''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

17 Haziran 2016 Cuma

İzledim: Vampire Boy


Vampirlere olan malum sempatim sebebiyle el attığım bir Japon dizisi. Lisede öğretmenlik yapan genç bir kızın hayatının aşkı 16 yaşındayken ölmüştür. Bir gün öğretmenlik yaptığı okula, ilk aşkına tıpa tıp benzer bir öğrenci gelir. Bu öğrenci, aslında insanların arasına karışmış bir vampirdir. Tek amacı hoşuna giden bir kızın kanını içerek dönüşümünü tamamlamaktır. Tek sorun, insanların tamamından nefret etmesidir!



Bütün Japon dizileri mi aynı bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama bir ağır ilerleme, yer yer ileri derecede mantıksızlıklar ve -tüm anime severlerden özür diliyorum ama- kulağa hiç de hoş gelmeyen bir dil...

Gerçekten hiç ama hiç sevmedim diziyi. Zor bitirdim, yer yer atladım. Asla izlemeyin diye bir tavsiyede bulunup izlemeyeceğinizi öngörerek bol bol da spoiler vermek niyetindeyim.


Öncelikle tamam, baş rolde öğretmen olabilir ama ben yine de bir kaç bölüm boyunca o sessiz öğrenci kızla ilgili bişeyler olacağını düşündüm.  Öğretmen karakteri hiç sevmedim zaten. Vampir çocukla sınıftaki sessiz kızın aşkı daha güzel bir hikaye olurdu. 

Her ne kadar ilk aşkına benzese de devamlı bir öğrencinin etrafında dolanmak, her yerde karşısında çıkmak, özel ilgi göstermek bi de böyle dokungaçlı dokungaçlı konuşmak... Her kim olursa olsun, hangi öğrenci olursa olsun bu öğretmenin davranışları karşısında kafası karışır, kalbi çarpardı bence. Baştan sona gıcık oldum kadına.



Sonunda tabiiki de öğretmenin genç yaşta ölen sevgilisi vampire dönüşüp hafızasını kaybetmiş olduğu anlaşıldı ve yıllar sonra karşılaşmış oldular. Bunları öğrendikten sonra yaşananlara ok! Ama öncesinde de resmen öğrencisinin peşinden koşan (terslenmesine rağmen), ayrımcılık yapan kalitesiz bi öğretmen vardı ortada. Ayrıca adı bir ara öğrencisiyle ilişki yaşayan öğretmene çıktı ki, orda da bi masum bi suçsuz ayakları... Sinir oldum.


Dizinin tek güzel kısmı, insanlardan nefret eden soğuk vampirin, insanların arasında yaşadıkça onları anlaması, sevmesi ve onlara ayak uydurmasını gösteren sahnelerdi sanırım.


Sonu desem? Berbattı. 

Bilirsiniz en kötü dizilerde bile iyi bir yan arar, şunu seven izlesin, bunu merak eden göz atsın derim ama yok buna diyemiyorum. Benim gibi vampirlere meraklı olanlar varsa aranızda, onlar da izlemesin boşversin. Tamamen bir vakit kaybıydı!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder