''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

4 Ağustos 2016 Perşembe

İzledim: Beautiful Gong Shim Yorumu


Her zaman ablasının yanında çirkin görülmüş, hayatta pek bir şey başaramamış Gong Shim'in hayatı çatı katına taşınan Ahn Dan Tae ile tamamen değişir. Bu hikayeyi Gong Shim'den hoşlanan Seok Joon Soo'nun varlığı ve Ahn Dan Tae'nin unuttuğu geçmişi tam bi çıkmaza sokar.


Yazıma öncelikle diziye adını veren, Bang Minah'ın canlandırdığı Gong Shim'le başlamak istiyorum. Bang Minah'ın sesi azcık kulaklarımı tırmaladı benim başta ama sonra bir de ne göreyim, kız şarkıcıymış!!! Zaten izledikçe alıştı kulağım.
Gong Shim sarsak tavırları, şapşikliği ve çirkin olmasıyla çevresinde pek değer görmeyen bir kız. Dizilerde böyle tatlı, sevimli ve oldukça güzel olan kızlara hangi akla hizmet 'çirkin' sıfatını uygun görüyolar cidden anlayamıyorum. Senaryo bile olsa bu kızın 'çirkin' olmakla uzaktan yakından alakası yok. 


Hayır şu kızın güzelliğine bakar mısınız? Kafasında kimsenin göremediği 1TL büyüklüğünde bir saç dökülmesi yüzünden dizi boyunca peruk taktı. Bir Allah'ın kulu da çıkıp takma ne gerek var görünmüyor orası demedi. Hayır işin garibi o peruk da o kadar çok yakışmıştı ki, milletin saçına başına laf etmesine gıcık oldum. Gong Shim'i çok sevdim hala anlamadıysanız^^ İnanılmaz yumuşak kalpli, iyi niyetli, naif bir kızdı. Dizi sonunda 1 yıl içindeki ani tarz değişimini saymazsak o salaş, özensiz ama tatlı giyim tarzı da çok hoşuma gitti. Özellikle ayakkabıları ve elbiseleri. Bir de herkese adının yazılışını tarif edebilmek için (Korece'de bazı harf/karakterler çok benzer duyulsa da farklı yazılır) özellikle Gıooongşim demesi çok sevimliydi. 


Nam Goong Min'i Ahn Dan Tae rolünde izledik. Çok samimi söylüyorum, ilk defa Nam Goong Min'i gerçekten severek izledim. Yani şimdiye kadar oynadığı rollerden midir bilmem hiç sempati duymamıştım (We Got Married reality show hariç). Burda da başlarda içinden her an bir psikopat çıkacakmış gibi hissettim (malum en iyi yaptığı şey psikopat rolleri) ama tamamen şaşırttı beni.


Aşırı sempatik hatta sempatiklikten ölecek bir adamdı Ahn Dan Tae. Evet, ismi Kore dizi tarihinde gördüğüm en garip isim ama kendisi koca koca mimikleri ve Korelilerin aegyo dedikleri sevimli konuşmalarıyla tam bi canımdı. Yer yer büzük dudakları, sonlara doğru da bunca zaman peşinde koştuğu kıza kendini ağırdan satması beni gıcık etse de geçiyorum bunları. Çünkü bu dizi Nam Goong Min'i gerçekten sevdiğim ilk dizi olarak tarihe geçecek.


Dizinin en sevdiğim karakteri On Joo Wan'ın canlandırdığı Seok Joon Soo oldu. Evet karizmasından çarpıldığım bir 2. erkek sendromu yaşamadım ama çoğu zaman 'ben olsam Joon Soo yu seçerdim' diye düşündüm. Gözlerinin içi parlayan, güldüğü zaman gözlerinin içi gülen inanılmaz sıcak bir adam! Ben hayatımda bu kadar iyi kalpli, saf, karıncayı bile incitemeyecek kadar temiz bir insan görmedim.


Gong Shim'de aynı saflıkta bir kız olunca onları ekstra yakıştırdım. Bunca para pulun içinde büyümesine rağmen mütevaziliğini, büyükannesi tarafından ezilerek ve küçük görülerek yetişmesine rağmen saygısını yitirmemiş gerçekten mücevher gibi bir adamdı. 
Gong Shim için yaptıkları, adalet için kendi annesinden bile vazgeçecek duruma gelmesi, en ufacık bir konuda bile büyük bir samimiyetle defalarca özür dilemesi...Çok sevdim çok!


Her ne kadar onları yakıştırsam da başrol çift yine de aşırı tatlıydı. İlişkilerinin çok, çoook, çoooook çok ağır ilerlemesinin sinirlerime dokunduğu kısmı saymazsak oldukça şirinlerdi diyebilirim.


Birçok dizide gördüğümüz, çocuğun yurt dışına gidip uzuunca bir süre dönmemesi ve kızı hiç aramaması ama sonra hiçbir şey olmamış gibi geri dönmesi hikayesi vardı. Bunu cidden anlamıyorum. Yani her ne olursa olsun bir insanın 1 dk'cık bir telefon konuşmasına 1 yıl boyunca vakit bulamamış olmasına asla aklım ermiyor, kabul edemiyorum, ben olsam affetmezdim! Ama tabii ki yumuşak kalpli Gong Shim 2 güne tav oldu orası ayrı.


