''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

8 Eylül 2016 Perşembe

İzledim: What Star Did You Come From Yorumu


Choi Seung Hee ve Lee Hye Su ailelerin karşı çıkmasına rağmen çok büyük bir aşk yaşamaktadır. Tam evlenmeye karar vermişken Hye Su ölür. Seung Hee onun ölümünden sonra bir türlü toparlanamaz ve 3 yıl boyunca hayata küser. 3 yıl sonra tam toparlanmışken Hye Su'ya tıpa tıp benzeyen Bok Sil ile karşılaşır ve hayatı tekrar altüst olur.

what star did you come from ile ilgili görsel sonucu

Doctor dizisi bitip ben onu izlemeye başlamadan önce kendimi Kim Rae Won'a hazırlayayım diye başladım bu diziye. Böyle ünlü bir diziyi bunca yıldır niye izlemediğimi ben de bilmiyodum ama anladım. Gerçekten eski dizilerin görüntü-ses kalitesi ve moda anlayışı tahammül sınırlarını zorluyomuş, hatırlamış olduk.

Genelde spoiler dolu yorumlar yazarım ama bu yorum çok daha fazla spoiler içerecek haberiniz olsun. 

what star did you come from ile ilgili görsel sonucu

Başrollerde Jung Ryeo Won ve Kim Rae Won var. Her ikisinin de oyunculuklarına edecek pek bir lafım yok. Ayrıca 'genelde' oynadıkları diziler de hep güzel ve popüler diziler oluyor. 

Kim Rae Won'un o genzi tıkalıymış gibi derinden gelen sesi yavaş yavaş insanı kendine bağımlı yapmıyo mu? Bi de şöyle bi bıyık altından gülümsemesi var,  öyle bi sempatik oluyo ki koca yanaklarını sıkasım geliyo^^

Karakterlerden azıcık bahsedecek olursak:
Choi Seung Hee, gerçekten ayakları yere basan, son ana kadar duygularına rağmen elinden geldiğince en doğru adımları atmaya çalışan bir adamdı. Sevdim. 

Ama aşkı gerçek miydi? Bence pek de değildi. Yani ölen büyük aşkına tamamen benzeyen birisiyle karşılaşıyosun, etkilenmemek mümkün mü??? O aşk değil de, koruma duygusu, sorumluluk falandı bence.


Jung Ryeo Won hemen hemen her dizide sevdiğim bi kadın ama bu dizideki Bok Sil karakterine dayanamadım. Ne kadar uzun yazsam az yani. İlk 3-4 bölüm tatlıydı ama sonradan çığrından çıktı. Bu kadar itici bir başrol karakter hayatımda görmemiştim. 

Bi kere Bok Sil, kendisinin vefat eden Hye Su'nın kız kardeşi olduğunu öğrendiğinde birbirlerinden hoşlanıyolardı ama henüz aşklarından ölmüyolardı yani. Adam zaten Hye Su'ya benzediği için etkilenmişti, kız da adamın davranışlarından malum. Burası çok önemli bi ayrıntı bana kalırsa çünkü gerçekleri öğrenmeden önce aşklarından geberiyo olsalardı aşağıya yazacağım eleştirilerin tamamı gereksiz olurdu emin olun ki!

Seung Hee gerçekleri öğrenince ondan uzaklaşmaya çalışsa da Bok Sil adama yapıştı resmen. Senaryo mazeretiyle adamı tavlamaya çalıştı dersek pek da yalan olmaz. Yüzsüzce her dakka aramak, kapısına gitmek, peşinden koşturmak... Yani ailene, geçmişe, olanlara hiç mi saygın yok be kadın? Adam, ölen sevgilisinin kız kardeşi olduğunu öğrenince uzaklaşmaya çalışıyo senden, sen neden ölen ablanın büyük aşkı peşinden koşuyosun ki? Aileni, seni sevenleri düşünmüyo musun? Seung Hee'ye de zorluk oldu tabi. Zengin bi ailenin kızıyla, ailenin rızasına karşı gelerek birlikte olan, kız ölünce de kardeşine göz koyan adam konumuna düştü zavallım. 


