''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

4 Aralık 2014 Perşembe

Rossmann Alışverişim


Son zamanlarda Gratis ve Watsons da boğulduğumu farkedince kendimi Rossmann a attım. Oturduğum yere yakın bir tane açıldığını da öğrenince çok sevindim sanırım abonesi olucam =) Öncelikle Rossmann girdiğim pek çok Watsons ve Gratis'den çok daha büyüktü. Resmen alışveriş arabası ve sepeti var girişinde içeride öyle geziyorsunuz yani. Dolayısıyla zaman su gibi aktı. Ama ben çok alışveriş yapamadım. Nedense bi tutukluk geldi üstüme =) Az ama öz güzel şeyler aldım sanırım.


> Alterra Doğal Kuru Cilt Yüz Yıkama Kremi: Kuru ve hassas ciltler için olan bu yıkama kremini hiç duymadım. Tamamen deneysel bi alışveriş oldu =) Bikaç gündür deniyorum, çok beğendim. Kullanım şekli de enteresan ama tamamen emin olduktan sonra bi yazı yazmak istiyorum.

> Rival de Loop Hydro 7'li Bakım Kapsülü: Nem kaybından dolayı esnekliğini kaybetmiş ciltlere esneklik kazandırıp gençleşmeyi desteklemeyi vaadeden 1 haftalık bir kür. Malesef alır almaz sabredemeyip küre başladığımdan fotoğrafı çekerken 1 tanesi eksilmişti bile =) Yine kür bitince yorum yazmayı düşünüyorum.

> Isana Med Gece ve Gündüz Nemlendirici Krem: Tabiiki yine kuru ve hassas ciltler için. Isana'ya karşı ilk başlarda çok önyargım vardı açıkçası. Hani Almanya'da yaşayan akrabalar hep ucuz krem, şampuan, diş macunu, çikolata falan getirirlerdi yaa. Benimkiler de hep Isana kremler getirirdi. Özellikle vücut losyonları falan =) Ama bu nemlendiriciyi satıcı da çok tavsiye etti. Ben de Alterra, Rival de Loop ve Isana ürünlerin tamamının etiketlerini hatmettikten sonra en iyisinin bu olduğuna karar verdim. Deneyim görücezz...

 

> Shiifa Home Avokado Yağı: Ne kadar severek kullandığımdan bahsetmiştim. Biten ürünümü yeniledim.

> Lilibe Pamuk: Pamuk marka ve kalitesinden pek anlayan birisi değilim. Ama bu markayı ilk defa deneyeceğim.


>Essence Mosaic Compact Powder: Çok sevdiğim hafif ışıltılı bir pudram yeni bittiğinden yeni ürünler denemek istedim. Işıltılı bi pudra bu. Henüz kullanmadım ama oldukça uygun fiyatlı bir seçenek.


> Arizona Original Green Tea with Honey: Ayyyyyyyyyy! Bunu aldığım için çok mutluyum!!! Teneke kutulardaki halini sayısız bloggerdd, sayısız instagram ünlüsünde görüp kıskanmıştım =) Karşıma cam şişedeki hali çıkınca hoplaya zıplaya aldım. Şişesi dekoratif olarak bile yeter =))

Herkesi öpüyorum kukiler.
Görüşürüzzzzz...



2 Aralık 2014 Salı

İlk Öpücük, İlk Aşk, İlk Erkek Arkadaş... Love for Begginers


Japon yapımı bu film aslında klasik, lisenin popüler oğlanıyla ezik kızı arasındaki aşk hikayesi. Ama gerçekten çok güzel işlenmiş. Kızımız Tsubaki Hobino lisedeki ezik, kendini göstermekten hoşlanmayan, başkalarının mutlu olmasından ve güzel görünmesinden daha çok zevk duyan bir karakterdir. Oğlumuz Kyouta Tsubaki (evet ikisinin de adı aynı) ise tüm kızların aşık olduğu, popüler, yere bakan yürek yakan zıpkın delikanlı...


İlk başlarda ikisi arasındaki ilişki bu saf kızın oğlanın dikkatini çekmesi ve oğlumuzun onu tavlaması için arkadaşlarıyla iddiaya girmesiyle başlar. Ama tahmin edebileceğiniz gibi ikisi birbirine aşık olur.


