''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

8 Nisan 2015 Çarşamba

Operadaki Hayalet Müzikali


İzlemekten en en en çok keyif aldığım şey müzikallerdir. Hele de canlı performans olursa tadından yenmez!

Güzel ve Çirkin, Romeo ve Juliet ve Notre Dame'ın Kamburu müzikalleri de yakın geçmişte Zorlu'dan geldi geçti ama ben malesef gidemedim. Açıkça söyüyorum ki niletler çok ama çok pahalı ve hepsi birbirine yakın tarihlerde olduğundan hepsine gitmek imkansızdı.

Kısa zaman önce doğumgünüm vardı ve ailem bana alabileceği en güzel hediyeyi, bu müzikale önlerden bir bileti aldı, hem de Türkiye'deki ilk performansa!

Mutluluğumu anlatamam. Şimdi size müzikalin en sevdiğim ve efsane şarkısını koyuyorum, onu dinlerken okumaya devam edin lütfen ^^


Bu videoda filmden alıntı. En sevdiğim filmlerden birisi ve bu sahnenin canlı olarak filmden daha etkileyici bir şekilde aktarılabileceğini söyleseler inanmazdım. Ama müzikal gerçekten daha etkileyiciydi. 

Sahne dekorları, atmosfer inanılmazdı! Ekibin 25 tırla Türkiye'ye gelmesine başta anlam verememişken dekorları görünce 25 tır az bile geldi.


Oyunda sanki bir filmmişçesine durmadan dekor ve sahne değişti. Hız inanılmaz, dekorlar gerçek ötesiydi. Burda sanki sahnede gerçekten ilerleyen bir tekne var gibiydi.

Her sahneyi ayrı ayrı anlatmak isterdim ama postlar yaz yaz bitmez =) Bu tekneyle opera hayaletinin evine gittikleri an ve oyunun açılışında avizenin düştüğü anlar gerçekten kalbimi küt küt attırdı. 


Sahneye bakar mısınız arkadaşlar!  O kolonlar, yukardaki melek figürleri falan tamamen gerçek ve inanılmaz! Oyunun bir sahnesine o yukarıdaki melek kabartması aşağı iniyor ve tepesinden opera hayaleti dekorun içinden çıkarak şarkısını söylüyor. Prodüksiyon inanılmaz!


Offf anlatmakla bitiremeyeceğim belli! Biraz da oyunculardan bahsedeyim. Sesler!!! Aman Allahım o sesler! Başrolden en ufak yan role kadar herkesin inanılmaz sesi vardı ama ben özellikle opera hayaletinin sesinden bahsetmek istiyorum. İstediği zaman kudretli, korkutucu ve kükreyen ; istediği zaman ise yumuşak, duygusal ve hatta ağlamaklı bir şekilde yüreklere dokunan bir sesle şarkı söyleyen inanılmaz bir usta!


Son olarak da mükemmel kostümlerden bahsetmeden olmaz. Herkes bir başka, herkes bir şahaneydi. Sahnede kime bakacağımı şaşırdım. Sadece başrolleri izlemek imkansızdı.


Kostümler gibi danslar da şahaneydi!


Oyundan çıktıktan sonra bir süre bizim dünyamıza adapte olamadım =) Hayal dünyasındaydım sanki =) Gerçekten tarif edilemez bir deneyimdi. Üzülerek söylüyorum ki biletler oldukça pahalı. Ama eğer ki bütçenizden yüklü bir miktar parayı kendinize ayırabileceğiniz bol bereketli bir dönem geçiriyorsanız o parayla alışveriş falan yapmayın mutlaka bu müzikale giderek değerlendirin derim ben =)

Hiç olmadı hemen şu an filmini açıp izleyin =) Özellikle en sevdiğim aktör olan Gerard Butler'ın oynadığı versiyonunu şiddetle tavsiye ederim =)

Kendinize iyi bakın, görüşürüz ^^

2 Nisan 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (17)

Malum yeni Healer kuşağından çıktığım için onun da soundtrack ini paylaşmam farz.

