''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

2 Eylül 2016 Cuma

İzledim: Shine or Go Crazy Yorumu

Beautiful Mind'da Jang Hyuk'a methiyeler dizdikten sonra, ara vermeden listemdeki bir diğer Jang Hyuk dizisine geçeyim dedim. Şimdi diyorum ki, Beautiful Mind da neymiş, Jang Hyuk'un masterpiece ı kesinlikle bu dizi!!!


Lanetli olarak doğduğu için saraydan uzaklaştırılıp dağlarda büyüyen prens Wang So, yıllar sonra kral babasının isteğiyle saraya geri döner. Babasının gizli birliğinin başına geçerek soylular arasındaki yozlaşmayı sona erdirip tahtı güçlendirmek ve yüzyıllarca sürecek bir Goryeo yaratmak ister. Bu sırada prens Wang So lanetini sona erdirmek için içerisinde yıldız barındıran birisiyle evlenmek zorundadır. Yıldız barındıran 2 kişi vardır, kraliyet kararıyla zorla evlendirileceği prenses ve yolları şans eseri kesişen Shin Yool.


Bu dizide Jang Hyuk'a ne kadar iltifat etsem az kalırmış gibi geliyor. Oyunculuğuna o kadar hayran kaldım ki anlatamam. Her bir bakışı birbirinden anlamlı ve duygu doluydu. Onun gözü her dolduğunda benimki de dolu, o her güldüğünde ben de güldüm. İnanılmaz bir oyunculuk sergiledi gerçekten.


Kahkahalarının arkasına sakladığı gözyaşları, elinden bir şey gelmediği zamanlardaki çaresiz bakışları, sessiz feryatları... Daha çoook çok uzun anlatmak istiyorum ama gerçekten sayfalar yetmez. Bi ödül aldı mı bilmem ama kesinlikle ödüllere layık bir oyunculuktu.

Özellikle Shin Yool'un hapishanede hasta olup onun yandaki koğuştan elinden bir şey gelmeden feryat ederek onu izlediği ve başkente geri döndüğünde Shin Yool'un öldüğünü zannetiği sahneleri yani diziyi izlemeseniz bile bi açın izleyin derim.


Prens Wang So karakteri gerçekten omuzlarında büyük yükleri olan bir adamdı. Lanetli diye saraydan kovulup vahşi bir şekilde dağlarda büyümüş ama bu sayede sarayın entrikasından uzak ve temiz kalmış bir adam. 

İki kişiliği vardı demek hiç yanlış olmaz. Bir tanesi sorumlulukları altında ezilen ağır başlı prens Wang  So, diğeri ise bu sorumluluklardan, dertlerden kaçmak için kullandığı soytarı yüzü So So. Benim için gerçekten çok derin ve güzel bir adamdı.


Dağlarda büyümüş ama insanlığını kaybetmemiş prens Wang So karakterini ben çok çabuk benimsedim ve sevdim. Hani böyle bazı dizilerde kendisine alıştıran karakterler olur yaa, bu adam tam da öyleydi. Kimin morali bozuk olsa, ortada kötü bir durum olsa hemen soytarı karakterine bürünür ve insanları mutlu eder, sarıldığı an arkada yüzü değişir ama, o kişi için üzülüp bir çözüm aramaya başlar anında. Hepimizin böyle insanlara ihtiyacı var sanırım bu hayatta...


O özlediğimiz Jang Hyuk kahkahası bol bol var burda o yüzden. Realiteden kaçmak, çevresindekileri mutlu etmek için bol bol kahkaha atıyor, naralar saçıyor prens Wang So. Kocaman tepkiler, kocaman mimikleri olan kocaman yürekli bir adam!


Prenses Shin Yool rolünde ise Oh Yeon Seo vardı. Kendisini daha önce sadece Please Come Back Mister'da izleyip beğenmiştim. Bu dizi ondan daha eski aslında. Burda da çok beğendim. Yok olan bir toplumun son prensesi. Naif ama güçlü bir kız. 

Dizide Shin Yool'ün Wang So ile birlikte olamayacağını düşünüp erkek kılığında onun kardeşi olarak bile olsa yanında kalmaya razı olması bir an Coffee Prince dizisini hatırlattı. aynı sahne orda da vardı. 'Yanında kalmak için kardeşin olmam gerekiyorsa, o da yeter bana' tarzı bişey.


Bu çiftin inanılmaz bir kimyası vardı ama sanırım Jang Hyuk'la oynayan herkes ister istemez ayak uyduruyor adama^^ Gerekten çok beğendim. Karşılıklı kıkırdaşmalarından, öpüşmelerinden, karşılıklı ağlamalarına kadar öyle büyük bir uyum vardı ki... Hayranlıkla izledim ikisinin her sahnesini.


Dizide 2 prens ve Shin Yool arasında bir aşk üçgeni oluşuyor. Hem Shin Yool'a hem de tahta sahip olmak isteyen prens Wang Wook; iyi insanların bile amaçlarına ulaşmak uğruna hırslarına yenik düşüp kötü şeyler yapabileceğinin güzel bir örneğiydi sanırım. Her ne kadar sonradan pişman olup doğru yolu bulsa da uzunca süre yanlış işler peşinden koştu; kıskançlık ve hırsları yüzünden...