Filmde kızın çirkin ördek yavrusundan beyaz kuğuya dönüşme hikayesi varmış gibi görünse de aslında bence öyle de büyük bir değişim olmadı. Yani kızın iki örgü saçlarını açıp pembemsi bu ruj sürünce başka bi insan olmuş gibi darvanmak saçma değil mi =)


Filmin başlarında sırf iddia için oğlanın kızın peşinde dolandığı, kızla tatlı tatlı uğraştığı sahneler çok hoşuma gitti. Hatta bi yerde "Bütün gün senin peşinde dolaşmaktan hiçbi kızla flört edemedim" diye surat asmıştı ki çok güldüm =))


Ben başroldeki oğlana bayıldım. Yani zaten her zaman aslında içi duygusal ve sevgi dolu olup dışarıya umursamaz ve serseri görünen badboy karakterlere tav olmuşumdur. Taliplerime duyurulurrrrr =)) 


Sonuç olarak izlerken çok eğlendiğim, romantik, zaman zaman da komik bi filmdi.

Bu arada, birebir olmasa da filmi izlerken Mandy Moore'un filmi A Walk to Remember'ı anımsatan çok sahneyle karşılaştım. Hatırladınız mi o filmi?


Bu filmde de çok benzer ögeler vardı. Mesela burda da ezik kız-popüler badboy ilişkisi işlenmişti.


Mesela burda da oğlumuz bi idda sonucu kızımıza buaşıyodu. Ve sonunda kaçınılmaz son olup aşık oluyodu.


Mesela burda da yıldızlar ve teleskop etrafında şekillenen çok sahne vardı. Tamam Love for Begginers da oğlumuz A Walk to Remember da kızımız seviyor yıldızları ama fark eder mi???


Nerdeyse bi postta iki yorum oldu =)) İki filmi de sevdim. İkisini de tavsiye ederim =) Ama post konumuza gelinceeee Love for Beginners ı izleyin derim canlarım. Tam çerezlik =))



Mim Olmayan Haremim

Yeni, yepyeni, sıfır km blogumdan henüz dünya üzerinde sadece 45-50 kişinin haberi olduğunu düşünürsek hayır malesef kimse daha beni mimlemedi. Ama milletin mimlerini gördükçe kıskandım, kendi kendimi mimleyeyim dedim. Söz konusu yakışıklılar da her gün gözlerimin önünde olunca, "herkesin haremi varmış da benim niye olmayacakmış efendim?!?" diyerek blog camiasına kendi çapımda bir trip attım. Ohhhhh sefam olsun. Buyrun efendim size kendim, şahsım ve ben uzun tartışmalar sonucu itinayla seçerek oluşturduğumuz haremimizi takdim edeyim.

1) So Ji Sub
Ennn sevdiğim adam olduğunu zaten çoktan söylemiştim değil mi? Onsuz bir harem düşünemedim.


En sevdiğim diziler, en sevdiğim film herşey herşey ona ait. Adam adım atsa, el sallasa ağzımın suları akarak izliyorum. Dediğim gibi ona karşı asla objektif olamam.


Sırf kıskançlığımdan en yakışıklı fotoğraflarını koymadım buraya. Bunlar en yakışıklı olmayanlar düşünün =) Ayy yoksa hiç mi koymasaydım =P

2) Johnny Depp

Kimse yokken Johnny Depp vardı. Cry Baby'yi ezberledim nerdeyse. Çocukluk aşkım. İlkokuldan şu yirmili yaşlarıma kadar duvarlarımda posteri vardı. Hala koyasım var da utanıyorum açıkçası =)


 Mimikleri, hali tavrı, tarzı herşeyiyle bir eser adam. Şimdi bi düşündüm de, hayatıma dair onu sevmediğim yılları gerçekten hatırlamıyorum =) Cidden küçükmüşüm demekki =))


Tam bi aşkımsın Johnnyciğim!!!

3) Jo In Sung

Ona dair söylenebilecek ilk şey: Arkadaşlar bu adam kadar güzel gülebilen ve ağlayabilen başka birisi var mı şu evrende??? Açıkçası ben güçlü erkek modelini sevenlerdenim, ama bu adam ağlayınca daha çok aşık oluyorum. Nesin sen oğlummmmm nesin lan sen???


Acayip adamlar yazıyorum bugün ama en çok Jo In Sung için fotoğraf seçmekte zorlandım. Aman Allahım ne fotoğrafları var ya bu adamın!


Bu arada It's Okay It's Love nasıl şahane bi diziydi dimi kukiler? Mutlaka ondan bi yazımda bahsetmem lazım. Seviyorum seni In Sung! 