Gerçi çok çarpıcı mı değil mi objektif olarak karar veremedim ama benim kulaklarımda gün be gün çınlıyor.

Yakında yorum yazacağım yeni bir diziye başladım ve hatta yarısını geçtim bile ama aklımda hala Healer...

Jenerik müziğini koymuyorum çünkü sözsüz falan, ama bu şarkı çok çok güzel.

Buyrun Eternal Love... Aynı Healer ve Chae Young Shininki gibi <3 <3 <3


31 Mart 2015 Salı

İzledim: Healer

Bu aralar çok sık dizi izleme vakti buldum çok şükür!

Ne şanslıyım ki üst üste şahane dizilere denk geldim.


Öncelikle bir itirafta bulunmalıyım. Healer'ın aynen adında olduğu gibi şifacı olan, mistik güçlere sahip bir adamdan bahseden fantastik bir dizi olduğunu zannediyordum =))) Tamam dalga geçmek yok =)

İkinci itirafım da, dizinin çok iyi olduğunu herkesten duymamın yanı sıra asıl izleme sebebim başrol Ji Chang Wook'un çoook uzun zamandır hayran olduğum Tayvan'lı aktör Mike D'Angelo'ya benzemesi. Buyrun kendiniz görün yani =)

İlk resim Ji Chang Wook, ikincisi ise Mike D'Angelo <3 <3 <3
İnanılmaz bir benzerlik yok mu? Bana öyle gelmiyor değil mi?

Dizinin konusu cidden çok karışık. Özür dileyerek anlatmaya teşebbüs bile etmemek istiyorum. Açıkçası ilk 7 bölümde falan hiçbir şey anlamadım ve kendimi bariz bir gerizekalı olarak hissettim ^^ Daha sonrasında olaylara adapte oldum, karakterleri anca öğrendim ve zaten kaptırdım gitti, kopamadım.


Öncelikle her dizi yorumunda olduğu gibi esas oğlanla başlamak istiyorum.
Arkadaşlar ben Empress Ki falan izlemedim. Allahım ne büyük aptallıkmış meğersem. Bu adamdan bunca zaman nasıl haberim olmamış. Yepyeni bir hayranlık geliştirdim, yepyeni bir saplantım oldu hayırlı olsuuuun.

Bu Ji Chang Wook nasıl tatlı, nasıl karizmatik bir adam. Hem cesur ve karizmatik hem de şapşal ve korkak rolünü şahane canlandırmış. Ba-yıl-dım!!!

Ayrıca bir de karakterden bahsetmek istiyorum. Healer böyle sevgisiz büyümüş, sevgiye hasret, kedi yavrusu gibi bi adam. Yani dıştan bakınca güçlü ve korkusuz ama içi yumuşacık ve yaralı. Sevgilisinin boynuna kafasını sokması, uzun uzun kokusunu içine çekmesi, sanki gerçek değilmiş gibi ona yapışması ve ayrılmak istememesi... Pansuman yaparken, yemek pişiriken, otobüsteyken ... Her an sevdiği kadının dibinde olmak isteyen, adeta yanındaki kadını bulduğuna, onun gerçek olduğuna inanamayan ve bu rüyadan uyanmak istemeyen bir adam... Sevgiye olan açlığını ve ne kadar güzel sevebilen bir adam olduğunu gösteren o kadar çok sahne vardı ki apaçık söylüyorum aşık oldum! (Melly yine hasarlı adamlara olan takıntısını belli eder)

Allah önce bana sonra da kalırsa sizlere birer Healer nasip etsin diyorum kukiler ^^


Bu da esas kızımız Chae Young Shin. Park Min Young benim en sevdiğim aktrislerden bir tanesidir. Burda da bayıldım kendisine. Hem çok güzel,, hem oyunculuğu abartısız ve doğal. Çok güzel ağlıyor, çok güzel gülüyor. Benim nedense oyuncularda ilk dikkat ettiğim şey ağlama ve gülme sahnelerinin gerçekçiliği ki o bunları bana şahane geçirdi. Hayran kaldım.


