla kaynarken böyle mükemmel bir kadın var neden hayran olmuyosun be salak!" diye. Kızmakta haklıyım bence^^

5) MURDER ON THE ORIENT EXPRESS

Kore'den hiç anlamayanlara hayran olduğum So Ji Sub'ı anlatırken "Benim için Kore'nin Johnny Depp'i" derim anlasınlar diye. Çünkü ilk okuldan beri hayranım kendisine ve herkes bilir çevremde bunu. Ama size anlatırken şöyle demek istiyorum Johnny Depp için: Batı'nın So Ji Sub'ı benim için! Filmde bir an görünüp kaybolsa bile kalitesini katmış diyebilirim çünkü onun olduğu her film mükemmel oluyor çünkü o mükemmel senaryo seçen bir adam. Ciddiyim! Polisiye filmlere bir ilgim olmasa da bunu çok sevdim. Ayrıca sanırım benim Orient Ekspres'e (Doğu Ekspresi) çıktığım gün vizyona girmesi de bir samimiyet yarattı aramızda hihihi^^

6) THOR: RAGNAROK

Sevdiğim tek sarışın adam Thor demiş miydim? Ben ki Kıvanç Tatlıtuğ'a burun kıvıran kendini bilmezlerdenim. "Neymiş, Kıvanç Tatlıtuğ'u beğenmiyormuş, Kıvanç Talıtuğ'da sana bayılıyordu" tweetlerinin ithaf edildiği o kızım!!!! Ama Thor çok başka. Bi kere tanrı yahu! Fantastik hikayeler en sevdiklerim ama bir de işin içine tanrılar girince tadından yenmez oluyor (mitoloji en büyük ilgi alanlarımdan birisi). Ayrıca da gelmiş geçmiş en sevdiğim anti-hero da Loki olduğundan bu film 
mü-kem-mel-di!

7) PIRATES OF THE CARIBBEAN: DEAD MEN TELL NO TALES

Yukarıda Johnny Depp ile ilgili duygularımdan bahsetmiştim. Bi 16 yıldır falan hayranıyım rahat. İlk filmini onun için izlemiştim Karayip Korsanları'nın. Ama ondan sonrakileri onun için izlemedim. Kim oynasa izlerim diyebileceğim bir film serisi bu. Ama kim oynasa Johnny kadar iyi bir Jack olamazdı orası ayrı^^ Karayip Korsanları gerçekten mükemmel bir film serisi. Ayrıca bu güne kadar sevmeyenle karşılaşmadığım tek film sanırım.

8) GUARDIANS OF THE GALAXY VOL.2

Bununla ilgili ne desem ki... Sanki daha eğlenceli, zirzop, komikli bir Star Wars havası? Tamamen uzayda geçen bir Avengers edası? Nasıl anlatsam ki? İzlemeyen anlayamaz sanırım. Mutlaka izlenmesini tavsiye ettiğim, aşırı mı aşırı eğlenceli bir Marvel- Disney işbirliği.

9) THE BATTLESHIP ISLAND
battleship island ile ilgili görsel sonucu

Koskoca bir TOP10 oluşturacak kadar iyi Kore filmi izlemediğim için bu listeye ekleme yapmayı daha doğru gördüm.
Biricik aşkım So Jİ Sub ve diğer herkesin biricik aşkı Song Joong Ki gerçek bir hikayeden uyarlanan ve çok konuşulan bir film çekti bu sene. Ben filmi izlerken kalp krizi geçiriyordum. Ne kadar etkilendiğimi anlatamam. Ama filmin reytingleri ve yorumları çok kötüymüş Kore'de. Yakın bir Koreli arkadaşıma sordum bu durumu. Filmde bazı Korelilerin kötü, bazı Japonların da iyi gösterilmesi çok dokunmuş Kore halkına. O olay sırasında tüm Koreliler iyi tüm Japonlar kötüydü diyorlarmış. Halbuki bu mantıklı mı allaşkına arkadaşlar!!! Vatanseverliğin b.kunu çıkartmamak, hayalperest olmamak lazım. Bizim Kurtuluş Savaşı döneminde kötü Türkleri hainler yok muydu? Öyle bir olayda da sadece kendisini düşünen bencil Korelilerin olması kadar doğal birşey olamaz. Saçmalamış insanlar, filme yazık olmuş. Ama bana sorarsanız mükemmel bir film! Mutlaka izlemelisiniz...

