''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

17 Şubat 2017 Cuma

Bir Höst Demek İstiyorum!

Hastalıktan kırıldığım şu günlerde bloga ufak bir ara vermiş gibi oldum çünkü kendimi cidden iyi hissetmiyorum. Affedin...

Ama hasta yatağımda yatarken Show Tv'nin Aşk ve Gurur fragmanını görünce dayanamadım, aldım klavyeyi elime, klavye kabadayılığı yapayım dedim!

show tv aşk ve gurur ile ilgili görsel sonucu

Show Tvnin yeni dizisi Aşk ve Gurur direk Jane Asuten'ın romanından uyarlanmıştır imzasıyla çıkmış efendim. Fragmanını izledim, inanamadım. Ne alaka?

Şimdi soldaki arkadaş güya Mr Wickham anladığım kadarıyla, kızımız zaten Elizabeth, sağdaki de (ki oyuncuyu çok severim) Mr Darcy. Yuh!

Neden böyle tepki verdiğimi anlamayanlara şöyle söyliyim, Jane Austen benim en sevdiğim yazar olduğu gibi Aşk ve Gurur da en sevdiğim romandır. Her sene bir kez okur, dizi-film tüm versiyonlarını birer kez izlerim. Darcy ise ilk aşkımdır, hayali erkeğimdir, kalbimdeki yeri çok farklıdır. Dolayısıyla bu konuda hassasım!

Şimdi benim için çok özel olan bir şeyi böyle dizi yapmak için orasından burasından çekiştirip saçma sapan hikayeler sokup araya suyunu çıkartacaklar yaa, ona şimdiden üzülüyorum. Bilmeyenler yanlış tanıyacak bi kere. Sonra dönem romanı o, günümüzde mahvolacak. 

Hepsini geçtim fragmandan anladığım kadarıyla orjinalle pek alakası olmayan garip bir şey bekliyor bizi. Çocukluktan beri kendisine aşık olan adamla sonradan tanıştığı adamın arasında kalan mütevazi bir kızın hikayesi. Hayır iki adamın birbirine düşman olması ve kızın 5 çocuklu bir ailenin kızı olmasıyla hoooop Aşk ve Gurur olmuyor ki yani! O romanın bambaşka bir alt hikayesi bambaşka bir konusu var.

Açıkçası üzüldüm yani. Bazı şeylere deneyimsizce dokunmamak lazım sanki. Her şeyi uyarlamaya çalışmamak lazım. Aşk ve Gurur dönem ve edebiyat olarak bizim kültürümüzden çok uzak bir eser. Onu modern Türk hikayesine çevirmeye gerek yoktu bence. Klasik İngiliz edebiyatının bir parçası olarak dizi-film de yapamayacağımıza göre dokunmayalım kalsındı. Tabi çok geç. Dokundular.

Neyse sizle paylaşmak istedim. Bayaa üzüldüm...
İzlemeyenler için fragman:


İçim kanadı şu fragmana...
Show Tv'ye bir höst demek istiyorum!

8 yorum:

  1. Ay inanmıyorum, ciddi olamazlar , hayır ya . Ne tepki vereceğimi bilmiyorum bana hikayesi kore dizlerinin uyduruk uyarlamaları gibi geldi açıkçası , üzüldüm şimdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. di mi bence de çok üzücü! ayrıca ne kadar kore dizisi sever birisi olsam da kore dizilerinin dandirik uyarlamalarından daha da beter bir durum bana kalırsa... koskoca pride and prejudice ya bu!

      Sil
  2. Ayyy fragmanı görmemiştim ama bu yazdığını okuyunca göresim kalmadı. Aşk ve Gurur benim de en sevdiğim romanlardandır ve basit bir yapımla heba olmasını, Türk gençliğinin o kitabı basit bir yapımla tanımlarını kat'iyen istemem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de en çok ona üzülüyorum inan ki... yani biz kendi tarihini muhteşem yüzyıl'dan öğrenmeye çalışan bir milletiz, şimdi herkes aşk ve gurur'u okumuş zannedecek kendisini. halbuki kitabın kendisiyle alakası yok.. yeni nesil kesinlikle bihaber olacak jane austen'dan -_-

      Sil
  3. Vay vay vay yani.Ben bu romani okuyupda etkisinde kalmayan 1 insan bile gormedim simdiye kadar.Cok severim şahsen.Muthis bir yapim.Ingiliz edebiyyatinin kendine has tadini bozmamaliydilar size katiliyorum.Yazik olucak guzelim esere.Muhtesem Yuzyila gelince, izlerken nasil boyle bir dizi cekipte Kanuni gibi padisahi haremden cikmayan zevk duskunu gibi gosterirler diye affiniza siginarak bayagi kufur etmisligim vardir.Biz Azerbaycanda tarih derslerinde boyle bir Kanuni gormemistik zira.Tarihin onemli bir padisahi Kanuni Sulatan Suleymani bildiyin hanim koylu yapan sefiller bu eseri perisan ederler vallaha.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya aslında ben o konuda biraz farklı düşünüyorum. dizi bu adı üzerinde belgesel değil. sonunda da hayali fikirlere dayandırılmıştır tadında bir yazı geçiyor. öyle tarihi gerçekliği %100 aramamak lazım bana kalırsa. dünyada örnekleri sayısız yani. bilmem kaçıncı Henry'leri, Fransua'ları falan sayısız filmde gerçek karakter olarak kullanıp yanına da bilimum uydurma hikayeler yada farklı karakterler koyuyolar. kimse de çıkıp vay efendim bizim henry'miz böyle bi kral değildi siz ne büçüm gösteriyorsunuz onu bu da tarihi çarptırmadır demiyor. neden? çünkü dizidir filmdir yani. senaryodur neticede belgesel olmayan ger şey. ne biliyim benim fikirlerim öyle. ben şahsen muhteşem yüzyıldan çok zevk almıştım. gerçek karakterler ve olaylardan esinlenilen bir kurgu olarak görmüştüm. o yüzden tarihi muhteşem yüzyıldan öğrenmeyi komik buluyorum yaa...
      ay çok uzadım, ayrı bi blog yazısı ister bu konu^^ aşk ve gurur'a cidden yazık oluyor işin özeti^^

      Sil
    2. Tabii ki tarihi dizilerden ogrenmek taraftari degilim ben de ama Muhtesem Yuzyilda Kanuninin karakterini zayiflatmislardi bana gore yoksa tabii ki,kurgu,ek karakterler ve ya olmayan olaylari olaya katmalari kacinilmaz sonucta kac sezonluk bir dizi degilmi?!))

      Sil
    3. işte kendilerince bişeyler katıp anca o kadar bölümlük senaryo çıkartabiliyolar. malum ülkemizde başarılı dizi demek 200 bölümlük dizi demek maalesef ki..

      Sil