Bir de çift olarak ele almam lazım Allah'ın emri!


Bunun için yorum yapmadan önce bikaç fotoğraf paylaşmanın en doğru yol olduğunu düşündüm.


Zira aşırı aşırı ötesi tatlılar!


Çift olarak şahanelerdi. İnanılmaz bir uyum vardı. Hem tip, kimya olarak hem de oyunculuk olarak. İkisini de çok sevdim.


Elbette ki paylaşacak çok değerli yan roller falan da var ama ben bu yazıyı uzattıkça daha daha çok Healer fotoğrafları paylaşmak istiyorum.

Bu dizi bana şahane bir adam tanıttı. Kill Me Heal Me'nin etkisinden uzun süre çıkamam derken birden Healer etkisine kapıldım. Yani çok çok çok iyiydi. 

Etkili aksiyon sahnelerinin yanı sıra aşk dolu romantik de çoook sahne vardı ki ben aşk izlemeyi çok seviyorum. 
(gerçek aşka pek inanmadığımdan benim için fantastik bişeyler -ejderha falan- izlemekle aynı değerde ^^)

Neticede izleyin, izlettirin kukiler gerçekten süper bir dizi ve süper karakterler, olay akışı. Ama uyarıyorum bayaa karışık, ilk bikaç bölüm beyin ambale oluyor =))

Kendizine iyi bakın, öptüm^^

26 Mart 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (16)

Daha dün yorumunu yaptığım ve etkisinden kurtulamadığım Kill Me Heal Me nin soundtrack'ini paylaşmadan duramazdım. Her gün defalarca dinliyorum.

Mükemmel!!!

Boş vaktiniz varsa internetten sözlerin anlamını da br araştırmanızı tavsiye ederim.

Buyrun... Jang Jae In ft. NaShow- Auditory Hallucination


                 

25 Mart 2015 Çarşamba

İzledim: Kill Me Heal Me

Uzun zamandır Once Upon a Time a taktığım için Kore dizisi izleyip yorumlayamamıştım. 4 sezonluk dizinin 3 sezonunu bitirdim sonra 'bi durrr' dedim kendime. 4. sezon henüz bitmedi ve ben su gibi dizi izlediğimden yeni bölümleri bekleyecek peygamber sabrına sahip değilim. 

Hayır işin kötüsü ben bu diziyi izlediğim sırada millet nasıl övüyor Kill Me Heal Me yi avuçlarım falan kaşındı. Neyse şahsen bizzat kendim dizi bitince topluca izleyengillerden olduğum için sabrettim ve sonunda en sonunda izledim!!!


Önce kendimce bir özet geçeyim...
Esas oğlanımız Cha Do Hyun geçmişinde büyük bir travma atlatmıştır. Bu travma sebebiyle bilinçaltı bünyesinde çeşitli karakterler ortaya çıkarmış. Yani kısacası çoklu kişilik bozukluğuna sahip. Bu karakterler olduk olmadık zamanlarda ortaya çıktığı gibi kontrol edilemez davranışlar sergiliyor. Cha Do Hyun kendisine gizli ve özel bir doktor olarak esas kızımız Oh Ri Jin'i tutar. İkisi arasında bir aşk doğarken geçmişlerinin de tahmin edilemeyecek bir şekilde kesiştiği ortaya çıkar.


Dizi bittikten sonra tamamen Ji Sung'un etkisi altındaydım açıkçası. Her bir kişiliği öyle bir canlandırmış ki sanki hepsi farklı bireyler, insanlar izlenimi yarattı bende.
Dizinin sonuna doğru Cha Do Hyun iyileşirken tek tek karakterlerin yok oluşunu izledik. Her bir karakteri izlerken sanki bi birey ölüyormuş gibi hüngür hüngür ağladım. Ji Sun'u zaten hep çok severdim ama burda hayranlığım on kat arttı. Saygıyla önünde eğiliyorum!!!