4) Robert Downey Jr.

Johnny, Robert derken aslında daha birsürü yaşlı adam vardı listemde ama hepsini yazmaya açıkçası biraz utandım kukiler =) Şu Melly'nin zevkine bak diye dalga geçin istemedim.


Kendisine ayrı, oynadığı karakterle ayrı hayranım. Farkettiniz mi bilmiyorum ama ben bu 'arrogant' modeline düşüyorum hep. Ayyy bunlar hep film hilesi. Gerçek hayatta olsa gıcık olurum kesin, 'ıyy kendini beğenmişe bak' der geçerim =)


Ayrıca adamın adı bile bi başka havalı. Yani kaç kişinin adında 'JR' diye bi ek var ki =) Haremimin en afili köşesini hakediyo bu adam!

5) Kim Woo Bin

Önemsiz bi yan rolde ilk gördüğüm andan beri hayranım Woo Bin'e. Hala sağlam bi dizide başrolü nasıl oynayamadı ağzım açık izliyorum. Allahtan filmleri var da gözümüz bayram ediyor. 


Yamuk kaşlarıyla sert bakışına ve konuşurken 'S' harfini parlatmasına bayılıyorum. Aslında bıyıkaltı gülümsemesine, yan yan bakışına, obsesif hareketlerine de bayılıyorum. Sanırım ben bu adamın herşeyine bayılıyorum =))


WooBinaaaaahhhh WooBinaaaaaahhh diye seslenesim geliyo. Offff içim eridi şuan =))

6) Ian Somerhalder

Tamam itiraf ediyorum. Hala ergen mode:on. The Vampire Diaries'i ellerim titreyerek bekliyorum ve nefessiz izliyorum. E hal bu olunca bi Damon Salvatore ışığının sönmesi pek mümkün değil hayatımda.


Tamam adam çok yakışıklı, tamam adam çok karizmatik, tamam adama bakınca dibim düşüyo. Ama biliyo musunuz kukiler bu adam ayrıca ne kadar yardımsever??? ISF(Ian Somerhalder Foundation) diye kendine ait bi vakfı var. Kendini paralarcasına doğayı ve hayvan haklarını savunuyor. Vahşi doğanın korunmasına dikkat çekmek için kendini kesicek nerdeyse. Böyle bi adamı nasıl sevmeyeyim?


Fotoğraflarına bakarken sanki benim gözlerime bakıyomuş gibi geliyo. Çok heyecanlanıyorum. Onsuz olmaz, olamaz!!!

7) Lee Seung Gi

Ona karizmatik, yakışıklı, keskin bakışlı falan diyemem. Ama o tam bi canım!!! O tam bi tontiş!!! Bayılıyorum!!! 


İzlemediğim dizisi filmi hiçbişeyi kalmamıştır. Hepsini de bayılarak izliyorum. Güzel senaryo, hikaye falan yalan. O varken sadece ona, mimiklerine, tatlılığına bakarak dizi akıp gidiyo zaten.


Bu kadar kelli felli adamın arasında hareme bi Lee Seung Gi lazımdı dimi =)) Benim de yüzümü güldürecek, neşelendirecek tatlış birisi olsun =)

8) Gerard Butler

Allah'ım kimi unuttum kimi unuttum diyorum. Gerard Butler'ı bu listeye koymasaydım gece uyuyamazdım artık.


Bu bakışın ve fotoğrafın arkasından bişey yazmak ayıp olur heralde =)


Her filmini hayranlıkla izlesem de en sevdiğim filmlerde birisi olan PS.I Love You'nun yeri bende çok başkadır. Senede bikaç kere izler, her seferinde de istisnasız bir gariplikle ağlarım. Canım benim yaaaaa.

9) Lee Jong Suk

Alın size bir tatlış daha. Bu adamda bi gariplik var aslında. Tam ayyy çok tatlı diyosun birden seksi oluyo, tam karizmasından sarsılmışken şebekleşiyo, tam donuk suratlı derken çılgın bi mimik patlatıveriyo. Gel de  bayılma!


Evet o tam bi mimik cambazı, karakter adamı.


Bu sene iki tane film yaptı sanırım. İkisi de çok güzeldi. Sevmediğimiz bi dizisi var mı? Yok! Her bakışı, gülüşü ayrı bi güzel. Bileğinin hakkıyla burda Lee jong Suk.