10) AYLA
ayla ile ilgili görsel sonucu

Ve tabiiki Ayla'sız bir liste olamazdı. Filmi beğenenler çoğunlukta evet, ama beğenmeyen de çok kişi gördüm ve anlam veremedim açıkçası. Savaş temasından uzaklaşmayarak ama savaş temasının da içerisinde batmayarak gerçek, insani bir hikayeyi olabilecek en güzel şekilde anlatmışlar bence. Oyunculuklar, çekimler, kostümler her şey çok güzel. Gözüme batan tek şey gereğinden fazla olan reklamlar oldu. Dizilerde görmezden gelebiliyorum ama bir film için haddinden fazlaydı sanırım. Onun dışında çok etkilendim. Oscar'a aday olamamasına çok üzüldüm ama şaşırmadım. Maalesef şaşırmadım...


NOT: Bu listeyi hazırlarken henüz Star Wars vizyona girmedi maalesef. Aralık sonunda gireceğini biliyorum ama henüz izlemedim. İzlersem bayılacağıma ve 'keşke listeye koysaydım' diyeceğime eminim. Bence sen onu da kafanda koy listeye sevgili okur^^

17 Aralık 2017 Pazar

İzledim: Go Back Couple

go back couple ile ilgili görsel sonucu

18 yılını birlikte geçirdikten sonra artık hayatları hiç de eskisi gibi aşk ve mutluluk dolu olmayan bir çift boşanma kararı alır ve ikisi de "keşke geçmişe dönebilsem ve seninle hiç tanışmamış olsam" der. Ve tanrılar onlara kulak verir, bir sabah kendilerini 18 yıl öncesinde buluverirler.

go back couple ile ilgili görsel sonucu

Çooook sevgili bir okurumun tavsiyesiyle başladım ve kesinlikle böyle bir diz beklemiyordum. Kore dizi dünyası 2'dir beni şaşırtıyor geçekten. Beklentilerimin inanılmaz üzerindeydi. Bi kere ben genelde 'peki o mutlu sondan sonra ne oluyor?' temalı dizileri sevmem. Ama bu çok başkaydı.

go back couple jang nara ile ilgili görsel sonucu

Aslında diziye güvenip başlamamın sebebi Jang Na Ra oldu. Çok beğeniyorum bu kadının oynadığı hemen her diziyi. Çok güzel rol yapıyor ve senaryo seçiyor.

Kendisi de oyuncak bebek gibi bişey; boyu posu olsun, tipi olsun, sesi olsun. Ama öyle Barbie gibi kusursuz güzellikte olanlardan değil de sarılıp uyuduğumuz sevimli olanlardan.

Karakteri Ma Jin Joo, dünyadaki hemen her kadın gibi evlendikten sonra kocasına, doğumdan sonra çocuğuna saçını süpürge etmiş, kendisini unutmuş, aynada gördüklerinden hiç de memnun olmayan bir ev hanımı. İnsanlar kendisini bu karakterle o kadar bağdaştırabilir ki, hemen Türk dizisinin içine koy sırıtmaz bir kadıncağız.


Choi Ban Do ise karısıyla çocuğunu geçindirebilmek için kendisini parçalayan, para kazanmak için gururunu hiçe sayan, ailesi için yaşayan, toplumdaki binlerce sıradan 'eve ekmek getiren baba' karakterinden birisi.

Son Ho Jun, beni şok etti oyunculuğuyla. Böyle güzel bir başrol performansı beklemiyordum açıkçası. Yeri gelince çok tatlı, yeri gelince muzur, yeri gelince acı çeken ve ağlayan o adamı o kadar iyi canlandırdı ki çoooooook sevdim!

İlgili resim

Çift olarak mükemmellerdi diyebilirim. Sanki gerçek hayatta da 20 yıldır birliktelermiş hissi verdiler bana. O rahatlık, doğallık, kimya... Gerçekten uzun zamandır en bayıldığım çift!

go back couple ile ilgili görsel sonucu

Ve 2. çocuk sendromuna kapılmamıza sebep olan Jung Nam Gil rolünde Chang Ki Yong. Chang Ki Yong'a bayıldım ama 92'li bebe kontenjanından takip listeme alamıyorum sorrryyyyy! Nam Gil'e gelince nasıl jilet gibi bir karakter, hafiften sert böyle ama aslında kalbi yumuşak, yaşadıkları onu sertleştirmiş. Kızdan hoşlanmıyordu aslında ama farketmeden aşık oldu birden falan. En sevdiklerimden vallahi!