Bütün alt benliklerden ayrı ayrı bahsedip ağır spoiler vermek istemiyorum ama en sevdiğim alt benlikten bahsetmek zorundayım. Shin Se Gi! Cha Do Hyun'un en acılı, en güçlü ve en dağılmış parçası. Çok asabi, şiddete meyilli ama bir o kadar sevgiye aç. Hatta esas kıza ilk aşık olan, herşeyini onun için feda etmeye hazır olan benlik. Beni az da olsa okuyanlar her zaman bad boy imajına tav olduğumu bilir. Benim favorim dizi boyu Shin Se Gi oldu ve o giderken hıçkırıklarımı tutamadım ^^


Sıra geldi esas kızımız Oh Ri Jin'e. Oh Ri Jin'i Hwang Jung Eum canlandırmış. Ben şahsen başroller arası inanılmaz bir kimya yakalayamadım. Ayrıca Hwang Jung Eum'un mimiklerini pek çok yerde abartı buldum. Ayrıca da çığlık attığı sahneler de beni çok ama çok rahatsız etti. İzlerseniz eminim ne dediğimi anlayacakasınız. Ama totalde sevimliydi ve Ji Sung'a ayak uydurmuştu. Daha iyi birileri olabilir miydi? Evet. Ama elimizdekiyle idare edicez ^^


Son olarak Oh Ri On karaterine ve ona hayat veren Park Seo Joon'a gelmek istiyorum. Park Seo Joon'u Witch's Romance dan hatırlarsınız. Orda ilk defa izlemiş ve tek kelimeyle bayılmıştım. Burda ilk başta yan rolde diye üzüldüm ama sonra bütün üzüntümün boşa olduğunu anladım. O kadar güzel oynamış ve karakter o kadar tatlı ki adeta başroldü. Mimikleri şahane bu adamın! Oh Ri On da şahane bir adamdı. Ne diyeyim, yemelik bişey yani ^^

Kızlar koşun koşun izleyin bu diziyi. Bittiği için şuan bi boşlukta hissediyorum. Gerçekten çok güzel bi dizi. It's Okay That's Love sevenler buna da bayılacak! Valla bak!

Kendinize iyi bakın kukiler...




20 Mart 2015 Cuma

Review: It's Skin Hyaluronic Acid Moisture Serum

Bunca hastalığın üstüne kallavi bir yorum yazısı gireyim de bikaç gün daha beni affedin edim kendi kendime ^^ 

Cidden hastayım a dostlar. Bu yazıyı nasılll yazdığımı bi ben bilirim bi de Allah çünkü biliyosunuz ki yazmaya başladım mı durdurabilene aşkolsun =))
Günün konusu It's Skin'in nemlendirici serumu.


Biliyorsunuz ki son 1-2 senedir bu hyaluronic acid olayı çok popüler oldu. Ben de çorak topraklardan hallice cilde sahip bir birey olarak bir ürün alıp denemeyi kendime görev edinmiştim =) 

Ürün hemen hemen bir el boyutunda mavi ve bence çok sevimli bir kutuda geldi. Kendim şahsen ambalajlardan çok etkilendiğim için böyle ayrıntılı tanımlar yazıyorum ^^

You know that recent years hyaluronic acid got very famous. I have very dry skin like deserts, so I had to try some porducts.

It comes in a baby blue box and I think it's very cute. 




Kutunun 3 tarafının fotoğrafları bu şekilde Tek tarafında İngilizce açıklamalar var. Hyaluronic acidin etkisinden ve kullanım talimatından falan bahsediyor. Bir de içindekiler kısmı var. Pek özel bişey yok yani.

These are the 3 sides of the box. There is English description on one side. It talks about hyaluronic acid and directions to use the product. Also ingredients. Nothing so special.