10) Gong Yoo

Şimdiye kadar istikrarla nasıl da Kore-Amerika sineması düzenini takip ettiğimi farketmişsinizdir. Ama artık düzen bozuluyor. Tabii ki dünya sinemasından daha kimleriii kimleriii haremimde isterim. Ama liste kısa olunca herkes sığamıyor. Bu mühim görevim bazı fedakarlıklar istedi =( Gong Yoo hepsinin yerini aldı bile çoktan =)


Yine Jo In Sung gibi mükemmel gülen ve mükemmel ağlayan bi adam. Nasıl olabilir ya böyle bişey? Nasıl yapıyosun bunu ya Gong Yoo???


Coffee Prince de kendisine aşık oldum herkes gibi. Sonra bir adım arkasından takip ettim. Big aslında oldukça kötü bi dizi olsa da sırf onun için hevesimi hiç kırmadan heyecanla izledim. Ona değer.
Bu adam gülerken gülmeyen, ağlarken ağlamayana insan demiyorum, bilginize.

11) Lee Min Ho

Eeeeee, Kore hayatına Boys Over Flowers'la başlamış birisi olarak Lee Min Ho listemde olmasaydı sizce de vefasızlık yapmış olmaz mıydım???


Şaşkın bakışlarına, gülümsemesine, fasulye sırığı gibi gezmenin sadece ama sadece ona çok yakışmasına bayılıyorum. Ayrıca gerçekten de sevmediğm tek bir dizisi bile yok. Ama Faith'deki uzun saçlı hali favorim!


Yine fotoğraf seçerken çooooook zorlandım. Allahım adam her açıdan mükkemel çıkmış, her hali çıktı alınıp duvara asılası ben napayım!!!

12) Burak Özçivit

Efendim artık buralara gelmişiz bikaç tane Türk eklemeseydim vatan haini gibi hissederdim. Ayrıca hayatımda hiç "ayyy ben Türk dizisi izlemem, ayy ben Türkçe şarkı dinlemem, ayyy Türk erkekleri çok tipsizzzz" diyen kızlardan olmadım. Dolayısıyla bu afeti nasıl göz ardı edeyim kukiler allaşkına???


Evet kabul ediyorum bıyıksız Burak Özçivit bir hiçtir!


Sen gel Burakcım haremime yamacıma, iki kelam Türkçe konuşuruz, bi adam daha transfer edicem ben merak etme sen ;)

13) Kerem Bürsin

Tamam adam yeni olabilir. Ama seviyorum işte napiyim!!!
Aksanlı bozuk Türkçesi, her cümle başı ıııııııııııı demesi, yandan gülümseyişi, badboy görüntüsü ve şeyyyy... kasları =))) 


Ben sarışın sevmem arkadaş, Kıvanç Tatlıtuğ'da kimmiş diyen bünyeme Kerem Bürsin bir tokat gibi çarpıyor. Ama kızıl desek, sarışın demesek olur mu?


Ayrıca sanki amcamın oğluymuş gibi adam bana bi mütevazi bi sıcak kanlı bi canım geliyo. Zaten kendisi çakma Gu Jun Pyo malum =)) Ordan bi sempatim var. Ama malesef yeni dizisinden henüz ümitlerimin karşılığını alamadım. Hevesle bekliyorum.


Ayyy nefret ederim böyle abuk subuk sayılarda bırakmaktan listeleri falan. Ama devam etmeye kalkarsam çok zorlama olacağını farkettiğimden tadında bırakayım dedim. 

Peki ben bu yazıdan sonra nasıl uyuyacağım acaba? Neyse, bu haremin hayali bile şahane değil mi? Hepiniz gelin yanıma yamacıma doğru canlarım. Vallahi hepiniz benim bebeklerimsiniz. 

Ayrıca kukiler söylemeliyim ki ben hayatım boyunca hiçbi erkeği sadece tipine bakarak değerlendiremedim. Tabii ki de bu insanları gerçek hayatından tanımıyorum ama yine de imaj denen bişey var. Hepsinin çizdiği imaj, tarzı, oynadığı roller ve en önemlisi ses tonları tercihlerimi %100 etkilemiştir benden söylemesi =))

İnşallah yüzünüzü gülümseten, kalbinizi çarptıran, ağzınızın sularını akıtan bir yazı olmuştur =)
Kendinize iyi bakın kukiler.




***Bu yazıdaki tüm fotoğraflar internetten alınmıştır!!!