Choi Ban Do ve Ma Jin Joo aralarındaki 18 yıllık anılar sebebiyle ne olursa olsun tekrar bir araya gelecekti, o mazi çöpe atılamazdı elbet ama her şeye sıfırdan başlamış olsaydı eğer, bu çocuk seçilebilirdi kesinlikle! Tipi benim için fazla güzel olsa da karakteri cuk olmuştu yani^^

İlgili resim

Bu arada yan kadronun mükemmelliğinden, her karakteri ne kadar sevdiğimden, arkadaşlıklarının tatlılığından ve öyle bi grubun içinde olmayı ne kadar çok isterdimden bahsetmek istiyorum.

Bahsettim sanırım hihihiih^^

İlgili resim

Bir de Kim Mi Kyung'un ne kadar hayran olduğum ve mükemmel bir oyuncu olduğu durumu var tabii ki... Hangi diziye girse bambaşka bir karakter, bambaşka bir hava! Kusursuz bir oyuncu sanırım. Burda da şarkı söyleyişi ve moon walk yapışıyla yine hayretlerle hayran bıraktı beni kendisine <3<3<3



Dizinin konusuna gelirsek... Ailesi için kendisini parçalayan bu kadar iyi bir anneyle bu kadar iyi bir baba neden ayrılıyor ki peki???

İşte burda her şey o kadar hayatın içinden ki... İkisi de elinden gelenin en iyisini yapıyor, ikisi de birbiri için hep en iyisini düşünüp istiyor aslında ama aralarında iletişim hiç yok. Ne hissettiklerini, ne istediklerini, neye üzüldüklerini, günlük hayatta nelerin neden onları yıpratıp yorduğunu birbirlerine kesinlikle anlatmıyorlar. Adam bütün gün dışarda neler çekiyor, ama eve gelirken her şeyi bırakıp giriyor içeriye, karısıyla paylaşmıyor. Aslında niyeti iyi, kendi dertleriyle karısını üzmemek ama o dertlerden doğan stresini ister istemez yansıtıyor tabi. Kadın da aynı şekilde; bütün gün yorgunluk, stres yada üzüldüğü pek çok şey var ama kocası kapıdan girince hepsini gizliyor ondan. Yine niyet aynı, kocamı da üzmeyeyim çabası. Birisi alışveriş yapıp getirirken öbürü pişirip önüne koyuyor ve böylece yaşayıp gidiyorlar. Hiç bir şey paylaşmadan... İşte sonra o içlerinde tuttukları yorgunluk, bitkinlik bir gün birden patlayıveriyor. Birbirlerini anlamıyorlar, niyetlerini, neler yaşadıklarını bilmeden ikisi de birbirlerini suçluyorlar ve böylece aslında aşk dolu olan bir evlilik bitiveriyor...

Çok gerçek değil mi?

İlgili resim

Bu ikili çok şanslı ki aslında sahip olduklarının ne kadar değerli olduğunu anlamalarını sağlayan bir fırsat çıktı karşılarına. 'Keşke senle tanışmasaydım'lar 'Sensiz yaşayamam'lara döndü sonunda.

Keşke hepimizde bir kere böyle bir şans verilse...
Ben mesela "Hiç keşkem yok" diyenlere ne kadar imrenirim anlatamam... Benim çok var çünkü. Neler değiştirirdim nelerrr.....

İlgili resim

Bu arada Goblin, Descendants of the Sun gibi popüler dizilere çok sevimli göndermeler var ara ara. İzlerken çok eğlendim^^


Uzun lafın kısası mükemmel kadrolu, mükemmel senaryolu bir dizi.

Garip bir şekilde,

FANTASTİK AMA ÇOK GERÇEK...








2 Aralık 2017 Cumartesi

İzledim: The Package

the package ile ilgili görsel sonucu

Bir haftalık Fransa gezisine katılan bir grubun her bir üyesini buraya sürükleyen enteresan hikayelerini ve bu gezide doğan bir aşkı izliyoruz.

the package ile ilgili görsel sonucu

Öncelikle bu diziyi bloglarında ballandır ballandıra anlatmayan tüm blogger arkadaşlarıma teessüf ederim!!! Nasıl böyle mükemmel bir diziden bu kadar geç haberim oldu ben de bilemiyorum.

Sadece CNblue ve Jung Yong Hwa sevgimle, aşırı beklentisiz başladığım; "Popstarlar dizi yapınca çok da kaliteli olmuyor ama 12 bölümcük en azından, Jung Yong Hwa hatrı için izleyeyim." dediğim dizi beni kendine hayran bıraktı. 