Ürün 40 ml'lik cam şişede. Cam şişede olması gereksiz bir ağırlık yaptığı için seyahatlere pek uygun değil. Ama görüntü olarak çok kaliteli ve klas duruyor orası ayrı =) Ağzı da pompalı ki ben bunu çok kullanışlı buldum. Kullanmak istediğiniz miktarda ürünü kolaylıkla alabiliyorsunuz. Kokusu bu arada cennet gibi, mükemmel!!!

Product comes in a 40 ml glass bottle. Glass bottle makes it unneccesarily heavy and not travel friendly. But it looks very classy =) There is a pump which is very useful. You can take as much product as you like. Smell by the way, heavenly, perfect!


Krem kadar katı değil losyon kadar sıvı değil tam orta kıvamda =) Benim yüzüme 2 pompa kadar yeterli geldi ama yanaklı bi tipim. Yani kaşık kadar yüzünüz varsa 1 pompa da yeterli olabilir size =) Ben günlük cilt bakımımda akşamları kremden önce kullandım. Bir süre her gün kullandıktan sonra yaa çok da işe yaramıyomuş bu diyerek haftada bikaç güne düşürdüm =) Açıkçası şu anda da çok faydalı bir ürün olduğunu düşünmüyorum. Cildimin ekstra neme ihtiyaç duyduğu zamanlarda nemlendirici öncesi sürüyorum. Cildi kısa süreli yumuşacık ve pürüzsüz yapıyor ki o hisse bayılıyorum. Ama dediğim gibi kısa süreli =)

The texture of the product is between cream and lotion. I use 2 pumps for my face but I'm a cheeky one =) If your face is small you might use 1 pump. I use it before my night cream in my daily skin care routine. After using for a while, I thought that it doesn't work that much and started to use 2-3 times per week. Honestly I think it is not very beneficial. When my skin needs moisture boost I do apply. It makes my skin soft and smooth for a short period of time. But as I said, s very short period of time.


Sonuç olarak bence kuru ciltlilerin çok da faydalanabileceği bir ürün değil. Normal ve karma ciltliler ise çok memnun kalabilir. Hatta yazın nemlendirici yerine direk kullanılabilir diye düşünüyorum. Hafif, çabuk emilen, güzel kokulu ve nemlendirme özelliği yeterli bir ürün. NEMLENDİRİCİ SERUM olarak ise maalesef yetersiz.

Umarım bu yorum size ufak da olsa bir fikir vermiştir.
Kendinize iyi bakın kukiler ^^

At the end, it is not a useful product for dry skins. Normal and combined skinned people might enjoy this. In summer it can be used as a moisturiser. Light, fastly absorbed, good smelling and  good moisturizing product. As a MOISTURE SERUM unfortunately it is not enogh!

I hope you like my review.
Take care cookies ^^








19 Mart 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (15)

Bu aralar yine yeniden çok hasta olduğumdan parmaklarımı kımıldatıp yeni post yazasım yok.

Ama sorumluluk bilinci bu ya her perşembe yeni bir şarkı paylaşmadan duramıyorum ^^

Bu hafta en sevdiğim, tatlışlar tatlışı Akdong Musicians dan onları ilk tanımamı sağlayan şarkıyı paylaşıcam.

Bu gruba mutlaka bi göz atın, her şarkısına eminim ki bayılıcaksınız.

Tüm şarkıları birbirinden sevimli ve neşeli. Fangirl olarak takılamazsınız ama malesef çünkü 2 tane bacak kadar çocuk bunlar =)) Hatta kuzenlermiş. Bende yok ki böyle yetenek fışkıran kuzen yoksa içimde ne cevherler var :P

Kore'de ünlü bir şarkı yarışmasında ünlü oldular. Oğlan yazıyo, birlikte de söylüyolar. Yani cidden yetenek fışkırması yaşanıyor. Neyse efendim buyrunuz...

Akdong Musicians - I Love You