Bence dizinin en önemli karakterlerinden birisi kesinlikle Shin Yool'un abisiydi. Allahım çocouk gibi o ne tontiş adam öyle^^  Bu tarz diziler ufak dozda komedi içermezse hiç ilerlemiyor, savaş, tarih, dram derken acayip boğuyor. Ama bu dizide bu adam ve prens Wang So sayesinde tam da ihtiyaç duyduğumuz kadar komedi vardı. Kesinlikle favorilerimden birisiydi.


Prensin kraliyet kararıyla evlendirildiği prenses Yae Won roünde Lee Ha Nui. Ya bu kadın çok güzel değil mi yaa? Yalnız bir teorim var, bu kadını tüm rolleri başta kötü olup sonradan yavaş yavaş iyileşen kadınlar. Başroldeki Oh Yeon Seo ile birlikte Please Come Back Mister'da bu kadın da vardı ve aynı tarz bir roldeydi. Bi dahaki dizisini mutlaka takip edip teorimi araştrıcam!!!!


Öncelikle diziyle ilgili çok sevdiğim bi şeyden bahsetmek istiyorum. Dizi gerçek tarihi olayların kurgulanmasıyla yazılmış. Dizi sırasında kral, prensler ve hatta devlet adamlarının gerçek tarihi kişilikleri, rütbeleri altyazı şeklinde devamlı sunuldu seyirciye. Her biri gerçek insanlardı. Mutlaka olaylarda ve kişilerin aralarındaki ilişkilerde 'dizi olması açısından' kurgular yapılmıştı ki bu da dizi başlarken yasal uyarı olarak verildi. (aynı durum bizim Muhteşem Yüzyıl dizimizde vardı ama aklı selim bazı tarihçiler tarihi çarpıtıyorlar diye senaristlere dava açıp durdu. Halbuki bu bi dizi yani. Kimse Shine or Go Crazy'ye Kral Wang So'yu yanlış lanse ettiler diye dava açmamış mesela Kore'de^^)

Ben bu durumu çok sevdim. Hani eğlenirken öğrenmek vardır ya hahaha, sanki öyle oldu. Gerçek tarihten de parçalar öğrendim gibi geldi. Hatta dizinin sonunda Wang So tahta geçtikten sonra gerçekten dizi boyunca prens olarak amaçladığı şeyleri bi kral olarak gerçekleştirebildi mi diye merak ederken, tarihte kral Gwangjong'un gerçekten yaptığı reformları kronolojik olarak vererek karakterin ne kadar gerçek olduğunu bir kez daha gösterdiler.


Her zaman izlediğimiz klasik tarihi diziler Joseon döneminde geçiyor. Bu daha da eski, Goryeo döneminde geçen bir dizi. Krallarına sesleniş şekillerinden saray düzenlerine kadar her şey çok garip geldi (kendimi adeta bir Kore tarihçisi sanıyorum şuan). Etrafta kafalarına göre dolanan prensler, istedikleri yerde istedikleri şekilde kalıyolar falan... Bi de sarayın resmen en alt rütbesinde prensler var. Herkese saygı gösterdikleri gibi kimse bunları adam yerine koymuyo. Saçmalık mıydıııııı tarihi dönem farklılığı mııııı bilemicem ama garip geldi bana.


Bu arada yine bir cibiliyetsiz kral sendromu yaşadık. Şu Wang Sik Ryeom (resmini bile koyasım yok o kadar gıcık oldum) denen adamdan bu denli korkup, onun kuklası olma sebeplerini anlamadım yani. Koskoca kral höt dese kellesini alacak ama o ne derse onu yapıyo. Adam da şeytan mübarek yani parmağında oynatmadığı kimse yok. Zaten bunu canlandıran oyuncu adeta bir tecavüzcü Coşkun profili, her daim kötü adam rollerinde. Bir de nefesi tükenene kadar gülmesi yada bağırması var ki beni çığrımdan çıkartıyor o derece. İnatla resmini koymuyorum!!!! (merak edenler baksın oyuncu Lee Deok Hwa, hem nefes tükenme hem de kötü adam profili derken ne demek istediğimi anlayacaklar)


Dizi toplamda 24 bölüm, başta uzun olacak gibi geldi ama daha da uzun olsaydı izlerdim öyle diyeyim size. Böyle devamlı dramla içi sıkan, devamlı aksiyonla gözü yoran bir dizi değildi. Aksiyon, dram, komedi ve romantizm öyle güzel serpilmişti ki diziye elim hiç ileri sarmaya gitmedi. Böyle bana her zaman olan afakanların basması falan olmadı, merakla izledim ve çok etkilendim.


