''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

27 Ağustos 2016 Cumartesi

İzledim: Beautiful Mind Yorumu


Lee Young Oh, tüm duyguları hissetmekten yoksun bir adamdır. Hiç bir hissi algılayamaz ve empati de kuramaz. Bunları yapamadığı için başkalarının da hangi durumlarda ne gibi duygular içinde olduğunu anlayamaz. Lee Young Oh, tüm bu eksikliklerini kapatmak ve sıradan bir insan gibi yaşamak için hayatı boyunca eğitilmiştir. İnsanlar gülünce ne yapar, mutsuz olunca ne yapar, kaşların, dudakların, göz bebeklerinin hareketi, her bir mimik ne ifade eder... Onun farklı olduğunu anlamasınlar diye o nasıl davranmalı... Çünkü o, etrafındaki insanları sadece vücut dillerini okuyarak anlayabilir. Hayatını, normal bir insan nasıl olunur, bunu öğrenerek yaşamış ve sonunda mükemmel bir beyin cerrahı olmuştur. Yeni çalışmaya başladığı hastanede garip ölümler meydana gelir. Bu ölümleri çözerken polis Gye Jin Sang ile tanışır ve yavaş yavaş hayatı boyunca hiç hissetmediği-hissedemediği şeyleri hissetmeye başlar.


Başroldeki Gye Jin Sang rolünde Park So Dam var. Allaşkına kim bu kız? Gerçekten tanımadığım bu kızı, oyunculuk anlamında da pek beğenmedim. Daha sonra da bahsedicem ama karakter zaten oldukça zayıf ve yetersizdi. Bir de öyle bir karaktere, Jang Hyuk karşısında böyle silik bir kızı koyunca... Ben pek beğenemedim maalesef.

Gye Jin Sang ise başlarda her şeye burnunu sokan vede yanlış anladığı için mahveden yeni yetme bi polisken sonlarda... Sonlarda pek yoktu bilemiyorum hahaha


Lee Young Oh rolünde Jang Hyuk. Bu adamın karizması nolcak? Cidden nolucak yani??? Yine aşırı kuvvetli oyunculuğuyla harika bir Jang Hyuk izledik. Rahatlıkla söyleyebilirim ki dizinin tek başrolü oydu. Tüm diziyi tek başına yürüttü. Yalnız karakter sebebiyle o özlediğimiz Jang Hyuk kahkahasını göremiyoruz burda artık napalım -_-
Jang Hyuk bu dizide, kaşlarının üzerine adeta bir martı gibi konmuş saç stili dışında bir harikaydı!

Lee Young Oh'a gelince, gerçekten çok ama çok zor bir durummuş bu duygusuzluk... Öyle üzüldüm ki. Yalnız kalmak, dışlanmak, psikopat diye görülmek... Ama tüm bu duygusuzluğu sayesinde hastaları objektif olarak değerlendirip en doğru teşhisleri koyan bir doktor... Kendisini insanların vücut dilini öğrenerek eğittiği için hastaların da vücudunu okuyup hatasız değerlendiren bir doktor... Mükemmel kurgu! Gerçekten çok iyi yazılmış bir rol ve karakter olduğunu düşünüyorum. 


Jang Hyuk ve Park So Dam arasında 15 yaş varmış. Böyle karizmatik bir adam hiçbir yaş farkını gözümüze sokmuyormuş onu öğrendik.

Dizinin konusunda dediğim gibi, Lee Young Oh, Gye Jin Sung sayesinde tekrardan hissetmeye başlıyor. Ama bence öyle olmadı. Hastane deneyimi, birlikte çalıştığı insanlar, hastaları ona bu yetiyi kazandırdı. İkisinin arasında öyle büyük bir aşk hikayesi yoktu. Gye Jin Sang bence çok silik ve eksik yazılmış bir karakterdi. İkisinin bir araya geldiği zamanlar o kadar azdı ki... Dizinin ortasına kadar hiçbir etkileşim bile yokken birden bire Lee Young Oh, Gye Jin Sung'dan hoşlanmaya başladı ki bence çok garip oldu bu hız. Saki senaristler 'aaa aşk hikayesini koymayı unuttuk, çabuk çabuk bu bölüme hoşlanma sahnesi yazın' demişlercesine...

Bence kız da doktor olsaydı, daha çok etkileşme fırsatı olurdu bu çiftin, daha güzel sahneler ve bir aşk hikayesi çıkardı. Yanlış yazmışlar hahahahaha^^


Bırakın aşkı, her bölüm ikisinin birlikte en fazla 2 dk görüntüsü vardı bile diyebilirim. Yani bana göre bu dizi medikal-romantik değil direk medikal dizi olarak isimlendirilip tek başrolü de Jang Hyuk denilebilir. Gayet de güzel olur o zaman.

Jang Hyuk, böyle kötü bir hastalığı olan bir adamın, bir hastanede yaşadıklarıyla yavaş yavaş nasıl insanlaştığını ve hayat nasıl tutunduğunu izletti bize. Konu buydu!