Son yılların en büyük şoku!

İlgili resim

Jung Yong Hwa, celebrity dünyasında görüp görebileceğiniz ennnnn ponçik insan inanın bana! Bütün talk showlarda, konser yayınlarında, dizi çekimlerinin kamera arkalarında ve hatta canlı canlı izlediğim kadarıyla ondan daha güler yüzlü, sıcak kanlı ve düşük egolu birisini görmedim. Hastasıyım ve dediğim gibi onun hatrına başladım diziye.

Karakteri San Ma Roo centilmen ve iyi kalpli (insanın içini bayanlardan değil), dürüst ve sevimli yani böyle tam evlenilecek adam tipiydi. 

Kedi yavrusu gibi, köpek yavrusu gibi, tilki gibi, kader gibi bir erkek....
(Diziyi izleyenlere selam olsun, sadece onlar anladı)

the package yoon soso ile ilgili görsel sonucu

Yoon So So rolünde ise Lee Yeon Hee vardı. Ben bu kızı çok beğendim bu dizide. Siz de bi baksanıza şu fotoğrafa...

Diğer dizilerdeki başrollerdeki gibi ipek gibi saçları, pembiş pembiş dudakları, meşhuuuur 'Korean Fashion' a kapılmış bir tarzı yoktu. Çok doğal, çok gerçek. Hem tarzı hem karakteri. Çok severek izledim.

İlgili resim

Çok da doğal ilerleyen bir aşk hikayesi izledik. Kader teması o kadar güzel işlenmişti ki bana bile dokunmadı. 

the package ile ilgili görsel sonucu
Ortadaki ajumma kalp ben!
Şimdi dizinin en güzel şeylerinden bahsetmek istiyorum:  mükemmel kadrosu!!!
Birbirinden etkileyici o kadar güzel karakterler, ve onların öyle etkileyici hikayelerini izledik ki... Normalde hep başrol çifti izliyim gerisi yalan diye düşünürdüm ama burda diğer hikayeler öyle güzeldi ki anlatamam.

Dizide 'başrol' diye birilerini işaret etmemize rağmen herkese aynı ekran süresi ayrılmıştı sanırım. Yani en çok aşık çiftimizi izledik, bütün olaylar onların etrafında döndü de diğerleri çerezdi mevzusu yoktu. Herkesin hikayesi 'başrol'dü. 

Bu insanlar neler yaşadılar da buraya geldiler? Bu bir haftada ilişkilerinde neler değişti? Bu Fransa gezisi kendilerinde neleri keşfetmelerine sebep oldu? Dönünce nasıl yaşadılar? 

Ayrıca ilk gün birbirlerinin yüzüne bile bakmayan insanların zaman geçtikçe farklılıklarını kabul edip, birbirlerini anlamasını ve insani ilişkilerinin nasıl iyileştiğini izledik. Ay çok bayıldım diziye nasıl anlatacağımı bilemedim daha...

İlgili resim

Dediğim gibi dizi 7 günlük bir Fransa turunu konu alıyor. 12 bölüm boyunca gün be gün Fransa'yı onlarla birlikte gezmiş gibi hissettim. Belgesel mi desem, sanal Fansa turu mu desem... Diziyi o kadar güzel çekmişler ki, çoğu zaman ordaymışım gibi oldu, rehberin belli bölgelerle ilgili verdiği ilginç bilgiler hala aklımda, sanki ben de tura katılmışım gibi. 

İnanılmaz Fransa manzaraları, bilgileri vardı. Böyle dolu dolu bi diziydi yani. Her yerde resim yapan ressamlardan, oradan ilham alan edebiyatçılardan bahsettiler ki bayıldım! Ayrıca mesela bir yere gidince orda çekilmiş ünlü bir Fransız filminden mi bahsediyor rehber, çat diye o filmden kesitler giriyor araya... Bir Fransız şarkının adı mı geçiyor, hemen o şarkı çalmaya başlıyor... 

Şöyle diyeyim ben size, ben Fransa'ya gittim ama rehberimiz ne orada çekilmiş filmlerden, ne yazılan meşhur şarkılardan ne de orada ilham bulup resim yapmış meşhur ressamlardan bahsetmemişti. Hepsini bu diziyle öğrendim ve inanılmaz büyülendim. 

the package ile ilgili görsel sonucu

Diziyle ilgili daha ne yazsam bilemiyorum ama işin özeti şunlar kalıyor aklımda:

Birbirinden farklı hikayeleri olan bir grup insan ve
Görsel bir şölen...