Çok kalabalık bir kadro ve mükemmel oyunculuklar var. Senaryo bence çok ama çok güzel. Sanki pek çok dizinin birleşmiş hali gibi. Komedi dizisi, aksiyon dizisi, dram dizisi, romantik komedi hepsi hepsi bir araya toplanmış. Çekim falan şahane. Özellikle dövüş sahneleri adeta dans koreografisiymişçesine yapılmış, ağız açık izlenen ve eğlenceli sahneler. Dövüş sahnelerini atlamayı tercih eden ben, burda pür dikkat izledim.


Ve dizinin en önemli noktası: bence bu dizide kesinlikle bir aşk destanı vardı. Lanetli prensle yok olmuş bir toplumun son prensesi arasındaki destan... Gerçekten destanlık bir aşk izledim ben!


E Melly kötü hiçbir şey mi yok? Olmaz mı? Detay vermek istemiyorum ama Shin Yool'ün abisi çıkan kişi, onun tepkileri, Shin Yool'ün bunu öğrenememesi falan biraz ı-ıh oldu. Bi de annesini arıyolardı falan hani noldu? O durumu havada bıraktılar. 

bu arada mükemmel bir öpüşme sahnesiydi bu!!!
Bir de tabii ki Kore dizilerinin kaçınılmaz felaketi, sonları... Yani kızı hastalıktan öldürün, biz de diyelim ki 'aaa mutsuz son oldu ya çok üzüldüm keşke mutlu son olsaydı' falan di mi. Bunlar ayrı kaldıklarında özlemden geberiyolar, birlikte olmak için birlikte ölmeye bile razı oluyolar, ne badireler atlatıyolar ama sonra her şey rahatlığa kavuşup adam kral olup mutlu olabilecekleri zaman gelince kız alıp başını gidiyo... Noldu şimdi??? Hadi tamam bu kekremsi gıcık sonu yaptınız, en sondaki sahne neydi? Buluştular mı? Buluşmadılar mı? Hayal mi? Bi günlük bi görüşme miydi? Neydi o allasen!!!! 

Cidden kafamı böyle allak bullak eden sonlardan nefrettttt ediyorum!!!


Peki bu son yüzünden 24 bölümü izlemeye değmedi mi? Acayip de değdi!!! Çok beğendim diziyi. Adeta bir destandı. Hem tarihi anlamda hem duygusal anlamda dolu dolu bi diziydi. Bilmiyorum benim kadar beğenen oldu mu ama sırf Jang Hyuk'un inanılmaz oyunculuğu için bile izlemeye değer. İçim çok rahat tavsiye ediyorum!!!


7 yorum:

  1. Sen emperess ki 'yi izledin mi , izlemediysen el temur diye bir uyuz karakter var , Wang Sik Ryeomla aynı görünüyorlar resmen fotoğrafına baktım nerdeyse kıyafetleri de aynı . Tarihi seviyorum bakıcam buna :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. empress ki çok uzun diye izlemedim ama herkes çok güzel diyo. dizisiz kaldığım boş bi dönemde ona da el atıcam bu gidişle^^
      gerçi wang sik ryeom la aynı tipte bi adamı bir daha görmek istiyo muyum orası meçhul ^^

      Sil
  2. Jang Hyuk 'un en sevdiğim dramaları (başka da izledim mi bilemedim şimdi ama en iyisi bunlardı) 1 Chuno 2 Fated to love you. Bu dizide Chuno 'nun üstüne çıktıysa izliyim ruh ikizim yoksa uğraştırma beni hayal kırıklığı yaşıyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaaa ben chuno'yu izlemedim ama bu dizide gerçekten çok iyi. fated to love you'nun falan kat be kat üstü ki ben de çok severim o diziyi. sen kesin izle! uğraşmak falan demiceksin sonra bak emin ol ^_-

      Sil
  3. evet evet bu diziyide izlemişdim ve çok beğenmiştim sonunu bende anlamamıştım gerçi bir teorim vardı ama untudm bak şimdi. ama izlenecek bir diziydi hele jaNG Hyuk varsa kesin izlenir birde CHUNO dizisini izle çok öneririm bakalım beğenicekmisin ben acayip beğenmiştim başrolde Jang Hyuk var ve konu çok güzel. emeklerin için teşekkürler çaban takdire şayan ayrıca ufaktan Jang Hyun fanı olduğun için fazla mutlu oldum ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu dizi gerçekten mükemmel!!! ayrıca sonrasında moon lovers'ı izleyince burdaki jang hyuk'un karakteriyle orda lee jun ki'nin karakterinin tarihte aynı kişiler olduğunu öğrenip daha da büyülenmiştim!!!!

      Sil
  4. moon kalbimdeki buyuk yaradir gerçekten hala dizinin kendimdeki etkisini hissediyorum çok güzel bir diziydi hatta dizi hakkında yorumlarınıda okudum baştan sona. bir gün cearetimi toplayıp böyle uzun uzadı nefretimi kusucam bazı karakterlere şuan hazır değilim aynı psikolojiye yeniden girmek istemiyorum sanırım. evet aynı karakter olduklarını bende diziyi araştırırken bulmuşdum güzel detaydı bence gerçekliği dahada artmışdı gözümde ki hayaller hayatlar fotoğrafına kadar :D

    YanıtlaSil