Diziye hevesle başlama sebeplerimden birisi de sevdiğim oyunculardan Yoon Hyun Min'in olmasıydı. Doktor Hyun Suk Joo, ilk birkaç bölümde çok boy gösterdi. Kesinlikle 2. erkek olacak, bir aşk üçgeni göreceğiz diye düşündüm ama olmadı. Birden bire ilkelerinden sapıp yanlış yola giden bir adam oldu, sonra da yavaş yavaş silindi dizide. Arada bir figüranmışçasına yüzünü gördük, bir de son 2 bölümde ortaya çıktı sağolsun, o kadar. Açıkçası onu çok sevdiğim için hayal kırıklığına uğradım. Hem onun da olduğu bir aşk üçgeni hem de onun gülen yüzünü daha çok görmek isterdim.


Her dizide bi grup vardır ya hani, yan rollerden oluşurlar, onun iş arkadaşı, onun kardeşi, cafenin sahibi bilmem ne... Böyle hep aynı mekanda toplanıp (ev, balkon, cafe), olayları masaya yatırır, komik konuşmalar yapar bizi güldürürler. Hatta içlerinde her zaman sevimli tavırlarıyla ''ay ben şunu çok sevdim çok tatlı ve komikti'' dediğimiz bi tip olur. İşte o grubu burda hastanenin doktorlarıyla yaratmaya çalıştılar. Mekan da doktorların dinlenme odasıydı. Ama o kadar iticlerdi ki anlatamam. Bi de dizinin ortasında bu gruba birden isim takmak aklına gelmiş senaristlerin, Power Rangers diye fırlatıverdiler ismi. Hiç ama hiç sevmedim. Bu klasik konsepti kesinlikle uygulayamamışlar.


Bana kalırsa Jang Hyuk tüm diziyi tek başına sırtlandı, tek karakterin üzerine. Ve çok ama çok iyi bir iş başardı. Bu hasta adamın değişme hikayesini çok sevdim ben. Ama dediğim gibi, bu hasta adamın aşk hikayesi değildi bu kesinlikle. Kendini bulma, hissetmeye başlama hikayesiydi.

Nadir aşk sahnelerindeki o aşkı hissetmekle hissedememek arasında sıkışmışlığı, duygularına karşılık bulamayacağından korkan ama korkmak duygusunu bilmeyen bir adamın şaşkınlığını, her şeyi her şeyi çok iyi yansıttı ekrana. 


Dizi toplam 14 bölümdü. Reytingleri düşük olduğu için ani bir kararla 16'dan 14'e düşürülmüş havası direk vardı yani. O cinayet olayı, her şeyin huzura kavuşması çok hızlı sarıldı sanki. Birden hoooop her şey bitti. 

Ay bi de en son sahnede Jang Hyuk'un papyonlu hali vardı ki ''Allah'' dedim ''burdan çıkıp düğüne gidecek bu adam, en sevdiğim düğün sahnesiyle bitiyo bu diziiii!'' 
Ama olmadı tabi. O an, sadece bi kostümcü azizliğine uğramış Jang Hyuk yanılsamasıymış.



Ben şahsen saydığım tüm olumsuzluklara rağmen diziyi sevdim. Yada Jang Hyuk'un oynadığı karakteri sevdim. Bu adamı daha çok izlemek istedim. Hiçbir şey anlamadığı için boş boş baktığı anları, hastalarla kendini beğenmiş konuşmaları, özgüveni, alaycı halleri, hissedip hissetmediğinden emin olamadığı ve hissettiğinde de ne olduğunu bilmediği duyguları... Bu adamı izlemeyi sevdim ve merak ettim.

Dizide bir tutam mizah eksikti -ki onu sanırım 'Power Rangers' ile katmaya çalışmışlar ama olmamış- o da olsaydı çok daha iç rahatlığıyla tavsiye ederdim. Yine de kendisini Jang Hyuk'un karizmasına kaptıran herkesin izlemesi gereken bir dizi. Neden bilmiyorum ama -epey olumsuz fikir sundum malumunuz- çok beğendim ben.

Sizin de diziyle ilgili fikrinizi çok merak ediyorum ama böyle ilginç bir karakteri kaçırmayın derim ben.

4 yorum:

  1. Aslında merak ettiğim bir diziydi amma maşallah pek kallavi eleştiri olmuş. Son paragrafa gelene izlemem ben bunu oldum 😅 en son da kaçırmayın notunu düşmüşsün amma iş işten gecti galiba ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haahah evet ağır eleştirip ters köşe yapma huyum var sanırım^^ aslında bu dizi fazlaca istisna oldu çünkü dizinin olumsuz yanı çok olmasına rağmen çok iyi örülmüş bir hikaye ve mükemmel bir karakter vardı. sanırım sırf onlar için bile izlemeye değer gördüm. kaçırılmayacak bir karakter ve oyunculuk gibi geldi bana. her şeye rağmen^^

      Sil
    2. Aynen ben de izleyeyim diyordum ama ne çok olumsuz şeysi varmış -_-
      Jang Hyuk için izlerim ben de zaten izlersem severim onu <3
      Love story istiyorsak başka dizileri izleriz :P

      Sil
    3. yok yooook aşk hikayesi için asla izlenmez bence, kız varla yok arası zaten. ama jang hyuk'un oynadığı karakter için bunca olumsuzluğa rağmen bile izlenir^^

      Sil