Bir de, kimse hakkında gerçekleri bilmeden ön yargılı bir şekilde yorum yapmamamız gerektiği... Çünkü bazen bırakın duyduklarımızı, gördüklerimiz bile zannettiğimiz gibi olmayabilir. Dizide örneğini bolca göreceksiniz.
.
.
.
Kore'deki reytingi ne oldu bilmem ama Avrupa'da hak ettiği değeri görmediği kesin. Bildiğimiz klasik Kore dizilerinden çok farklı, çok fresh, akılda kalıcı ve mutlu eden bir dizi. 

Şiddetle tavsiye ediyorum!!!!!!!!




27 Kasım 2017 Pazartesi

İzledim: While You Were Sleeping

Image result for while you were sleeping

Hong Joo rüyalarında geleceği gören bir kızdır. Daha kötüsü tanıdığı veya tanımadığı insanların ölümlerini de görmektedir. Bu sırada yeni savcı olmuş Jae Chan ile tanışır ve onunla birlikte rüyalarında gördüğü korkunç geleceği engellemeye çalışırlar.

Image result for while you were sleeping


"Yılın son yarısında elle tutulur bir dizi yok yeaaaa" diye düşünürken, SONUNDA içimi rahatlatan bir diziyle karşılaştım!

Uyarmama gerek var mı bilmem ama ucundan spoiler'li bir yazı okuyabilirsiniz ona göre!

Image result for while you were sleeping hong joo

Baş rolde çook da dört gözle beklemediğim Bae Suzy vardı. Ama beni öyle bir utandırdı ki bu sefer anlatamam!!! Suzy'ye neler olmuş arkadaşlar! Bildiğimiz oyuncu olmuş yaa...

Uncontrollably Fond'da bal böceğimin (Kim Wo Bin) partneri olmasına rağmen nasıl donuk nasıl suratsızdı. Oyunculuk desen yerlerde... Onun yüzünden zorla izlemiştim diziyi desem yeridir. Ama bu geçen 1 yılda oyuncu koçlarıyla mı çalıştı ne yaptı bilemem aşırı ilerletmiş kendini. İnanın ki çok sevdim!

Hem komik, hem tatlı, hem hüzünlü olmayı başarmış. İnanmazsınız mimikleri bile var hahaha^^
Şaka bir yana oyunculuğunu çok başarılı buldum ve eminim ki alıp yürür burdan.

Hong Joo'ya gelince... Lanetlenmiş mi desem ne desem bilemedim. Bir insanın başına gelebilecek en kötü özel yetenek olsa gerek. Sevdiğin kişilerin öldüğünü görmek ve çoğu zaman hiçbir şey yapamamak... Çok güçlü bir kız gerçekten. Karakteri çok sevdim. Ne fazla mızmız ne çok sert. Tam sevdiğim, aklı başında ama sevimli kadın karakterlerdendi. Bence tek gıcık yani -ki bu nedense Kore dizilerindeki kadın karakterlerde hep oluyor- diziye pançik pançik başlayan Hong Joo'nun gittikçe donuk bir kıza dönüşmesiydi.

Related image

Lee Jong Suk malum genç kızlarımızın prensi. Vallahi benim tipim değil, hayranı olmayan azınlıktanım sanırım. Ama çok iyi oyuncu kabul!

Jae Chan'ın şapşirik hallerini, üzülmelerini, korkusunu, her şeyini çok iyi aktardı seyirciye. Hele ki sonlarda bir ağlama sahnesi var, yarabbim beni bil hıçkırıklara boğuyordu nerdeyse kendiyle birlikte. Çok başarılı.

BRAVA!

Not: Lee Jong Suk'un teninin beyazlığı her seferinde biraz daha şok ediyor beni. Aklım ermiyor yahu..

Related image

İkiliye gelince... Aşkın oluşma ve ilerleme evreleri çok güzeldi. Böyle gökten manasız bir aşk inmedi, resmen birbirinin kaderiydi bu ikili.

Ama "Allahım aralarında öyle bir kimya vardı ki kıvılcımlar çıktı" yada "Öfff ne aşktı be" diyemicem. Bence her ikisi de çok iyi oyunculuk çıkarmalarına ve karakterlerini yüceltmelerine rağmen birbirlerine çok da iyi uyum sağlayamadı.

