''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

20 Ekim 2015 Salı

İzledim: Oh My Ghost


Dünyadan huzur içerisinde ayrılmak isteyen bir hayalet, amaçlarını gerçekleştirmek için bir bedeni ele geçirir. Bu sırada hem bedenin aşık olduğu adama karşı duygular geliştirirken hem de ölümüne dair gizemi araştırmaya başlar.


Yine tvN'den beklenecek düzeyde izlemelere doyamadığımız, hem neşeli hem dramatik, birbirinden göz dolduran oyuncularla dolu sevimli bir dizi.

Her zamanki gibi spoiler dolu yorumlarıma başlamadan önce söyleyebilirim ki dizi çok güzel. İlk 4 bölümde biraz sıksa ve amaaan bu dizi de ne diye düşündürtse de dizi bir açılıyor pir açılıyor. 


Öncelikle diziye izlememe temel sebep olan oyuncuyla başlamak istiyorum. Shin Soon Ae rolüyle Kim Seul Gi.

Dönemin en iyi komedi kadın oyuncusu bence. Oynadığı ve sevmediğim ne bir karakter ne de bir dizi oldu şimdiye kadar. Yine çok sevimli ve enerjikti, acıklı bir hikayesi olmasına rağmen...

Diziye adını veren karakter olsa da, hayalet olması ve başkasının bedenine girmesi sebebiyle, ara ara sesini duysak da yüzünü son bölümlere kadar istediğim kadar göremedim malesef. Daha sık görmek isterdim.

 

Başrolümüz Na Bong Sun rolüyle Park Bo Young. 

Park Bo Young hem bedene sahip olan Na Bong Sun hem de bedeni Shin Soon Ae tarafından ele geçirilmiş Na Bong Sun'u canlandırmış Mükemmel de yapış. Çünkü iki karakter birbirinden o kadar zıt ki. Birisi ne kadar canlı, dışa dönük, aktifse diğeri de bir o kadar donuk, çekingen, içine kapanık bir kız. Karakterlerin yürümesinden, konuşmasından mimiklerine varana kadar apayrı iki insanı aynı bedende mükemmel bir şekilde barındırmış. Bravo.

Karakter olan Na Bong Sun'a gelince, çekingenliğinin, iki kelimeyi bir araya getirerek bir cevap bile veremeyişinin, kafasının her daim ama her daim öne eğik oluşunun gereğinden biraz abartı durduğunu düşünüyorum. Açıkçası canımı sıktı.

Ayrıca adamın aşık olduğu kişi kesinlikle o değildi, Shin Soon Ae'ydi. Tabii ki aşkın büyüsünü bozmamak için işler yoluna girdi ama ilk anda nasıl olcak diye bir düşündüm. Dizinin sonunda da nasıl olduysa Bong Sun'un karakteri tamamen Soon Ae ile aynı olmuştu. İç dünyasından kurtulmuştu.


Ve Kang Sun Woo rolüyle Jo Jun Suk. Bu adam kendisini bana ne ara nasıl sevdirdi gerçekten bilemiyorum^^

Karaktere gelince... Ahhhh Sun Woo... Bayıldım. Şöyle ki, ben dizilerde kıskanan, kızı merak eden, onun için endişelenip kendi kendine kuruntu yapan adam rolüne bayılırım. Kang Sun Woo tam da öyleydi. Dışarıdan buz gibi görünmesine rağmen aslında içi içini yiyen, çaktırmadan gözetleyip merak eden, alttan alttan kıskanan sevimli mi sevimli bir adam. Sevince de korumayı, kollamayı, sevmeyi bilen adam gibi bir adam!!!

Offf çok hayran olmuşum yazdım da yazdım^^


Çift olarak bayılmamak elde değildi. 


Kang Sun Woo'nun hem içine kapalı çekingen Na Bong Sun hem de pançik pançik parlayan Shin Soon Ae ile ilişkisi ve kimyası mükemmeldi bence.

Tam izlenesi bir çift ve aşk!!!
Yüzümde aptal bir sırıtma ile izledim her aşk sahnesini. Ayrıca gözümüzün aratmayacağı kadar da bol bol vardı, merak etmeyin ;)


Dizinin kötü adamı (fotoğrafını bir daha koyasım gelmedi ama yukarıdaki ikinci resimde var), akıl almaz bir psikopattı. Yani dışarıdan melek gibi görünen birisinin birden bire değişmesi akıl almazdı. Yalnız oyunculuğa diyecek lafım yok. Surat ifadesi saniye içerisinde melekten şeytana cidden dönüyordu. Wooow!!!


Dizinin benim için başka bir güzelliği, bir sürprizi oldu. Biliyosunuz ki son zamanlara reality show izlemekten dizi izleyemez olmuştum. Bu showlardan birisi de We Got Married. Programın yeni evli damatlarından birisi Kwak Si Yang'dı. İlk defa görmeme rağmen programda kendisine bayıldım!!!! 

Tabiiki saf bir kız olarak reality showdaki karakterlerinin tamamen kendileri olduğunu, asla ama asla rol yapmadıklarını düşünerek ve inanarak yorum yapıyorum. Bozan olursa fena yaparım^^

Programda kelimenin tam anlamıyla erkek!!! Nasıl böyle güçlü bir karaktere sahip olduğuna inanamamıştım. Çünkü hiç tanınmayan bir oyuncu, gerçekten çok ama çok ünlü ve kendisinden büyük bir kadınla (Kim So Yeon) eşleştirildi ve neredeyse onu ezdi geçti benim gözümde.

Neyse yani işte böyle. Minni minnacık bir rolü var, sesini zar zor duyuyoruz ama yine de karizması parlıyor dizide.


Dizinin bir diğer sürprizi de son bölümdeki minicik kouk oyuncu rolüyle Seo In Guk idi. Hayranlarına duyurulur^^


Neticede yer yer Master's Sun'dan ciddi şekilde etkilenildiğini düşünsem de hem karakterlere hem dizinin ilerleyişine hem de oyunculara bayıldım.

Ayrıca bu dizide çok sevdiğim bir şey vardı. Not olarak eklemek istiyorum. Böyle dizilerde aksiyon bitip, düğümler çözülüp herkesin hayatı yoluna girdikten sonra, kim ne yapıyor nasıl yaşıyor temalı son bir bölüm olmasına bayılıyorum. Burda da öyleydi. 15. bölümle birlikte tüm olaylar çözümüne ulaştı ve 16. bölümde herkesin hayatını, mutluluğunu, kimin ne yapıp nereye geldiğini izledik. En sevdiğim şey^^



Bi deee dizide sık sık Bigbang şarkıları duyduk. Hem de çok sık^^ Çooook mutlu oldum, öyle sahiplenmişim ki kendi şarkılarımı duymuş gibi oluyorum valla hahaha

Kesinlikle ama kesinlikle listenize koyup izlemeniz gereken bir dizi diye düşünüyorum.

Benim fikrime kulak verirseniz, iyi seyirler^^

2 yorum:

  1. Bende izlediiiiim çok beğendim bu diziyi her bölümünü ayrı heyecanla bekliyordum. Konusuda oyunculuklarda harikaydı bence <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa ben de bayıldım <3 Keşke bitmeseydi diyorum şimdi hiçbir dizi o kadar tat vermiyor hahha

      Sil