Bir de hani 'kızın iyiliği için kızdan uzak durmak' diye bir klasik vardır yaa, işte o da burda var! Ahn Dan Tae durmadan Gong Shim'den kaçarken çok güzel bir soru sordu Gong Shim ki bu soruyu kendisinden birden bire uzaklaşılan tüm başrollere tavsiye ediyorum:
1) Ölümcül bir hastalığın mı var?
2) Unutamadığın ilk aşkınla karşılaştın da beni onunla kıyasladığın için mi uzak duruyorsun?
3) Tefecilerden borç aldın da onlardan mı kaçıyorsun?
E bunların hiçbirisi yoksa benden ne diye kaçıyorsun be adam!!!! (tabi tatlı Gong Shim böyle isyan etmedi ama ben ettim yani)


Dizide mükemmel bir çatı katı var, Aman Allahım yani! O kadar beğendim ki anlatamam, kutu kadar aşırı sevimli bir yer. Ama gariptir ki mutfağı yok... Neyse, Ahn Dan Tae, Gong Shim ve Seok Joon Soo'nun birlikte orda takıldığı sahnelere bayıldım. Gong Shim herkes tarafından aşağı ve çirkin görülen (nedense bunu da anlamadım), yalnız bir kızken birden bire dünyanın en iyi iki erkeği etrafında dört dönmeye başladı. Azcık kıskandım açıkçası yani, çirkin diyolar ya bal gibi kıza, çirkin şansı bu olsa gerek^^


Gong Shim'in içten pazarlıklı, sinsi, mıkır mıkır konuşan ve herkesin çoook güzel dediği (ki ben o kadar da güzel bulmadım bence Gong Shim daha güzeldi) ablasına da sinir oldum. Sadece kendilerini düşünen bencil ailesi de ayrı olaydı! Gong Shim'i umursamamaları, sadece ablasına değer vermeleri, hele de kızcağızın odasını ablası için giyinme odası haline getirmeleri beni gıcık etti!!! Ama en azından sonlara doğru azcık sevimli oldular, ablasıysa şeytandan bozmaydı. Sevimsizzzzz!!! Dizinin sonunda onunla Seok Joon Soo arasındaki ilişkiyi havada bıraktılar ama ben aralarında hiçbir şey olmadığını hayal ederek mutlu sonlandırdım diziyi kafamda^-^

Beautiful Gong Shim: Episode 11 » Dramabeans Korean drama recaps:

Dizinin ilk 7-8 bölümün öyle bir zevkle izledim ki anlatamam. Genelde diziler tutuk başlayıp sonradan açılırlar ya bu dizi tam tersiydi sanırım. Başlardaki komedi, romantizm gerçekten çok sevimliydi. Salak salak sırıtarak ve hevesle geçtim her yeni bölüme. Sonradan diziye Ahn Dan Tae'nin geçmişi araştırma olayları girdikçe tabii ki gerilim baş gösterdi ve o sevimlilik azcık yok oldu. Ahn Dan Tae'nin şapşirik tavırlarının kaybolması, bu 3'lünün arkadaşlığının bozulması derken dizi azcık ağırlaştı, karalar bağladı ama sona doğru çok şükür ki eski temposuna kavuştu.



Dizide malesef hiç anlamlandıramadığım, yakıştıramadığım garip bir şey vardı: Ahn Dan Tae'nin insanların hareketlerini ağır çekimde görme yeteneği... En başta bir kaç kere değinildi buna, 1-2 kavgada işe yaradı. Sonra bi anlamı olucak zannettim ama böyle samimi bir şeye öyle doğaüstümsü bir güç o kadar yersizdi ki... Aksiyon dizisi falan olsa anlarım da! Sanırım senaristler de bunu farketmiş olacak ki bu yeteneğin yavaaaş yavaş adı anılmaz oldu, son bölümlerde de tamamen unutuldu, yok oldu.


Benim gözümde en büyük kusur dizinin 20 bölüme uzamış olmasıydı. 16 bölümde bitirilebilecek bir diziydi. 20 bölüme uzaması, sıkıntılı olayların geçtiği bölümlerin de daha fazla olmasına sebep olmuş ki böylece başlardaki o coşkudan azcık koptuk. Sona mutlu sonla her şeyi toparlasa da düğünlü dernekli bir sonu tercih ederdim açıkçası keza zaman atlamalı sonlar mutsuz sonlardan sonra en sevmediğim son çeşidi (çok 'son' dedim ama anladınız siz olayı di mi ^-^)

Yine de sevdim diziyi, çok rağbet görmemiş belli ki ama Gong Shim çok izlenesi bir karakter bence.
Neticede bu dizi benim Nam Goong Min'i çoook severek izlediğim ilk dizi olarak tarihe geçecek, bu da burda dursun ^^


2 yorum:

  1. Yazdığın her şey çok çok katılıyorum.
    Normalde sevdicekleri için her çileye katlanan başroller, yurt dışına gidince bir halleniyorlar. Geçtim aramayı, mesaj atsın, emoji atsın, boş sms atsın kuru kuru döndüm ama hep seni düşündüm den iyidir.
    Bizi sinir ediyor ama korelileri o kadar sarsmıyor ki, yıllar yılı dizilerde böyle bir durum oluyor. Hatta, gerçekten yurtdışına çıkınca böylemi davranıyorlar merak etmeye başladım :)
    klişesi klişe idi, ama karakterleri de çok orjinal ve sevimliydi. Pis ayaklı,acayip mimikli, salaş Dan taeyi daha çok görebilelim isterdim. Ne aceleleri vardı da hemen intikam işlerine sürdüler adamı, yine.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. di mi ya ben de gıcık oluyorum. hayır bunca zaman bi kere bile beni aramadın orda sen ne yaptın ne haltlar yedin be adam ne biçim aşk bu yani!!! hahah direk güvensiz kız profili çiziyorum ama hayatın gerçekleri bunlar yani napalım^^

      ben de dan tae nin sevimliliğine bayıldım. yeden yemek yemesine bile bayıldım ki ben küçükken 3 saniye kuralı gibi bişeyi ben de yapardım hihihih. o sevimli şebelek bölümler çok çabu bitti ve drama dönüştü dizi maalesef -_-

      Sil