Gerçi dizinin bitmesiyle Suzy ve Lee Min Ho'nun ayrılık haberinin çıkması beni bir işkillendirmedi değil ama neyssssse...

Image result for while you were sleeping lee yoo beom

Kötü adam Lee Yoo Beom'dan da (Lee Sang Yeob) azıcık bahsetmek istiyorum. Bu güzel adamın içinden ne çıktı öyle yaa... Para için kötü insanların binbir pisliğini yok edip onları suçsuz göstermesi yeteri kadar kötü değilmiş gibi gittikçe kendini kaybetti manyak!

Yalnız 'kötü karakter' olarak çok sevdim. Çünkü çok gerçekti. Müvekkillerinin tüm suçlarını örtbas etmek için 40 takla atan avukatların her yerde var olduklarını düşünüyorum. Neticede haklı da haksız da olsa onların görevi savunmak! Hiçbir avukatın yeteri kadar parası olan bir müşteriye "Ama siz haksız ve suçlusunuz ben sizi savunamam kiiii" dediğini düşünmüyorum. Avukatlık azıcık ucundan şeytani bir meslek sanırım...

Neyse yahu. Lee Sang Yeob da oldukça başarılıydı uzun lafın kısası..

Related image

Bu üçlüye bayıldım ayrıca. Özellikle Han Woo Tak, hayran kaldığım bir insan oldu. Bu üçlünün arkadaşlık sahnelerini saha çok görmek isterdim.

Image result for while you were sleeping choi dam dong
Özellikle Kim Won Hae'nin canlandırdığı
 Choi Dam Dong 10 numara 5 yıldız bir karakterdi!
Han Woo Tak dışında genel olarak dizinin yan karakterleri mükemmeldi. İyisinden kötüsüne herkes yerine 'CUK' diye oturmuştu adeta. Ne bir fazlalık ne de bir eksiklik. Casting'e burdan alkış!!!!

Ayrıca diziye gelip giden konuk oyuncuların da her birisi oldukça ünlü ve başarılı oyunculardı. Çok hoşuma gitti bu durum. Birkaç bölümde bir uğraştıkları hukuki dava değiştikçe yepyeni ünlü isimleri görme şansımız oldu.

Ha aklıma gelmişken bunu da söyleyeyim: bu birkaç bölümde bir ilgilendikleri hukuki davanın değişmesiyle konunun değişmesi durumu çok hoşuma gitti. Çünkü genelde savcılı avukatlı hukuki dizilerde, devamlı olarak kovaladıkları sabit bir kötü adam olur ve hep onunla uğraşırlar. Ben de bu durumdan çok sıkılırım. Ama bu dizi beni hiç sıkmadı.

Image result for while you were sleeping hong joo and jae chan

Dizide çok hoşuma giden birkaç ayrıntıdan bahsetmek istiyorum, aman spoilerlara dikkat!

Genelde esas kızımızla esas oğlanımızın geçmişlerinin bir yerlerde çakışmış olması durumunu hiç sevmem ve bana çok bayat gelir. Ama bu dizide çok hoş işlenmişti.

Jae Chan'ın savcı bürosunun önünde, arabasının içinde çekildiği ve herkesin ezikleyerek baktığı şapşik fotoğraflarının aslında babası için olduğu ayrıntısı çok güzeldi.

Yine Jae Chan'ın babası için hayatını ve kendisini nasıl değiştirdiğini görmek çok duygusaldı.

Rüyaların hangi sebeple görüldüğü, eskiden kurtardıkları ajossinin de o rüyaları görüyor olması ve o ajossinin kim olduğu yine 10 numaraydı!

En sevdiğim detay ise en sonda, dizi boyunca ölümden/sorundan kurtarılan kişilerin farkında olmadan birbirlerine yardım etmeleri, önemsiz bile görünse ufak bir dokunuşla birilerine yardım ederek dünyayı daha güzel bir yer yapmalarıydı. Bence çok güzel bir mesajdı.

Image result for while you were sleeping kdrama wedding photo

Ve ciddiyim, dizinin güzel bir sonu vardı.

Related image

Genel olarak diziyi çok beğendim. Aşk (azcık daha tutku göreydik iyiydi), dostluk (helal olsun sana Woo Tak-koca adam), gözyaşı, komedi... Her şey vardı.
Ama bir efsane miydi?
Sanırım hayır.
Yine de rahatlıkla tavsiye edebilirim!

Related image