Bi de şımarık bi de şımarık adeta bir ortaokul bebesi. Her dakka ağlayan, evden kaçan, herkesi üzen bi tip. Sevdiği adama bile yapmadığı çocukluk yok. İşine gelmeyince 'ben gidiyorum, bitsin, ayrılalım, hayatından kaybolucam' diye tehdit eden, çocuk çocuk hareket eden, ağlayarak istediğini elde etmeye çalışan, elini ayağını koyduğu yer belli olmayan zıpzıp şımarık bi bebek tam anlamıyla!

 Bütün ömrünü sefalet ve özenti içinde yaşadıktan sonra onun ayaklarına dünyayı sermeye razı bi ailesi var ama o azcık bile minnettar değil. Tamam para her şey değil ama ortada onun için canını dişine takan insanlar var!!! Annesi perişan oldu zavallım. Ayrıca bana kalırsa gerçekten ama gerçekten ayrılmaları lazım. Ablanla adamın aşkı dillere destan olmuş yani. Bi de anneyi düşünsenize, ölen kızınızın sevgilisine aşık oluyo sonradan bulduğunuz kızınız. Tam rezalet! Bi de Bok Sil utanmadan her seferinde 'ben düşündüm ama neden ayrılmamız gerektiğini anlamıyorum' diyo. Tam bi gıcık! Daha uzuuun uzun yazabilirim nefretimi ama tutuyorum kendimi^^


Yani demem o ki, bana kalsa bunlardan aşık değil olsa olsa abi kardeş olurdu. Yani ölen sevgilinin kardeşi anca kardeşin olur, ölen abinin sevgilisi de anca abin...

Dizilerde böyle bütün engellere meydan okuyan, dağları delen, büyük, efsanevi aşkları izlemeye bayılıyorum-bayılıyoruz. Ama aşk, bu dizideki gibi bişey değil bence. 'Sadece ben mutlu olsam yeter, herkes mutsuz olabilir' değil. Geçmişe, seni sevenlere saygı duymadan bencilce istediğini yaşamak değil bence. 

Genel olarak diziden bahsedicek olursam, tüm bu gıcık olduğum karakterleri kenara atıp konusuna ve işlenişine bakarsak da yine elle tutulacak bir yanı yoktu. Malesef çok sıkıldım ve dizi çok ağır ilerledi. İtiraf ediyorum ki sık sık da sahne atladım. İki tane güzelim başrolün heba olduğunu düşünüyorum ve dizinin neden ünlü olduğunu da pek anlayamadım açıkçası.


Sonuna gelirsek, dizi boyunca acayip olaylar dönmediği için beklenen bir sondu zaten. Pek bir sürpriz yoktu. Monoton, sıkıcı... Ama bütün dizinin sıkıcılığına bakarsan göreceli olarak bi damla daha eğlenceliydi diyebiliriz son bölüm için. 

Dizi yorumlarımı spoiler dolu ve aşırı subjektif yazdığımın farkındayım, kusura bakmayın ama yani direk bi arkadaşıma diziyi anlatıyo gibi yazıyorum. Arada ufak tefek ayıpçıl laf söyleyesim geliyo onları sansürlüyorum bi tek^^ Yani bi arkadaşın tavsiyesi bunlar diye düşünün ve o tavsiyeye göre bu diziye elinizi bile sürmeyin derim ben!!!

2 yorum:

  1. Eski dizilerdeki koyafetler korkunç oluyor birde makyajları var . Hahaha kızdan baya nefret etmişsin , ama ben okuyunca bende gıcık oldum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay okumakla gıcık olduysan izlesen ne dersin bilmiyorum, cidden çok gıcık hahahaha

      Sil