''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

10 Ağustos 2019 Cumartesi

İzledim: One Spring Night

Size bayram öncesi popüler dizilerden birisinin yorumunu bırakayım da öyle yok olayım ortalardan dedim. Bayram bu yani evde geçireni var, blog okuyanı var, blog okuyup dizi izleyeni var dimi ama ^^

Baş rollerin bile olmadığı böyle kötü bir poster dizi tarihinde görülmedi!
İlişkisi artık bitme noktasına gelen Lee Jung In, beklenmedik bir anda karşısına çıkan Yoo Ji Ho'ya aşık olur ama aşmaları gereken büyük bir engel vardır.


Lee Jung In rolünde Han Ji Min'i izledik. Sempatiklikle ciddiyeti tek bünyede toplayan çok iyi bir oyuncu bence Han Ji Min. Oynadığı dizilere bakınca 2015'den beri izlemediğimi fark ettim de, özletmiş kendini.

Lee Jung In karakterinden şu anda bahsetmek istemiyorum. Az sonra bol bol sövüyor olucam.


Yoo Ji Ho rolünde ise iki gözümün bebeği Jung Hae In vardı. Okuyanlar bilir, Prison Playbook'da kestirmiştim gözüme. Hastasıyım öyle böyle değil. Çok genç göstermesine bakmayın oppa olacak yaşta. Yaşı nice yıllanmış aktörlerle bir olmasına rağmen daha geç ünlü olan ve genç gösterdiği için bebe zannedilenlerden.

Nasıl seviyorum belli değil. Güneşi gülüşüne nasıl sığdırdın dediklerimizden öyle bir gülüyor. Hatta şu an birlikte film çektiği Kim Go Eun kendisi için "Nadir bulunan, 10 milyon dolarlık bir gülüşü var." demiş. Kız anlıyor bu işten.


Yoo Ji Ho rolü karakteri bana dokunan karakterlerden oldu. Tamam dizide gıcık olduğum ne varsa onun da payı var onlarda ama yine de tek başına çocuk yetiştiren bir baba olmanın bu kadar zor olduğunu bilmiyordum Kore'de ve bana gözleriyle hissettirdi yaşadıklarını resmen. 

Diyeceksiniz ki Türkiye'de kolay mı Melly? Türkiye'de de zor elbet. Ama daha kabul görüyor zannediyorum ki. Hele ki modern kesimde, eminim ki kırsalda daha zordur. Bu karakterler modern dünyanın ve tüm serbestliğin ortasında yaşamasına rağmen öyle bir baskı altındalardı ki, ona şaşırdım.


Çift bence çok yakışıyordu. Böyle aralarından ateş fışkırıyor offf şeklinde bir uyum değil de, bakışların, duyguların, mizaçların, gülüşlerin uyumu daha çok. Böyle bir heves olmayan, uzun süreceği belli, masum bir uyum.

Çok sevdim.

Tek sorun bu ikiliye yaşıt diyorlar dizide ama bence Han Ji Min'in Jung Hae In'den büyük olduğu bariz belli. Noona dizisi deseler herkes yer.


Diziyi izlerken devamlı olarak Pretty Noone Who Buys Me Food geldi aklıma. Atmosfer, vibe çok benzer, erkek oyuncu zaten aynı. Sonra öğrendim ki aynı senaristmiş. Açıkçası aynı kişinin benzer dokuda iki dizi yazıp aynı oyuncuyu oynatması garibime gitti. Dahası üst üste Jung Hae In'in bu senaryoları kabul etmesi...

Onu severseniz bunu da seversiniz, bunu severseniz onu da seversiniz durumu var. İkisinde de benzer bir yasak aşk. Ama bence o daha güzeldi. 


Öncelikle diziye her yerde herkes bayılmış. Benim yorumlarımı okuyup da bu ne böyle demeyin. Dizinin senaryosu, oyuncuları her şeyi gerçekten mükemmeldi baştan peşin peşin söyleyeyim. Benim derdim olaylarla, hikayeyle... Karakterlere kızdım ben mevzu o.


Diziye güzel bir aşk hikayesi izleyeceğimi düşünerek başladım, masum olanından. Böyle yani engeller olsa da, yasak aşk olsa da birlikte aşmaya çalıştıkları güzel dizilerden. Dizi güzel de aşktan çok aldatma hikayesi bence.

Lee Jung In'e çok kızdım. Yoo Ji Ho da suçlu elbet ama esas her şeyi yapan Jung In'di. 

Aldatmak için illa tensel temas mı lazım? Kalbi başka birisine aitken, onunla birbirlerine olan ilgilerini belli etmişken, sadece isim koymadılar öpüşmediler diye erkek arkadaşıyla hala görüşmesi doğru mu? Adamcağız orda evlilik planları yapıyor, ilişkimiz bozuluyor nasıl düzeltsem diye beynini parçalıyor, mutsuz, devamlı kızı düşünüyorken; Lee Jung In arkadan sinsi sinsi Joo Ji Ho'yla görüşüp bir yandan da adamdan dürüstçe ayrılamayıp boş boş kavgalar çıkartıyor ilişki bitsin diye. Sırf ikiyüzlülük. 

Adam akıllı karşısına alıp konuşacağına, çocuğun ailesinin kendisini istememesini bahane edip evliliği erteliyor. Zavallım da kız hazır değil zannedip beklerim deyip arkadan kendince evlilik planları yapıyor, ailesini ikna etmeye çalışıp kızdan özür dileyip peşinden koşuyor. Adam o kadar iyi ki hiç şüphelenmeden kızın kendini aldattığı çocukla konuşup, sevgilisiyle olan dertlerini falan anlatıyor. Hayır senin kalbin başkasına aitken niye erteleme yapıyorsun? Sanki evli misin? Ayrıl adam gibi bitsin yani. Bu aldatma değil de ne???

Adam anladı aldatıldığını anca ayrıldı. Bir de utanmaz hala soğuk soğuk kaba bir şekilde telefonda ayrılıyor. Adamı zorla kötü yaptılar. İlk defa kötülük yapan birisiyle empati kurdum, tarafını tuttum. Çok sinirlendim çok! 


Anladığınız üzere dizinin senaryosuyla falan hiçbir sorunum yok. Hatta o kadar iyi ki gerçek gibi hissedip habire sinirlendim karakterlere. Ne zaman ki bir dizide o çok saçmaydı, burası sıkıcıydı, şurasını atladım falan demeyip hikayeye, karakterlerin hareketlerine eleştiri getiriyorsam o dizi gerçek gibi hissettirmiştir, çok iyidir demektir bence.

Yani demem o ki, izleyin!!!

Hangi dinden olursan ol, nasıl kutlarsan kutla, bayram tatildir. İyi bayramlar canım okur^^





6 yorum:

  1. Alakasiz bir yorumla merhaba.
    Something in the rain izledim, ama diziyi nerede okudumda izlemeye karar verdim bulamadim onu. Sanki burada okudum diye hatirliyorum ama bulamadim da. uykusuzluktan galiba:) Finalini hic mi hic anlamadim. ����

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya hiç kusuru olur mu bunun! siz her yazımın altına yorum bırakın beni çooooook mutlu eder bu ^^
      vallahi finali çok absürddü. neticede ayrılma sebepleri kız çocukla gitmedi diye oldu ama sonunda çocuk da geri döndü, ayrılığa dayanamadılar. yani boşu boşuna ayrılmış oldular... geçen zaman hep vakit kaybı -_-

      Sil
  2. Izleyecek yeni dizi arıyorken bu yazıyı okudum. Çok güzel anlatmışsınız diziyi merak ettim teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim. inşallah bu merak sonunda mutsuz olmamışsınızdır ^^

      Sil
  3. Güzel ve faydalı bir blogunuz var takip ettim.Sizi de beklerim https://dizifilmkitaptavsiye.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim ilk fırsatta blogunuzu okuyacağım^^

      Sil

Sen de izledin mi? İzlemedin mi? Peki şimdi izlemeyi düşünüyor musun? Bekliyorum yorumlarını^^